Öncelikle şunu belirtelim ki, Kürtlerin “Ulusal Diriliş ve Direniş Bayramı” dedikleri 15 Ağustos 1984 Gerilla Atılımının otuzuncu yıldönümünü çok daha kapsamlı ve uzun süreli kutlamaları doğal haklarıdır. Otuz yıl gibi uzun bir süre kesintisiz direniş ve savaş içinde olmak kolay değildir. Çoğu halkın ulusal direniş mücadelesi ancak on-onbeş yıl gibi bir süre devam etmiştir. Hele bu ülke Kürdistan ise, otuz yıl kesintisiz direnmenin anlamı çok daha büyüktür. Kürtler gibi yüzyıl kültürel soykırıma tabi tutulan ve neredeyse atomlarına kadar örgütlülükleri dağıtılan bir toplumun otuz yıl kesintisiz savaşmış olması herhalde tarihin en büyük mucizelerinden biridir.
Nihayet mucize gerçekleşmiş, Kürtler benzeri az bulunur bir direnişle varlıklarını ve özgürlüklerini güvence altına alan bir gelişmeyi ortaya çıkarmışlardır. Şu tartışmasız bir gerçek ki, Kürdistan’da son otuz yılda yaşanan gelişmelerin hepsi doğrudan veya dolaylı olarak 15 Ağustos gerilla atılımının etkisi altında gerçekleşmiştir. Kürtler başta ulusal ruh, duygu, düşünce ve özgürlük bilinci olmak üzere her şeyi bu gerilla direnişi sayesinde kazanmışlardır. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın düşünceleri ve bunların hayata geçirilmesi olan gerilla direnişi, bugün insanlığın özgürlük yürüyüşüne yol gösteren ve heyecan kaynağı olan özgür bir halk gerçeği ortaya çıkarmıştır.
Kuşkusuz bu gelişmeler kolay ve bedelsiz olmamıştır. Tarihin en zor özgürlük savaşlarından birinin verildiği tartışmasızdır. 1982 Diyarbakır Zindan Direnişinden 15 Ağustos gerilla savaşına ulaşan tarihi kesit Kürtlerin en zor, ama en onurlu mücadelelerle dolu bir tarihsel süreci olmuştur. Bu süreç boyunca otuz bini aşkın şehit vermişler, yüz binlerce tutuklu ve milyonlarca sürgünü yaşamışlardır. 16 yıldır Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan İmralı Cezaevi gibi bir işkencehanede tutulmaktadır ki, yalnızca bu bile tarihin en büyük direnişi olma özelliğine sahiptir.
Kısaca 15 Ağustos Atılımının otuz yılı, kazanımı tarihi büyüklükte, bedeli ağır ve direnişi görkemli bir tarihi süreçtir. Bu otuz yılın dökümünü yapmak ve derslerini çıkarmak Kürtler açısından en büyük bilgi hazinesine sahip olmak demektir. Dahası bundan sonraki sürecin de bu gerçeğe uygun ve onunla bütünlüklü olarak başarıyla yürütülebilmesi söz konusu derslerin çıkartılıp özümsenmesine bağlıdır. Özellikle karşı karşıya bulunulan demokratik ulus inşasının ancak bu temelde gerçekleştirilebileceği açıktır. Partileşme ve gerillalaşma tecrübesi demokratik ulus inşasına da ışık tutmakta ve bunların iç içe yürütülmesi görevi Kürt halkının önünde durmaktadır.
Büyük ve tarihi atılımın otuz birinci yılına girerken kuşkusuz Kürtler eskiyle kıyaslanamayacak kadar güçlü ve birikim sahibidir. Otuz yıllık gerilla direnişi içinde bilinçlenmiş, örgütlenmiş ve ciddi bir mücadele deneyimi kazanmışlardır. Ezilen insanlığa yol gösteren bir Önderlik gerçekleşmesi ortaya çıkarmışlardır. Bu temelde Kürdistan’da bağımsız ve özgür yaşamın önünü açmışlar ve bu yolda küçümsenemeyecek bir mesafe kat etmişlerdir.
Şimdi otuz birinci 15 Ağustos yılına işte bu kazanımlar temelinde girmektedirler. Kuşkusuz tarihi öneme sahip büyük kazanımları vardır, fakat demokratik ulus inşası gibi yine çok tarihi ve ağır görevlerle de karşı karşıyadırlar. Dahası bu görevleri sahiplenme ve başarmada da, tıpkı gerillalaşma sürecinde olduğu gibi zorlanmaktadırlar. Yaklaşık on yıldır bu yönlü çaba içinde olmalarına rağmen henüz çok ciddi bir gelişme kaydetmiş değillerdir.
Peki yaşadıkları bu zorlanmayı nasıl aşacaklardır? Bu konuda 15 Ağustos gerilla direnişinden öğrenecekleri dersler yok mudur? Kuşkusuz vardır, ama bu dersleri özümseme ve yaratıcı tarzla uygulama gücü bir türlü gösterilememektedir. Halbuki otuz yıllık gerilla gerçeği ve bunun içerdiği tarihi dersler Kürt toplumunun tüm özgürlük yürüyüşünü sağlatacak güce sahiptir. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan gerillayı hep bu gerçeklik temelinde tanımlamıştır. Kürt halkı açısından gerillanın sadece bir savaş tarzı olmadığını, ondan öteye gerillanın bir özgür yaşam tarzı, Kürt bireyinin ve toplumunun kendini özgürce ifade etme tarzı olduğunu hep vurgulamıştır.
Demek ki Kürdistan’daki bütün özgürlükçü gelişmeler ancak gerilla tarzıyla yaratılabilir. Kuşkusuz buna demokratik ulus inşası da dahildir. Gerilla tarzı birey ve toplum olarak özgürce yaşama ve çalışma tarzıdır. O halde otuz birinci atılım yılında karşı karşıya bulunulan demokratik ulus ya da demokratik konfederalizmi inşa görevlerini başarmanın tarzı da budur. Demokratik toplum inşasını gerçekleştirecek örgüt ve eylem gerilla tarzına göre olmak durumundadır.
Açıkça görülüyor ki, 15 Ağustos gerilla atılımı çizgisi otuz yıldır olduğundan çok daha fazla bu otuz birinci yıldaki görevleri başarmada Kürt halkının önünü aydınlatmaktadır. O halde 15 Ağustos Atılımından ve gerilla gerçeğinden çıkaracağımız doğru dersler, bugünün görevlerinin başarılmasında Kürt Özgürlük Hareketi ve halkı için çok daha fazla yol gösterici olacaktır. İşte otuzuncu yıldönümü sorgulamalarında bunu yapmak ve söz konusu dersleri çıkarmayı başarmak gerekir. Bu çerçevede de neredeyse bir karamsarlık haline gelmiş olan güncel duruşu aşmak gerekir.
Çok açık ki, insan gücünden başka hiçbir değere sahip olmadan ve sıfırdan başlayarak gerilla gibi tarihin en zor işlerinden birini başaran bir halk, bu çizgiyi esas alırsa diğer toplumsal işlerin hepsini de rahatlıkla başarabilir. Böyle bir halkın ve çizginin başaramayacağı hiçbir görev yoktur. Yeter ki çizgi doğru anlaşılsın! Yeter ki örgütlü ve inançlı bir çaba yürütülsün! İşte gerilla Kürt halkının varlığı ve özgürlük yürüyüşü açısından bu kadar önemlidir. Gerilla tarzı bundan sonraki tarihi görevlerin de başarı tarzıdır.
Nasıl ki otuz yıl önce gerilla birlikleri olmak ve bunda ısrar etmek 12 Eylül karanlığını aydınlatmış ve her türlü zor görevin başarılmasını sağlamışsa, bugün de benzer bir biçimde emek birlikleri olmak, her alanda demokratik ulus inşa birlikleri kurup harekete geçirmek, Kürt toplumunun karşı karşıya bulunduğu demokratik inşa görevlerini de öz savunma temelinde başarmasını sağlatacaktır. Unutmayalım ki hiçbir iş askerlik ve savaştan daha zor değildir. Gerilla tarzıyla bunu gerçekleştiren Kürt halkı, aynı tarzı uygularsa ekonomik görevleri de, sosyal, siyasi ve kültürel görevleri de rahatlıkla başarabilir.
Otuz yıl önce küçük gruplar halinde başlayıp giderek büyüyerek Kürt halkının özgürlük işlerini başaran gerilla birlikleri, bugün de emek birlikleri ya da inşa birlikleri olarak Kürt halkının özgürlük işlerini başarıyla yürütmesini sağlayacaktır. 15 Ağustos gerilla gerçeği güncel görevlerin başarıyla yürütülmesi açısından işte böyle derin derslerle doludur ve de yol göstericidir. Yeter ki bu dersleri çıkarmayı ve bu yolda yürümeyi bilelim!
Gerilla gerçeği ve inşa birlikleri
Kürtler 15 Ağustos gerilla atılımının otuzuncu yıldönümünü kutluyorlar. Ağustos ayı oyunca da kutlayacakları anlaşılıyor. Her türlü etkinlik içinde bir yandan köleliğe kurşun sıkmanın gururunu yaşarken, diğer yandan bunun anlamını ve otuz birinci yılda yüklediği görevleri sorgulayacakları gerçeği ortaya çıkıyor. Kürt miladının otuz yıl boyunca Kürt halkına ve insanlığa kazandırdıklarının sorgulanacağı anlaşılıyor. Biz de şimdiden Kürt halkının sevincini paylaşıyor, ölümsüz gerilla komutanı Mahsum Korkmaz şahsında tüm 15 Ağustos Atılım şehitlerini saygıyla anıyoruz!