
İl merkezinin Gever’e taşınması planının 2010’a uzandığını belirten HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, “Devlet Kürdistan’a hava saldırıları yaparken Amed’den koordine etmek yerine Yüksekova’yı il yaparak buradan koordine etmeyi amaçlıyorlar” dedi. HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ise “Şırnak’taki Kürt gerçekliğini kırmak için stratejik olarak il yaptıkları gibi Cizre’de de tekrarlayacaklar” diye konuştu.
Türk devleti, Kürt direnişinin yükseldiği alanlarda hakimiyetini artırmanın bir parçası olarak ilçeleri il yapma geleneğini yeni dönemde de sürdürüyor. Gever ve Cizre için fiili uygulama başladı. Türk Cumhurbaşkanı tarafından kovulan dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından da dillendirilen Gever’in (Yüksekova) il olması planı pratiğe geçiriliyor. Son olarak Gever’de bir yurttaşa gönderilen Emniyet çağrısında ’T.C. Yüksekova İli Yüksekova İl Emniyet Müdürlüğü’ ibaresi kullanıldı. Gever’in il yapılması yönündeki girişimlere ilişkin konuştuğumuz HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, “Aldığımız duyumlara göre Yüksekova il yapılarak adı Yeşilova olarak değiştirilecek” dedi.
Plan yeni değil
Türk devletinin Kürdistan coğrafyası üzerindeki planının Kürtleri asimile etmek ve Kürt direnişini kırmak olduğunu vurgulayan Akdoğan, “Aslında bu politikalar İsmet Paşa’dan bu yana Kürdistan ve Kürdistanlılar üzerinde uygulanan asimilasyon sürecinin bir devamıdır” diye belirtti. Gever’i il yapma planının yeni olmayıp 2010 yılına dayandığını hatırlatan Akdoğan, “Erdoğan 2010’da Gever’e geldiğinde Yüksekova halkı onu protesto ederek karşılamamıştı. Bunun ardından dönemin Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ile yaptıkları toplantılarda bu konu gündeme gelmiş; Yüksekova’yı iyice kontrol edebilmek ve otoritelerini sağlamak için bu yönlü bir karar almıştılar” diye konuştu.
Havaalanı planın parçası
Türk devletinin Kürdistan’a yönelik planlarında iyi niyet aranamayacağını kaydeden Akdoğan, Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın dilinden düşürmediği havaalanın da bu planın bir parçası olduğuna işaret etti: “Yüksekova’ya yapılan havaalanını stratejik olarak kullanmayı hedefliyorlar. Kürdistan’a hava saldırıları yaparken, bu saldırıları Amed’den koordine etmek yerine Yüksekova’yı il yaparak buradan koordine etmeyi amaçlıyorlar.”
Çıkar peşindeler
Gever’in il yapılmasına destek sunan kesimlerin “çıkar peşinde olan çevreler” olduğuna da vurgu yapan Akdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Tarihimizde hep var olduğu gibi bugünde halkının menfaatlerini yerine kendi menfaatleri için devlet tarafında yer alanlar Yüksekova il olunca buranın daha çok gelişeceğini iddia ediyorlar. Bunları söyleyenler her zaman olduğu gibi yine kişisel çıkarlar peşindedir. Bugün devletin yanında olanlar yıkımdan sonra TOKİ ihalelerinden pay alma peşinde olanlardır.”
Halka rağmen yapılıyor
Türk devletinin şehirleri değiştirme planlarını halka rağmen gerçekleştirdiğini kaydeden Akdoğan, “Burayı il yapmayı, ilçenin adını değiştirerek Yeşilova yapma planını Yüksekova halkına sormuyor. Bunlar başlı başına insan hakları ihlalidir. Siz bir ilçeyi il yapacaksınız, adını değiştireceksiniz ve orada yaşayan halk iradesine sormayacaksınız, böyle bir şey olamaz” dedi.
Kayyum politikasının benzeri
İlçelerin il yapılması planını DBP’li belediyelere kayyum atanmasına benzeten Milletvekili Akdoğan, “Halkımızın emeğiyle kazandığı belediyelere kayyum atama planına benziyor. ‘Biz yaparız siz de kabul edeceksiniz ve sesinizi çıkaramazsınız’ diyorlar. Fakat bizler asla susmayacağız. Bizler halkımızın temsilcileriyiz ve buralar bizimdir” diye seslendi.
Hukuki dayanağı yok
‘T.C. Yüksekova İli Yüksekova Emniyet Müdürlüğü’ ibareli çağrı metniyle ilçenin fiili olarak il ilan edildiğine dikkat çeken Akdoğan, bu adımın hukuksal hiçbir dayanağının olmadığının altını çizdi: “AKP Meclis’teki çoğunluğuyla istediği her şeyi yasalaştırıyor. Bu rahatlıkta canlarının istediğini söylüyorlar, bunun sonuçları da yerellere yansıyor. Yerelde bu tür hukuksuz bir takım faaliyetler yapılabiliyor. Fakat bunun hiçbir hukuksal bir dayanağı yok. Çünkü Yüksekova’nın il olmasına ve adının Yeşilova olarak değiştirilmesine dair Meclis’ten geçen herhangi bir kanun yok.”
Cizre de fiilen il
Gever’in yanı sıra iktidarın il yapmayı planladığı ilçelerden birisi de Cizre. HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, son bir yıldır her şeyin fiili olarak yapıldığını; AKP’nin yasa çıkarmadan yapmak istediklerini yaptığını kaydederek, Cizre ve diğer kentlerde yapmak istediklerinin de bu kanun tanımazlığın bir başka örneği olduğunu söyledi.
Cizre’nin İller Yasası’na göre çok önceden il yapılması gerektiğini hatırlatan Birlik, bugün il yapılmak istenmesinin Türk devletinin Kürt sorununa güvenlikçi zihniyetle yaklaşımından kaynaklı olduğunu vurguladı. “Normalde zaten Cizre il olma şartlarına çok önceden sahipti fakat devlet zamanında Şırnak’taki Kürt gerçekliğini kırmak için stratejik olarak Şırnak’ı il yaptı” diyen Birlik ekledi: “Ardından Şırnak’a asker, polis yığan devlet her yere karakol, tümen yaptı. Bugün Cizre’de de yapılmak istenen de budur.”
Bypass yapıp çözemezler
İlçeleri il yaparak sorunların çözülemeyeceğini belirten Birlik, “Kürt sorunu güvenlik sorunu mudur? Ekonomi sorunu mudur? Kürt sorunu tamamıyla özgürlük sorunudur. Bu tür çözümlerle bypass yapıp bir yeri il yaparak asla çözemezler. Buradaki halkın yüzde 95’i iradesini ortaya koymuş yani Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesini talep etmekte. Bu ilçelerde yaşayan halkımızın buranın il olması gibi bir derdi yok. Halkımızın özgürlük ve statü sorunu var” diye konuştu.
‘Yeşil’ kod adlı JİTEM elemanı
Türk Kontrgerillası elemanı Mahmut Yıldırımın’ın kod adı Yeşil’di. Bingöl’ün Solhan ilçesi Dicnik köyünde 1951 yılında doğdu. MHP’liydi, 1973’te Bingöl Genç İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından kullanıldı ve ilişki aynı yıl MİT Tatvan Bölge Müdürlüğü’ne devredildi. Kasım 1975’te askerden geldikten sonra ‘Milli Görüş’ içinde MİT adına çalıştı. Yıldırım, Elazığ’da 1977’de Etibank Ferro Krom tesislerinde puantör olarak göreve başladı. Tam dört yıl sonra farklı bir göreve soyunup, farklı bir isimle anılmaya başladı. Yeni adı ‘Yeşil’di. Ahmet Demir, Mehmet Kırmızı sahte kimliklerini kullanan Mahmut Yıldırım, artık Kürtlere karşı savaşta kullanılan çetenin tetikçilerindendi. MİT ve JİTEM’in ortak elemanıydı. Yüzlerce cinayetin tetikçiliğini, organizasyonunu yaptı. Bazı iddialara göre ise ‘Yeşil’ sadece Mahmut Yıldırım için değil, birden fazla Türk savaş elemanının kullandığı ortak kod adı. Mahmut Yıldırım’ın izi uzun süredir bulunamadı. Yaşayıp yaşamadığı konusunda da net bir bilgi henüz yok. Kürdistan’daki son şehir saldırılarında Türk işgal güçlerinin tahrip ettikleri bazı evlerin duvarlarına yaptıkları yazılamalar arasında ‘Yeşil geldi’, ‘Yeşil burada’ ve ‘Yeşil’ de bulunuyordu.