Fransa Gündemi
Fransa İçişleri Bakanı Manuel Valls geçtiğimiz Çarşamba bir araba hırsızı tarafından öldürülen polis memurunun cenaze töreninde emniyet birimlerine 2013 yılı içerisinde 7 bin polis ve jandarmanın alınacağını duyurdu. Bu rakamın bini kadın olmak üzere 3432’si polis, 3641’i ise jandarma olacak. Her yıl Fransa’da jandarma ve polis birimlerine 500 yeni elaman alınırken, 2013 yılında ise 7 bin kişinin alınacağı duyuruldu. Valls, konuya dair eleştirilere şu şekilde yanıt verdi: „Fransız emniyeti, sağ ve sol meselesi değil, suçla mücadele için seferberlik tüm meselemizdir. Suçlu, kaçakçılık, şiddeti ilgilendiren tüm durumlar milletin meselesidir. Dolayısıyla bizim de öncelikli meselemizdir.” Pazartesi cenaze töreni sırasında Nice-Matin gazetesine bu demeci veren Manuel Valls, ülkede en önemli işin insan güvenliği olduğunu duyuruyordu. Valls’in savunma pozisyonundan verdiği yanıtların asıl nedeni ise, “ekonomik kriz” gerekçe gösterilerek her gün işten atılan binlerce insan hakkında gazetecilerin yönelttiği sorulardı. Öyle ya madem kriz vardı neden 7 bin polis alınıyordu...
Vals’in bu açıklaması, gazetelerin internet sayfalarının manşetlerine oturduğu saatlerde, Paris’in en işlek metrolarından biri olan metro 4’ün Marcadet Poissonnier durağının merdivenlerinden iniyordum. Metro’nun gelmesine 1 dakika var. Yanıbaşımda dikilen 40-45 yaşlarında kadın metronun istasyona girmesiyle birlikte koşup kendisini rayların üzerine attı. Bir kadın gözlerimin önünden yaşamdan kopuk gitti... Öylece baka kalmak, çaresizlik buydu işte! Günlerdir gazetelere yansıyan Paris ve çevresinde intiharların yükseldiği yönündeki haberlerden biri gözlerimin önünde yaşanıyordu.
Paris metro konusunda en eski tarihe sahip şehirlerden biri. Bu büyük metropolün en ağır yükünü yer altında çeken metrolar içerisinde sadece, 1 ve 14 nolu metrolarda güvenlik nedeniyle metro istasyona girene kadar açılmayan kapılar mevcut. Metro istasyona girdiğinde açılan kapılar vasıtasıyla metroya giriş yapılan bu sistem, büyük bir bütçe gerektirdiği için diğer metrolar sözkonusu olduğunda maliyet nedeniyle her yıl erteleniyormuş! Metro 1 ve 14’te bu sistemin varolmasının asıl sebebine gelince, güvenlik kaygısı değil elbet. Asıl önemli neden, Paris’in en şık semtleri ve turizmin en yoğun yerleri arasında dolaşması... Durum böyle olunca, Polis alımı için bütçe yaratan devlet, insanların güvenliği için bütçe bulamıyor....
Son aylarda Paris’i sarmalayan Sein Nehri’nde intihar yoluyla ölümlerin sayısı geçen yıllara göre üç kart arttığı ve buna paralel olarak metrolarda günlük olarak intaharların yaşandığı belirtiliyor. Uzmanlar kent yaşamı, yanlızlık ve krizle bağlantılı olduğunu düşündüğü bu intiharlar konusunda devleti uyarıyor. Yunanistan’da benzer yönde artan intiharları da örnek veren uzmanlar, devletin bu konuda önlem almasını istiyor.
Devlet ne yapıyor; onlar ise yeni polis almayı tercih ediyor. Devlet ne yapıyor; bütçe açığı nedeniyle kemer sıkma politikası uygularken işten atmaların önünü açıyor. Devlet, güvenlik politikasına milyon eurolar ayırırken, insanın yaşamı ve ihtiyaçları söz konusu olduğunda kılını kıpırdatmıyor... Burjuva siyasette devlet tam da bu demek; zenginliklerin korunması, yoksullukla-yoksunluğun eşitlenmesi... Bu nedenle, biri raylara atlamış... kimdi, derdi neydi... diğeri Sain’in derin sularına dalmış... o önemli değil... Devlet kendi sağlarıyla ilgilidir her durumda... Gerisi...?
GERİSİ...