Bir süredir, bazı aileler gerillaya katıldığını ileri sürdükleri çocukları için devletin desteğinde eylemler yapıyor. Ne yapılmak isteniyor?
Son yıllarda gerilla güçlerine katılım oranı artmış bulunmaktadır. AKP’nin çözümsüzlüğüne karşı Kürt üniversite gençliğinin bir tutum olarak gerillaya katılımı gündemleştirmesi önemli bir durumu ortaya çıkarmıştır. Bilindiği gibi bir süre önce, Dicle Üniversitesi’nden gerillaya katılmış olan 53 genç tarafından basın açıklaması yapıldı. En son Amed’deki annelerin oturma eylemlerini istismar eden ve Lice katliamını gerçekleştiren Türk devletinin bu uygulamasına karşı Elazığ Fırat Üniversitesi’nden de 12 genç arkadaşımız gerillaya toplu bir şekilde katılıp bir basın açıklaması yapmışlardır. Bu açıklama henüz yayımlanmadı, belki bugünlerde yayınlanır. Bu birilerinin kışkırtması, kandırması veya kaçırması falan değildir. Kürt toplumunda kanayan bir gerçeklik vardır. Bu gerçekliğin gençliğe olan yansıması, direniş ve savaşma arzusudur.

Niye?

Çünkü çözüm yok. AKP’nin kendi çözümsüzlük politikalarını göreceğine bir kısım katılan gençlerin ailelerini kullanması yaklaşımı çok ucuz bir yaklaşımdır. Ben Erdoğan’ın buna dört elle sarılmasına ve bizzat propaganda yapmasına çok şaşırdım. Demek ki bunlar bu kadar zavallılaşmışlardır.

O aileler için ne diyorsunuz?

Biz o ailelerimizin önemli bir kesiminin dürüst ve temiz duygulu olduğunu biliyoruz. Ama bir kesimi ise bazı teşviklerle, tahriklerle ve istismara açık hale getirme politikalarına alet olmayla böyle bir şeye yönelmişlerdir.
Şu bir gerçek ki; hiçbirimiz ailelerimizin kararıyla katılmadık.
Düşkün, kendi yaşamından başka bir şey düşünmeyen gençler saflarımıza katılmazlar. Saflarımıza katılan gençler, toplumun en duyarlı, fedakar ve güzide evlatlarıdır. Aileler onların ardından ağlamayı değil, onların bu kahramanlık çıkışından gurur duymalıdır. Yurtseverlik bilincine sahip her ailemizin bundan gurur duyduğunu biliyoruz ama maalesef tüm toplumsal kesimlerde bu düzey gelişmiş değildir.
Ailelerimiz bilmelidir ki çocukları kötü bir yola sapmamıştır. İnsan olma ve kendi halkı için mücadele etme yolunda halkının bir kadrosu haline getirmek için karar verme tutumunu almıştır. Bu, anlamlı ve değerlidir. Tüm aileler bunu desteklemelidir. Yurtseverlik ve insanlık görevi bunu gerektirmektedir.

Gerillaya katılım konusundaki kriterleriniz nelerdir?

HPG’nin uluslararası kuruluşlarla önceden bu konuda imzalamış olduğu anlaşmaları vardır. Biz 16 yaşının altında olan gençleri almıyoruz. Fakat zaman zaman yerel bazı birimler alabiliyor. Bunların gerillada tutulması söz konusu değildir. Bu türden yaşı küçük olanlar ya geri gönderilir, ya da geri dönmek istemiyorlarsa veya geri dönmelerinin önünde yasal, vb. engeller söz konusuysa sivil kurumlara aktarımları yapılmaktadır. Kesinlikle küçük yaştaki insanlar silah altına alınmamaktadır.
Dağda sadece silahlı güçler bulunmuyor. KCK bir sistemdir. KCK sisteminin kültür kurumları, sanatsal çalışmaları var, teorik araştırma ve inceleme kurumları var, gençlik akademileri vardır. Değişik branşlarda akademiler ve eğitsel çalışmalar vardır. Bunların hepsi HPG’nin dışındadır. Katılım denildiğinde herkes HPG’ye katılmış gibi sanılıyor ama katılımın bir kısmı HPG’ye değil başka kurumlara gidiyorlar. Yekpare bir yapı yoktur. Toplumsal bir sistem dağa taşınmış ve dağda değişik toplumsal aktiviteler söz konusudur.
Demokratik bir toplum inşasını hedefleyen KCK kurumları bu çocukları eğitip geleceğe hazırlamak zorundadır. Kısaca 16 yaşından küçük yaştakileri HPG almıyor. Bu yaş sınırındaki gençler daha çok Komalên Ciwan’a katılmaktadırlar. Komelên Ciwanên Kurdistan örgütlenmesi silahlı bir örgütlenme değildir. Bütün bu konular uluslararası kuruluşların denetimine de açık konulardır. 


ANF-BEHDİNAN