
Baraj ile Munzur'da su akmayacak
Panelistlerden ilk olarak konuşan Avukat Barış Yıldırım, Dêrsim'de yaşanan baraj, HES, siyanürle altın arama ve madenciliğe karşı vahim fotoğrafı gözler önüne sermenin önemine işaret etti. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'ndan alınan rapora göre Dêrsim'de 145 madencilik projesinin olduğunu ifade eden Yıldırım, bunun için de 80 bin hektarlık alanın ruhsatlandırıldığını belirtti. Bu kapsamda Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları içersinde 4 baraj 6 HES projesine izin verildiğini dile getiren Yıldırım, bundan dolayı yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu kaydetti. Munzur Vadisi üzerinde 40 bin hektarlık alının Milli Park olarak ilan edildiğini ancak bakanlık tarafından kaçak HES projelerine izin verildiğine dikkat çeken Yıldırım, yapılacak olan Konaktepe Barajı ile birlikte 26 kilometre uzunluğunda baraj gölünün oluşacağını dile getirdi. Yine yapılacak olan bu baraj ile birlikte 114 kilometre yükseklikte set inşa edileceğini aktaran Yıldırım, suyun sadece yüzde 10'unu bırakacaklarını, yani Munzur'da suyun akmayacağını vurguladı.
Devletin kendi mevcut kanun ve yönetmeliklerine göre Milli Parklar Kanunu'nun 14. Madde çevresinde tabi kaynakların kullanılmasının yasak olduğunun söylendiğini, ancak barajlara yine de izin verildiğine işaret eden Yıldırım, "Türkiye'de 40 tane Milli Park var. Ancak bir tek Munzur Vadisi Milli Park'ı için böyle bir talan kararı alındı. Hükümet üstün kamu yararını sadece enerjiye dayamış durumda. Halkın inançları, düşünceleri, ekosistem göz önünde bulundurulmadan sadece enerji ihtiyacı göz önünde bulundurularak bu projeler hayata geçirilmeye çalışılıyor. Herkes barajlara hayır diyor. Herkes üstün kamu yararının barajlara, ekolojik kırıma değil, Munzur'un özgür akmasınadır" dedi.
Devletin tartışılması gerekiyor
Daha sonra konuşan panelistlerden Munzur Çevre Derneği Üyesi Ali Barmağıç ise, Dêrsim'de karakol, kalekol, baraj, HES ve madenciliğin hızla ilerlemekte olduğunu dile getirdi. Yapılmakta olan bu doğa yıkımının bir amacının olduğunu belirten Barmağıç şunları ifade etti: "Bunların hepsini devlet yapıyor. Bu yüzden öncelikle devlet denen melametin tartışılması gerekiyor. Bütün kötülükler devlet yüzünden başımıza geldi. Taleplerimiz doğrultusunda örgütlenmek zorundayız. Bu yüzden de derneklerimize sahip çıkalım. Böylelikle gücümüz çelikten bir iradeye dönüşecektir."
Kadınsız mücadele kazanılamıyor
Son olarak konuşan TMMOB Üyesi Cemalettin Küçük de, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Kadın dediğin iffetli olacak. Her yerde kahkaha atayacak" söylemini "Ha ha ha" diye attığı kahkahayla protesto ederek konuşmasına başladı. Alanda daha fazla kadınların bulunduğunu belirten Küçük, kadınların olmadığı bir yerde mücadelenin kazanılamadığını belirtti. "Nerede kadınlar mücadele ediyorsa orada kazanılıyor" diyen Küçük, "Kadınlar gülmemeli" diyen zihniyetin Dêrsim doğasına madencilik yapan zihniyetin devamı olduğunu söyledi. Yapılan konuşmaların ardından panel soru-cevap bölümünün ardından müzik dinletisiyle devam etti.
DİHA/DÊRSIM