Suriye'deki iç savaş dün beşinci yılına girdi. İç savaşı yaklaşık 4 yıl önce Suriye'nin güneyindeki Dara'da duvara Esad rejimi aleyhinde yazı yazan öğrencilerin tutuklanmasına gösterilen tepki tetiklemişti. Sokağa dökülen halka rejim güçleri ateş açmasıyla tetiklenen rejim karşıtı gösteriler, zamanla iç savaşa evrilmişti. Çatışmalarda şimdiye kadar 215 bini aşkın insan can verdi. 4 milyon Suriyeli can havliyle komşu ülkelere sığınırken 6 milyon Suriyeli de iç mülteci durumuna düştü. 


Olan sivillere oldu

Savaş mağduru milyonlarca Suriyeli hem ülke içinde hem de sığındıkları komşu ülkelerde soğuk, açlık ve hastalıkla boğuşuyor. İnsani ve tıbbi yardımlar çok yetersiz. Suriyeli mültecilerin gıda, ilaç, temiz su ve barınma sorunu çözülmüyor. Zira yürüttükleri vekalet savaşıyla Suriye'deki iç savaşın şiddetlenmesine ve uzamasına sebep olan Türkiye, AB ve ABD, evlerini başına yıktıkları Suriyeli mültecilere gerekli mali ve insani desteği sunmuyor. Birleşmiş Milletler, güçlü devletler yeterli fon sağlamadığı için mülteciler için gerekli kaynağı temin edemiyor.  2014 yılında ihtiyaç duyulan yardım fonlarının yüzde 57’si toplanabildi. Bu oran 2013’te yüzde 71’di. 


En kanlı yıl 2014'tü

Öte yandan 2014 Suriye iç savaşının en kanlı yılı oldu, geçen yıl en az 76 bin insan hayatını kaybetti. Ulaşılması zor bölgelerde yardıma muhtaç insan sayısı 2013’e göre 1 milyon arttı, 4.8 milyona ulaştı. Yardıma muhtaç çocuk sayısı 2013’e göre yüzde 31 arttı, 5.6 milyona ulaştı.   


Vekalet savaşı yürütülüyor

Son dört yılda ülkede insani durum her geçen gün kötüleşirken, savaşın yakın zamanda sona ereceğine dair bir umut belirtisi de yok. Savaş taraflarından Türkiye, AB ve ABD, yürüttükleri vekalet savaşıyla Suriye'deki iç savaşın şiddetlenmesine ve uzamasına sebep oldular. DAİŞ, El Kaide, Hizbullah ve İran da şu anda Suriye'deki savaşa aktif dahil olmuş durumda. 


Irak'a da sıçradı

Üstelik Suriye'deki iç savaşın etkileri Irak'ı da olumsuz etkiledi. Ülkede şu anda DAİŞ'e karşı büyük bir mücadele veriliyor. ABD ile müttefikleri, Irak'ta hem merkezi hükümete hem Kürtlere destek vererek DAİŞ'i ülkeden çıkarmaya çalışıyor. 


Eğit-donat ve bombardıman

ABD ayrıca şu anda Türkiye'nin dahil olduğu bir programla Suriye'de 'ılımlı' olarak tarif ettiği güçlerden seçtiği kişileri eğitip donatıyor. Uzmanlar ise Rojavalı Kürtlerin savunma gücü YPG'nin daha fazla askeri olarak desteklenmesinin önemine dikkat çekiyor. ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin Suriye ve Irak'taki hava bombardımanları da yetersiz görülüyor. 


ABD'nin önceliği DAİŞ

ABD ise DAİŞ'in Suriye topraklarında egemen olmasının ardından rejimle mücadele önceliğinden vazgeçti ve Suriye'de öncelikli tehdit olarak DAİŞ'i görmeye başladı. ABD yönetimi Suriye'de iç savaşın başlamasından bu yana Esad rejimine karşı bir pozisyonda duruyor. Ancak Washington sorunun sadece siyasal bir yolla çözülebileceği kanaatinde. Suriye rejimi ve muhalefeti arasında geçen yıl Cenevre'de yapılan ikinci barış görüşmelerininin de somut bir gelişme sağlanamadan sona ermesi ise siyasi çözüm umutlarına darbe vurdu. Dönemin BM Suriye Özel Temsilcisi Lakhdar Brahimi Suriye halkından görüşmelerde ilerleme sağlanamamasından dolayı özür diledi. Brahimi daha sonra Mayıs ayında istifa etti.


'Esad'la konuşmak zorundayız'

Suriye'deki savaşın derinleşmesinde pay sahibi olan ABD'den gelen yeni açıklamalar Obama yönetiminin tavrını göstermesi açısından dikkat çekici. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ülkesinin Suriye savaşını bitirmek için eninde sonunda Beşar Esad yönetimiyle müzakere etmek zorunda kalacağını söyledi. CBS televizyonunda yayınlanan bir röportajda konuşan Kerry, "Eninde sonunda müzakere etmek zorundayız. Cenevre çerçevesinde müzakere etmeye her zaman hazırdık diye düşünüyorum" dedi. Ajansların röportajdan geçtikleri bölümlere göre Kerry, Esad'ı müzakere masasına oturtmak için üzerindeki baskının artırılmasının gerekebileceğini de söyledi. Pazar günü yayınlanan röportajda Kerry, Washington'un savaşı bitirmek için siyasi bir çözüm bulmak konusundaki çabaları yeniden canlandırmak için sıkı çalıştığını da söyledi.


Rejimin yıkılması endişesi

CIA Başkanı John Brennan da Washington yönetiminin Suriye'de DAİŞ gibi örgütlerin hakim olması tehlikesi nedeniyle rejimin yıkılmasını istemediğini söyledi. Brennan, New York Dış İlişkiler Konseyi'nde yaptığı konuşmada, ABD yönetiminin rejimin çökmesi halinde yerini kimin alacağına dair endişeleri olduğunu belirterek "Bence bu meşru bir endişe" dedi. 

Suriye'nin bazı bölgelerinde DAİŞ ve El Kaide gibi radikal unsurların egemen olduğuna dikkat çeken Brennan, "Yapmayı istediğimiz son şey onların Şam'a yürümelerine izin vermektir. Hiçbirimiz, Rusya, ABD, koalisyon, bölge ülkeleri Şam'daki siyasi kurumların ve hükümetin çöküşünü istemiyor" ifadelerini kullandı. Brennan, "Bundan dolayı da Suriye muhalefetinin içinde bulunan radikal olmayan unsurların güçlendirilmesi büyük önem taşıyor" diye konuştu. 

HABER MERKEZİ