PKK Yürütme Komitesi, HPG ve YJA-STAR’ın tüm komutan ve savaşçı gücünü Kuzey Kürdistan’ın her alanında faşist Türk ordusuna karşı gerilla eylemlerini daha da yoğunlaştırmaya çağırdı.

Türk Kürdistan halkını Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin ilan ettiği seferberlik çağrısına sahip çıkarak Rojava Direnişi etrafında kenetlenmeye ve Türk işgaline karşı direniş eylemlerini yükseltmeye davet eden PKK Yürütme Komitesi, dört parça Kürdistan’daki parti ve örgütleri de ulusal-demokratik birlik içinde hareket etmeye çağırdı.

PKK Yürütme Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türk devletinin, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik Uluslararası Komplo’nun 21. yıl dönümü olan 9 Ekim’de Rojavayê Kurdistan’a yönelik tüm sınır boyunca bir işgal ve soykırım saldırısı başlattığına dikkat çekildi. Kuzey-Doğu Suriye’nin sınır boyundaki Kürt köyleri ve kasabalarının barbar Türk ordusunun tankları, topları ve uçakları tarafından bombalandığı kaydedilen açıklamada, 15 Eylül 2014’te Kobanê’ye saldıran DAİŞ çetesinin başaramadığını, şimdi Kürt ve insanlık düşmanı AKP-MHP faşist diktatörlüğünün başarmak istediği kaydedilen açıklamada, "Çok açık ki, sömürgeci-soykırımcı TC saldırıları Rojava Özgürlük Devrimi’ni yıkmayı, Kuzey-Doğu Suriye topraklarını işgal ederek Demokratik Özerk Yönetimi ortadan kaldırmayı, tıpkı Efrîn’de olduğu gibi Rojava Kürtlüğü üzerinde soykırım uygulamayı, bu topraklardaki diğer halkları köleleştirmeyi ve bu temelde Suriye’yi bölüp parçalamayı hedefliyor. Bu bakımdan tüm Kürt varlığına ve özgürlüğüne, Suriye’nin demokratik birliğine ve halkların kardeşliğine, Türkiye ve Ortadoğu demokrasisine ve tüm insanlığa yöneltilmiş bir saldırı oluyor" denildi.

Hepsinin sorumluluğu var

Türk ordusunun işgal saldırısının, ABD Başkanı Trump’ın 7 Ekim sabahı ABD askerlerini söz konusu sınır alanından çekme kararı; yine Rusya ve İran devlet başkanlarının Erdoğan ile bir süre önce Ankara’da yaptığı toplantı ardından gerçekleştiği anımsatılan açıklamada, NATO silahları; ABD, Almanya, Rusya ve Çin’den aldığı silahlarla saldırdığı kaydedildi. Dolayısıyla Kuzey-Doğu Suriye’nin işgalinden, bu topraklarda yaşanacak katliam ve soykırımlardan başta ABD ve Rusya olmak üzere BM ve TC’ye destek veren bütün devletlerin sorumlululuğun bulunduğu vurgulandı. Sömürgeci-soykırımcı Türk devletinin, tüm bu güçlerin desteğiyle 21. yüzyılın başında Kürtlere yönelik soykırım gibi bir insanlık suçu işlediği ve diğerlerini de bu suça ortak etiği ifade edildi.

DAİŞ’i yendiler şimdi akıl hocası

Çok açık ki, işgalci Türk saldırılarının başlangıç anından itibaren tüm Kuzey-Doğu Suriye halkları ve savunma güçleri olan YPG, YPJ ve QSD’nin kahramanca direndiğine işaret edilen açıklamada, DAİŞ’i yenme başarısını göstermiş olan bu halklar ve devrimci kuvvetlerin, şimdi de DAİŞ’in akıl hocası olan AKP-MHP faşizmini yenme kararlılığını en üst düzeyde taşıdığı belirtildi. İşgale karşı direnişin başladığı ilk andan itibaren birçok şehit ve yaralı vermelerine rağmen söz konusu zafer kararlılığında en küçük bir zayıflamanın görülmediği dile getirilen açıklamada, şunları kaydedildi: "Çünkü haklıdırlar, tarihin en haklı direnişini yürütüyorlar. Hak, hukuk ve adaleti temsil ediyorlar. Kendi topraklarında özgür, eşit ve demokratik bir yaşamı sürdürmek istiyorlar. Kimsenin toprağına ve yaşamına göz dikmemiş ve kimseye zarar vermemişler. Buna karşılık işgalci Erdoğan-Bahçeli faşizmi ise tarihin en haksız ve adaletsiz duruşunun sahibi durumundadır. İnsanları on bin yıllık topraklarından sökerek, buralara DAİŞ ve El Nusra çetelerini yerleştirmek istemektedir. Kendi varlığını ve yaşamını, başkalarının yok edilmesi üzerinde kurmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla tarihin en zorba ve barbar gücüdür."

Rojava topraklarına gömülecek

Bu temelde tarihin en zalim gücü ile en haklı gücü arasında bir ölüm-kalım savaşı başladığının altı çizilen açıklamada, şunlar ifade edildi: "Başta Rojava Kürtleri ve Kuzey-Doğu Suriye halkları olmak üzere dört parça Kürdistan’daki ve yurt dışındaki halkımız bilmeli ki, tarih bir kez daha onuru, insanlığı ve özgürlüğü temsil etme görevini bizlere vermiş bulunuyor. Çok zor ve bedeli çok ağır da olsa söz konusu bu tarihi görevin gereğini başarıyla yerine getirmek bizim boyun borcumuzdur. Geçmişte on binlerce şehit vererek bu onurlu görevin gereğini nasıl ki yiğitçe yerine getirdiysek şimdi de Önder Apo’nun çizgisinde ve kahraman şehitlerimizin izinde yürüyerek söz konusu görevi daha Agitçe ve Zilanca yerine getireceğiz. Bundan kaçınamayız, bu bizim için halk olarak var olmanın ve özgür yaşamanın tek yoludur. Unutmayalım ki, sadece ve mutlaka direniş zafere götürecektir.

Bu esaslar temelinde, başta Kürtler ve Araplar olmak üzere tüm Kuzey-Doğu Suriye halklarının ve savunma güçlerinin, Demokratik Özerk Yönetimin seferberlik çağrısını esas alarak bir kez daha özgür insanlık savunmasını üstleneceğine, kadın-erkek eli silah tutan herkesi bir savaşçı, her evi bir karargah ve her sokağı bir savaş mevzisi haline getirerek barbar AKP-MHP faşistlerine karşı muzaffer bir direniş geliştireceğine ve sömürgeci-soykırımcı TC zihniyetini ve siyasetini Rojava topraklarına gömeceğine inanıyoruz."

Savaşçı gücü yayılmalı

PKK Yürütme Komitesi, HPG ve YJA-STAR’ın tüm komutan ve savaşçı gücünü Kuzey Kürdistan’ın her alanında faşist TC ordusuna karşı gerilla eylemlerini daha da yoğunlaştırmaya, başta kadınlar ve gençler olmak üzere dört parça Kürdistan ve yurt dışındaki tüm halkı, Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin ilan ettiği seferberlik çağrısına sahip çıkarak Rojava Direnişi etrafında kenetlenmeye ve bulunulan her yerde TC işgaline karşı direniş eylemlerini yükseltmeye; dört parça Kürdistan’daki parti ve örgütleri de ulusal-demokratik birlik içinde hareket etmeye çağırdı.