DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’i ziyaret eden HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, Türkiye’nin temel sorununun adalet mevzusu olduğunu belirterek, Adalet Bakanlığı’na, “Hukukun gereği ne ise bir an önce bu adımı atmalıdır” çağrısı yaptı.
Temelli’ye HDP milletvekilleri ve partililer de eşlik etti. Leyla Güven ile sağlık sorunlarından dolayı görüşemeyen Temelli, kızı Sabiha Temizkan’dan bilgi aldı. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Temelli, Leyla Güven ve açlık grevi eylemlerine ilişkin şunları söyledi: “4 ayı geride bıraktık. 4 ay boyunca ilk günden bugüne kadar aynı şeyi tekrar ettik. Çok açık bir şeyi ifade ettik; Leyla Güven bu eylemine başlarken, bunun ne kadar barışçıl bir eylem olduğunu, Türkiye’de barışı ve demokrasiyi aramaya vurgu yaparak başladı. Aynı şekilde devam ediyor. Halkı ve yasal talep; tüm hükümlülere uygulanan ceza hukukunun Öcalan’a da uygulanması. Aile ve avukatları ile görüşmesi. Bunu ortaya koyarken, ısrarla geride bıraktığımız 4 yıl boyunca, Türkiye hukuk alanında bırakın bir adım ileri gitmeyi hep geri gitti. Adalet konusunda geriye gitti. Demokrasi konusunda hep geriye gitti. Barış konuşunda hep geriye gitti, kentler yıkıldı, insanlar öldü.
Bu girdaptan çıkmalı
Tecrit meselesi bu denli kritik bir meseledir. Tecrit, Kürt meselesinin çözümsüzlüğü demektir. Bu barışçıl bir eylemdir. Leyla başkanın eylemi ile Türkiye cezaevlerinde tutsaklar aynı şekilde eylemde. Onlara kötü muamele yapılıyor. İnsanlık dışı hakaret söz konusu. Türkiye’nin bu girdaptan çıkması için bu taleplerin karşılanması gerekiyor.
Tecrit sonlandırılmalı
Israrla yinelemek istiyorum, Adalet Bakanı’na çağrı yapıyorum; Adalet Bakanı yasaları ihlal edemez, yasa tanımamazlık yapamaz. Hukukun gereği neyse bir an önce bu adımı atmalıdır. Türkiye’de siyaset yapan herkese seslenmek istiyorum; bu mevzu siyasi, seçim, belediye mevzusu değil. Üç beş belediye kazanmak için ülkeyi gerilim ve şiddet ortamında sürükleyenlere sesleniyorum, bunda Türkiye’nin hayrı yoktur. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Bunun gereği mevcut yasalara uyarak, mutlak tecridin sonlandırılmasıdır.”
Aralarında HDP milletvekillerinin de bulunduğu 10 HDP üyesinin Amed İl binasında sürdürülen açlık grevi eylemine yapılan polis baskınında, kapıların kırıldığını ve milletvekillerinin darp edildiğini hatırlatan Temelli, “3 vekilimiz açlık grevinde. Onlar da bu barışçıl eylemi gerçekleştiriyor. Amed İl binasının kapısı ve camı kırılıyor. Orada da bu türden baskı sürüyor” dedi.
Güven’in sağlık durumunun kritik aşamada olduğunu söyleyen Temelli, “Leyla Güven’in sağlık durumu da son geldiğim günden bugüne dramatik ve kötüye gidişi göstermektedir” ifadelerini kullandı.
Temelli, daha sonra HDP İl binasında milletvekillerinin sürdürdüğü açlık grevi eylemini ziyaret etti. Milletvekillerinden eylemlerine ve parti binasına yapılan baskına ilişkin bilgi alan Temelli, daha sonra İl binasından ayrıldı.
Gazeteciler ve siyasetçiler de
Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine katılan tutuklu sayısı 142’ye ulaştı. 3 gazeteci ve siyasetçinin de eyleme katılanlar arasında olduğu öğrenildi.
Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 9 kişi, 5 Ocak’ta süresiz-dönüşümsüz açlık grevi başlatmıştı. Bu sayının 1 Mart itibariyle 14’ü kadın olmak üzere toplam 142’ye çıktığı öğrenildi. Çocuklar, hastalar ve cezası bir yılın altına düşen kişiler dışında cezaevindeki tüm siyasi tutsakların açlık grevinde oldukları aktarıldı.
Açlık grevine dahil olan isimler arasında gazeteciler Abdulkadir Turay, Uğur Akgül ve Çetin Kurşun da bulunuyor. Yine, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla 7 Şubat’ta gözaltına alındıktan 12 gün sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eşbaşkanı Ali Sincar, Nusaybin Davası tutukluları ile yerine kayyum atanan Derik Belediye Eşbaşkanı Abdulkerim Erdem’in de açlık grevinde oldukları öğrenildi.
Cezaevi idaresinin açlık grevinde olan 132 tutuklu hakkında 2 Mart itibariyle disiplin soruşturması başlatıldığı belirtildi.