
Deniz Gündüz, "Kirmanckî Yazı Dili ve Edebiyatı’nın Gelişimi" üzerine konuştu. Gündüz, “Bütün dillerde konuşma dili ile yazı dili birbirinden farklıdır. Dil, yazı dili olmasıyla ancak işlevsel görevini yerine getirir ve edebi dil olur. Kirmanckî, çok geç yazı dili olmuştur. Dilin fonksiyonel olması için standartlaşma şarttır. Gelişmiş diller bunu yapmışlar ve hala da bu işlem devam ediyor” diye konuştu. Gündüz, dünyada 6 bin dilin olduğunu belirterek, "Zazalar, tarih boyunca göçer veya yarı göçer bir hayat sürmüşler. Kentlerde ilişkiler karmaşık olduğu için yazı dili kentlerde gelişmiştir. Kirmanckî’nın ilk eserlerini veren Ehmedê Xasi ve Osman Efendiyo Babij de kentlerde yaşamışlardır” dedi. Kirmanckî yazılı eserin çok az olması nedeniyle Zazaların, Kurmanclara göre daha çok asimile olduğunu da belirten Gündüz, yurttaşlara dillerine sahip çıkma çağrısında bulundu.
‘Kürtçe her alanda gelişiyor’
Milletvekili Demir Çelik ise Kürtçe'nin bu lehçesini konuşanların Kirmanckî, Kirdkî, Dimilkî ve Zazakî gibi değişik adlar verdiğini hatırlatarak, “En eski metinlerin tarihi 150 yılı aşmıyor. Bu tarih, Kirmanckî'nin bugünkü sorunları konusunda da belki bize bir fikir verir diye dikkate alınması gerekir. Kirmanckî'nin Kürtler tarafından yazılmaya başlanmasının tarihi daha yenidir. Bilebildiğimiz ilk yazılı eser Ehmedê Xasî tarafından yazılan mevlittir. 1899 yılında Diyarbakır’da baskıya verilen ‘Mevlidê Nebî’ isimli eser, Kürtçe'nin bu lehçesinde Kirmanclar tarafından yazılan ilk kitaptır. İkinci kitap ise 1903 yılında Osman Efendîyê Babij tarafından yazılan ancak 1933 yılında Şam’da Celadet Ali Bedirxan tarafından basılan 'Biyîşê Pêxemberî'dir" dedi.
1963 yılında İstanbul’da sadece bir sayı çıkabilen 'Roja Newe’ isimli gazetenin Kirmanckî yayın yapan ilk gazete olma özelliğini taşıdığını belirten Çelik, şöyle devam etti: "Gazetenin bu ilk ve son sayısında iki Kirmancca metine yer verilmiş. Biri Bingöl yöresinden derlenen bir türkü diğeri ise sürgüne gönderilen bir Kürdün anılarıdır. 1970’li yıllarda Kürtlerin ulusal demokratik hak ve özgürlüklerini kazanma yönünde yeniden örgütlenmeleri ve bu gelişmenin bir sonucu olarak oluşmaya başlayan Kürt basınında Kırmancca’nın daha fazla yer aldığını görüyoruz.”
MÛŞ