2009’da Gabar Dağı’ndaki çatışmada oğlunu kaybeden Mehmet Karakaya, Eruh Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurmuş fakat evladının cenazesini alamamıştı. Baba Karakaya Meclis komisyonuna oğlunu kendisine gösterilen çekimlerden teşhis ettiğini söyledi. Kendisine gösterilen görüntüleri cep telefonuna kaydettiğini, oğlunu görüntüleyecek kadar yaklaşılmasına karşın dağlık arazi denilerek verilmemesini anlamadığını söyleyen Karakaya, yaptığı başvurularda hakarete uğradığını anlattı. 2.5 yıldır başvurularına karşılık alamadığını anlatan Karakaya, „Helikopterle resim çekmek mümkün olabilir ama soymak mümkün değil. Hem elbiseli hem soyunmuş resimleri vardı. Biraz olsun acımın dinmesi için oğlumun cenazesini almak ve mezarında Fatiha okumak istiyorum“ dedi. Kendisine gösterilen görüntülerde ölenlerin yüzlerinde kızarıklıklar olduğu bilgisini komisyonla paylaşan Karakaya, TSK’nin operasyonda kimyasal silah kullanıldığı kanısı taşıdığını söyledi.

90’lardaki şiddet dağa çıkardı

Oğlunun 90’lı yıllarda yaşananlar nedeniyle dağa çıktığını anlatan baba Karakaya, „Ailelerin yüreği yanmasın. Polis, asker, gerilla ölümü, hepsi acı. Barış gelsin. Et-tırnak olmamız gerek. İsteğim bu. Benim oğlumun son olmasını diliyorum. Halklar birbirimizi kucaklayalım. Bu olursa acımı unutabilirim“ dedi. Karakaya bir soru üzerine 5 çocuğu olduğunu, Mehmet’in çatışmada hayatını kaybettiğini, bir oğlunun da dağda olduğunu düşündüğünü, birinin ise üniversitede okuduğunu anlattı.

Cenazesi toplu mezarda olabilir

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Karakaya’ya, „Oğlunuz toplu mezarlarda olabilir mi“ diye sordu. Karakaya da devletin oğlunu dağda bırakacağına inanmadığını alıp bir toplu mezara gömmüş olabileceklerini söyledi. Kürkçü, Karakaya’ya bir oğlunun hala dağda olduğunu hatırlatarak, „Bir baba olarak ne yapmak istersiniz“ diye sordu. İmam Hüseyin’in torunu olduğunu söyleyen Karakaya, „Ülkede barışı sağlamak için asker-polis-gerilla anneleri kucaklaşmalı. Acı her yerde aynı. Şartlar dağa çıkmamayı gerektirmeli. Herkes eşit özgür haklarına kavuşmalı. O zaman dağa çıkılmaz diye düşünüyorum“ diye yanıt verdi.

Vekillerden itirafçılık çağrısı

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün ise „cenazenin verilmemesini üzüntüyle karşıladıklarını, ‘teröristle’ mücadelenin yasal hak olduğunu ancak operasyonlardan sonra bugün olduğu gibi insani boyut gözetilerek cenazelerin verilmesi gerektiği inancında olduklarını söyledi. Üstün, dağa çıkan çocuklarının 18 yaşını geçtiğini karışamayacağını, ama cenazeyi almak için bu kadar uğraşırken dağda olduğunu düşündüğü diğer oğlunu yaşatmak için de aynı özveriyi göstermesi gerektiğini söyledi. Alt Komisyon Başkanı Naci Bostancı, Karakaya’nın yaptığı „Kimsenin annesi ağlamasın“ çağrısını hatırlatarak, „Oğlunuz bir şekilde bu komisyon çalışmasından haberdar olabilir. Oğlunuza ‘kimsenin annesini ağlatmasın’ diye bir mesaj iletebilir misiniz“ diye sordu. Karakaya, oğlundan 9 yıldır haber alamadığını, „gerillaya katıldığı“nı düşündüğünü belirterek, „Belki o da ölmüştür“ dedi. MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ve CHP Sivas Milletvekili Malik Ejder Özdemir arka arkaya Karakaya’ya „Oğlunuza ‘dağdan insin, dönsün’ çağrısında bulunur musunuz“ diye sordu. Karakaya, bu ısrarlı sözlere, sadece „Oğlumun ölmesini istemiyorum“ yanıtı verdi.

MHP’li Hallaçoğlu ‘siz Kürt değilsiniz’ dedi

Seyit torunu olduğunu, Kürt olduğunu, hissettiği gibi yaşamak istediğini ve bunu kabul edilmesi gerektiğini anlatan Karakaya, „Evimi basıp bana Ermeni denilirse bu bizi rahatsız eder“ dedi. MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Karakaya’ya „Seyit misiniz“ diye sordu. Karakaya’nın „Evet“ yanıtı vermesi üzerine „Seyitseniz Kürt değilsiniz“ dedi.

Kürkçü elindeki kalemi fırlattı

Bu sözler üzerine BDP Mersin Milletvekili Kürkçü, elindeki kalemi masaya fırlattı. Halaçoğlu, „Peygamber soyundan gelen seyit Kürt olamaz. Arap olur“ dedi. Kürkçü ise „Seyit sadece Arap’la mı evlenir“ diye tepki gösterdi. Halaçoğlu, soyun babadan geldiğini belirterek, „Bunu öğrenin“ dedi.

Kafa koparmak normalmiş

Halaçoğlu, gerillanın „devletle mücadele eden adam“ demek olduğunu, silahlı olan bunlarla mücadele sırasında da kiminin kolunu kiminin bacağının kopabileceğini söyledi. Halaçoğlu’nun bu sözlerine Kürkçü, „İnsan hakları komisyonunda bunu nasıl ifade edersiniz. Bu nasıl ifadeler. Kafa koparmak normal midir? Dağa çıkmış, ölmüş gibi konuşuyorsunuz“ diye tepki gösterdi. Halaçoğlu, bunun üzerine Kürkçü’yü muhatap almadığını söyledi.

Babaya ‘PKK’limisin’ sorusu

Karakaya’ya „PKK’yı destekliyor musunuz“ diye soruldu. Karakaya ise  „Ben gerilla değilim, dağda değilim, PKK’li değilim. Bir oğlunu kaybetmiş, diğer oğlunun cenazesinin gelmesini istemeyen, asker polis cenazesi gelmesin diyen bir aileyim“ diye yanıt verdi.

Hallaçoğlu: Dağdan inmiyorsa kafa kol kopar
Bu arada söz alan MHP’li Halaçoğlu da „Acılı baba olarak oğlunuzun dağdan inmesini istiyor musunuz“ sorusuna Karakaya’nın „hayır“ yanıtı verdiğini belirterek, „Savaş varsa, kafa-kol kopar. Silah alıp demokratik hak diyorsa olmaz. Silahı aldığınızda devlet müdahale eder“ dedi. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ise acılı babaya cenazenin verilmesi için dava açılabileceğini, kimyasal silah iddialarına da temkinli yaklaşmasını salık verdi.


ANKARA