
Sur’da sokağa çıkma yasağının 2 Aralık’tan bu yana devam ettiği Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Savaş, Cemal Yılmaz ve Dabanoğlu mahallerine yönelik saldırılar sürüyor. Dün sabah saatlerinden itibaren top atışları yapılan ilçeden dumanlar yükseldi, patlama ve silah sesleri duyuldu.
Çatışmaların yaşandığı ilçede işgal güçleri yine darbe aldı. Genelkurmay internet sitesinden yapılan açıklamada, 5 Şubat’ta devam eden operasyonlarda 2 askerin öldüğü, 1’i ağar 3 askerin yaralandığı belirtildi. Çatışmada direnişçilerden 3’ünün de öldürüldüğü ileri sürüldü.
Sözde yasak yok
Yasağın kaldırıldığı mahallelerde ise abluka ve halka yönelik baskılar sürüyor. Abdaldede, Alipaşa, Lalebey, Süleyman Nazif, Ziya Gökalp, Camikebir, Caminebi, İskenderpaşa mahalleleri ile Melikahmet Caddesi ve Gazi Caddesi’nde ise yasak olmasa da abluka ve yığınak sürüyor. Mahalleye giriş ve çıkışlarda kimlik kontrolü ve üst araması yapılıyor. Halk tehditlerle göçe zorlanıyor.
13 yaşındaki Murat Menekşe
Sur’da devlet güçlerinin saldırıları sonucu bir çocuğun yaşamı yitirdiği açıklanmıştı. Hasırlı Mahallesi’ne yönelik havan saldırısında sırtından yaralanan ve YPS Genel Koordinasyonu tarafından önceki gün yaşamını yitirdiği duyrulan çocuğun 13 yaşındaki Murat Menekşe olduğu öğrenildi. Ambulansın geçişine izin verilmediği için alınamayan çocuğun cenazesi mahallede bekletiliyor.
Aynı havan saldırısında 9 ve 11 yaşlarındaki iki çocuğun da yaralandığı, çocuklardan birisinin durumunun ağır olduğu bildirildi.
Sur’u terk etmeyeceğiz
Sur’da Murat’ın yanısıra 5 kişinin daha cenazesi haftalardır alınmayı bekliyor. Sur’da katledilen Rozerin Çukur, Ramazan Öğüt, Turgay Girçek, Gündüz Akmeşe ve Hakan Arslan’ın cenazelerini alabilmek için aileleri 13 gündür Sümerpark’ta nöbet tutuyor. 16 Ocak’ta Sur’da katledilen Turgay Girçek’in annesi ve babası da nöbet eyleminde. Oğlunun çerçevelenmiş fotoğrafını bırakmayan annesi Makbule Girçek, yasaklı mahallelerden birisi olan Hasırlı’dan saldırılar nedeniyle 7 kişilik nüfus olarak Yenişehir’deki yakınlarının yanına gitmek zorunda olduklarını anlattı. Oğlunun cenazesini isteyen anne, evleri yıkılsa da yakılsa da Sur’dan çıkmayacağını belirterek, “Çadırda da olsa Sur’da yaşayacağım” dedi.
‘Biz kazanacağız’
Babası Murat Girçek ise oğlunun liseye başladıktan sonra sadece 15 gün okula gittiğini anlatarak, “Bu saatten sonra okul okumam. Benim büyük beklentilerim var. Mücadele edecek uğruna savaşacak çok şeyler var” deyip okulu bıraktığını söyledi. Oğlunun, insanları, hayvanları, doğayı, yaşamı çok sevdiğini belirten Girçek, “Onu Avrupa’ya göndermeye çalıştığımızda bize ‘Sur’u bırakıp bir yere gitmeyeceğim’ dedi. Oğlum direnişte olduğu bir dönemde onu katlettiler. Ben onun mücadelesini devam ettireceğim. Şerefli bir Kürt olarak mücadelemiz devam ediyor, edecek ve bizler kazanacağız” diye konuştu.
Emekçiler devraldı
DBP ve HDP öncülüğünde Sur’daki saldırı ve kuşatmaya karşı Sümerpark’taki nöbet ise 16. güne girdi. Nöbet eylemini Tüm-Bel-Sen ve KESK bileşenleri devraldı. Tüm-Bel-Sen Genel Başkanı Ömer Salih Eroğlu, mutlak bir iktidar uğruna iktidarın ülkeyi kan gölüne çevirdiğini söyledi.
HABER MERKEZİ
Çivi yasak kapı çaktılar
UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası” listesine alınan ve iki ayı aşkın tankların saldırısı altında bulunan Amed surlarına “güvenlik” gerekçesiyle çelik kapılar monte edildi. Kentin simgesi olan, üzerindeki yazıtlar, kitabeler ve kabartma figürleri ile açık hava müzesini andıran 5 bin 700 metre uzunluğunda 12 metre yüksekliğinde, 16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt taşlarla yapılan tarihi surların Ben û Sen ve Alipaşa Mahalleleri arasında bulunan ve halk tarafından sıklıkla kullanılan kapılarının giriş ve çıkışlarına polisler tarafından “güvenlik” gerekçesiyle çelik kalıplar monte edildi. Tarihi yapı olması sebebiyle tek bir çivinin bile çakılmasının yasak olduğu surlara çelik kapıların vurulması tepkilere neden oldu.
Dayanışmayı büyütelim
Sur’daki saldırılar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan ailelerin yaralarını sarmak için çalışan belediye ve sivil toplum örgütleri “dayanışmayı büyütelim” çağrısı yaptı.
Amed Büyükşehir, Sur, Kayapınar, Bağlar ve Yenişehir belediyeleri, Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Sarmaşık Derneği ve Göç Derneği’nin katkılarıyla oluşturulan koordinasyon tarafından Sur’dan çıkan aileler tespit edilip, gıda, yatak ve giyim vb. ihtiyaçları karşılanıyor. Desteğe ihtiyacı olan ailelerin Amed’deki tüm belediyelere başvuru yapabildiklerini söyleyen Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Eşbaşkanı Zarife Özbekli, “Şimdiye kadar bir aylık bir süre içinde toplam 2 bin 700 aileye yardımlarımız ulaştırıldı ancak 4 bine yakın bir başvuru var. Başvuru yapmayan ailelerin de sayısı çok fazla” dedi.
4-5 aile bir evde
Kürt illeri, Türkiye’nin batı kentleri ve Avrupa’dan yardımlar yapıldığını söyleyen Özbekli, “Diyarbakır’ın otobüs firmaları ücretsiz olarak Türkiye’nin ve bölgenin her yerinden gelen yardım kolilerini taşıyarak bizlere ulaştırıyorlar. Diğer taraftan ise bağış yapan insanlarımız var” diye konuştu. Sur’dan çıkan 4-5 ailenin aynı evi paylaştığını kaydeden Özbekli, “Amed’de evi olan aileler varsa Sur halkına açmaları çok anlamlı olur. En çok da iş adamları, müteahhitler yaptıkları binalardan bir kaç dairelerini bu ailelere verebilir. Mağdur olan ise bizim ailelerimiz ve bizim çocuklarımızdır. Bunlara sahip çıkmakta bizim birinci görevimizdir” diye belirtti.
6 mahalleden 4 bin aile
Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın Sur ilçesindeki evlerini terk etmek zorunda kalan aileleri ziyaretleri de sürüyor. Eşbaşkanlar saldırı altındaki Hasırlı Mahallesi’nden Yenişehir ve Bağlar ilçesine yerleşen aileleri ziyaret etti. Suriçi’nde yasakla birlikte 6 mahalleden 3 bin 900 ailenin göç etmek zorunda kaldığını belirten Kışanak, bu olumsuz tablonun dayanışma, birlik ve beraberlikle aşılacağını belirtti.
DİHA/AMED