Stuttgart’ta bulunan “Gıda Kurtarma ve Paylaşma Koordinasyonu” her Cuma israftan kurtardıkları gıdaları yoksul halkla buluşturuyor. Mültecilerden öğrencilere herkese hizmet veren kolektif, çalışmalarını büyük bir dayanışma içinde örgütlüyor.

MEHMET LÜTFÜ ÖZDEMİR/STUTTGART

Burası Stuttgart’ın doğusunda yer alan çeşitli etkinliklerin yapıldığı kolektif bir dernek. Dernek, her Cuma israftan kurtardıkları yenilebilir gıda maddelerini çeşitli yerlerden toplayıp ihtiyacı olanlarla buluşturuyor.

Hava yavaş yavaş kararmakta, dağıtım saati yaklaştıkça dışarıda kalabalık artıyor. İnsanlar dışarıda beklerken Almanca, Kürtçe, Türkçe, Arapça, İspanyolca ve İngilizce dilleri birbirine karışıyor. Sonra herkes sırayla içeri girip ihtiyacı kadar gıda maddesi alıp çıkıyor. Gıda maddesi almaya çocuklarıyla gelen mülteci anneler, semtte yaşayan yaşlılar var. Kimileri de farklı semtlerden buraya geliyor.

Gıda kurtarma ve paylaşım koordinasyonunda yer alan Hicret Yılmaz ile gıda paylaşım çalışmasını ve neler yaptıklarını konuştuk.

Gıda kurtarma gönüllüsü

Hicret Yılmaz, Ankara Şereflikoçhisar doğumlu. Üç yaşındayken daha önce Almanya’ya çalışmaya gelen dedesinin yanına ailesi ile birlikte göç etmiş.

Gıda kurtarma gönüllüsü Hicret bundan üç buçuk yıl önce bir röportajdan etkilenerek başladığı programa ilk adım attığında yanında kimse yokmuş, sonra bir arkadaşı ile devam ettikleri ilk seneden sonra kendisi kısa bir mola vermiş ardından yine tek başına programı sürdürmüş. Şimdilerde on kişiden oluşan bu mütevazi grubun koordinasyonunu Lena ve Melani ile birlikte yapıyor.

Fellmer gözlerimi açtı

Hicret kendisini gıda kurtarma gönüllüsünü yapan süreci kısaca şöyle özetliyor: “Bundan dört yıl önce Aktivist Raphael Fellmer ile yapılan bir röportajı okumuştum. Kendisi parasız yaşayan ve ‘foodsharing.de’nin de kurucusu. Kişisel hikayesi beni çok etkiledi. Tüketim toplumunda yaşanılan birçok israf gibi gıda israfının bir nebzede olsa önüne geçebilmek için kendimi bu işin içinde buldum. Fellmer ile yapılan söyleşi gözlerimi açtı. Dünya genelinde şu an dünyayı birkaç defa doyuracak kadar gıda üretiliyor ve buna rağmen her gün onbinlerce insan açlıktan ölüyor, milyarlarca insan aç sabahlıyor ve bu nasıl bir sistem ki buna izin veriyor.”

Her cuma işbaşına

Aynı semtte yaşayan gönüllüler her Cuma sabah erken saatlerde bir araya geliyor. Gönüllülerin kimisi bu küçük salonda kendilerine ayrılan alanı akşam için hazırlıyor. Hicret ve Lena da daha önceden sözleştikleri fırın, market ve bio gıda toptancılarından israfa gidecek gıda maddelerini toplayarak güne başlıyorlar.

Size bu gıdaları verenleri nasıl ikna ettiniz sorusunu ise Yılmaz şöyle cevaplıyor: “Sadece gidip sorduk ve şu an sekiz işletme düzenli olarak bizimle gıda paylaşımına katılıyor. Kimi işletme sahipleri Alman kimisi ise Türkiyeli.”

Lena ve Hicret gün içinde birden fazla kez, ayrı ayrı duraklara uğrayıp tekrar Rotenbergstraße 125’de bulunan Gasparitsch’e dönüyorlar. Dernekte onları bekleyen diğer gönüllüler Hicret ve Lena’nın getirdiği gıda maddelerinin yenilebilir olanlarını özenle ayırıp tezgaha diziyorlar.

Öğrenci de var mülteci de

Gönüllülerin kimi gıda toplamaya çıkarken, kimi sabahları gelip tezgahları hazırlıyor, kimisi de sadece akşam dağıtım ve sonrasında yapılan temizlik için yardıma geliyor.

Her Cuma 19.45’de paylaşıma açılan kapıdan içeri daha çok semtte yaşayanlar giriyor. Hicret, gıda maddesi almaya gelenler hakkında, “İşsiz olan da var, öğrenci olan da, mülteciler, göçmenler, yaşlılar… Birçok kültürden insan burada, burası herkese açık ve ilginç ama lüks araba ile geleni de gördüm” diye ekliyor.

Gıda paylaşımı tamamıyla ücretsiz. Hayvansal gıda içeren ürünlerin paylaşımı yapılmıyor. Paylaşılan ürünler daha çok sebze, meyve, çikolata, unlu mamülleri ve kuru gıdadan oluşuyor.

Dayanışmanın sonucu

“Biz burada sadece gıda paylaşımı için toplanan bir grubuz, hiçbir siyasi oluşum ile alakamız yok” diyen Yılmaz, gıda paylaşım sürecine buraya yiyecek almaya gelenlerin de  ulaşım masraflarına az veya çok katkı yaptığını belirterek, “Kendi kişisel araçlarımızı kullanarak ortalama 80 kişiye yiyecekleri ulaştırıyoruz. Mesela bugün 60 kişi vardı ve bazı zamanlarda bu sayı 100’ü geçiyor. Biz buraya gelenlerden saygı, tebessüm ve teşekkür dışında bir şey beklemiyoruz. Bazı insanlar araçlarımızın benzini için değil buraya bu yiyeceklerin ulaşması için dayanışma içinde.”

Olumsuzluklar olsa da yola devam

Hicret, bir keresinde birkaç defa gıda maddesi almaya gittikleri bir işletmenin daha sonra kendilerini kibarca terslediğini söylüyor: “Bir yer vardı, ilk önce ‘gelin tamam veririz’ dediler. Bir iki defa gidip topladık ondan sonra, ‘artık gelmeyin bizde bir şey olursa sizi ararız’ dediler. Biz size haber veririz, demek Almanca da ‘aslında buraya bir daha uğramayın’ anlamına geliyor.”

Hicret’in bir başka gıda kurtarma hikayesinde şunlar yaşanıyor: “Büyük bir komplekste bulunan birçok yere, ‘bizimle gıda maddesi paylaşır mısınız?’ diye tek tek gidip sorduğumuz bir gündü. İşletmelerin birine soru sorarken yanımıza biri geldi ve merakla, ‘siz burada ne yapıyorsunuz’ diye sordu, biz de ona ‘gıda kurtarma programı yürütüyoruz ve buraya sadece sormaya geldik’ dedik. Adam da bize, ‘buraya sormayın hatta yandaki işletmeye de sormayın, burada bulunan her yer bana ait’ diyerek bizi oradan kovdu.”

Hicret için arada tatsız anlar yaşansa da kimi zaman duygusal anlar da yaşanmıyor değil.

Hicret ile bu söyleşiyi yaptığımız gün bir işletmeden aldıkları kavunların kendisini çok duygulandırdığını söylüyor: “Sebze, meyve almaya gittiğim yerde henüz tam olgunlaşmamış, bizim kelek dediğimiz küçük yeşil kavunları gördüm. Biz ufak bir köyden buraya geldik ve geldiğimiz yerde dedem kavun karpuz ekerdi. Ben çocukken çok sevdiğim o tam olgunlaşmadan yenilebilen kelek kavunları görünce çok duygulandım, çok sevindim. Çocukluk hatıralarım canlandı.”

Stuttgart’ta 3 grup daha var

Hicret, “Stuttgart’ta başka gıda paylaşım grupları var mı?” sorumuza ise şu yanıtı veriyor: “Bizim gibi üç grup daha var Stuttgart’ta. Bizim grubun adı Foodsharing Gasparitsch. Biz bu gıda paylaşımını Stuttgart’ta uygulayan en büyük grubu oluşturuyoruz. Diğer gruplar ise şöyle: Commens Kitchen, Veilbrunnen Bad Canstatt ve El Palito. Saat 19.45 de başlayan yemek paylaşımı etkinliği yaklaşık bir buçuk saat sonra bitiyor, masalar toplanıyor ve son bir temizlikten sonra tüketime uygun olmayan sebze ve meyveler de bahçesi olan kişiler tarafından gelip alınıyor ve komposto olarak değerlendiriliyor. Fakat Hicret’in yapması gereken küçük bir iş daha var. Stuttgart’ta yaklaşık 10 farklı yerde 24 saat açık olan kuru gıda dolabı ve buzdolabı bulunan yerlere buradaki paylaşımdan arta kalan yiyecekleri götürüp bırakmak. Bu dolaplardaki yiyeceklerin ihtiyacı olduğu halde buraya gelip gıda maddesi almaktan çekinen insanlar tarafından kullanıldığını belirten Hicret son olarak şunları dile getiriyor: “Burada yaptığımız iş önemli ama daha da önemli olan insanların tüketim alışkanlıklarını değiştirmesi için çaba sarf etmesi.”