Seçimler yaklaştıkça ardı ardına provokasyonlar gündeme geliyor. HDP Genel Merkezi’nin ve Rize’nin Fındıklı beldesindeki seçim bürosunun kurşunlanmasından sonra MHP il binasına yönelik saldırı yapıldı. Cumhurbaşkanının ve Başbakan yardımcısının eylemleri kınaması göz boyamadan öte hiçbir anlam taşımıyor.
Seçimlerin yaklaşması ile birlikte devlet arşivindeki gizli belgeler de yayınlanmaya, tarihi gerçeklerin üstü açılmaya başlandı. Yeni Şafak gazetesi Seyid Rıza’nın idamı ile ilgili bir belgeyi 20 Nisan 2015 tarihli nüshasında birinci sayfadan manşette yayınladı. Belgenin doğruluğundan ben şahsen şüphe etmiyorum. Belgenin sahte olduğunu iddia edenler olursa, belgenin sahteliğini ispat etmek onların görevi olmalıdır.
Yayımlanan belgeye göre; Seyid Rıza ve arkadaşları hakkında idam kararı verildikten sonra daha önce yapılan plan gereğince Seyit Rıza mahkeme çıkışında Elazığ istasyonuna götürülür. Mustafa Kemal beyaz trendeki kompartımanında çilingir sofrasında kendisini beklemektedir. Seyit Rıza huzuruna alınınca ilk önce onu baştan aşağıya süzdükten sonra oturmasını söyler. Seyit Rıza oturmaz. M. Kemal kendisine özür dilemesi halinde af edileceğini söyler. Seyit Rıza’nın cevabı net ve onurludur: “Ben pişmanlık duyacak bir şey yapmadım. Osmanlı döneminde çok zulüm gördük. Osmanlı‘ya asker vermedik, Dersim’e sokmadık. Cumhuriyet kuruldu, hilafetin kaldırılmasına sevindik. Ancak bizi yine rahat bırakmadılar. Silah istediler, silahları toplayıp teslim ettik. Bizi tahrik edip isyan etmemiz için her şeyi yaptılar. Ben suçlu değilim o nedenle pişmanlık duymuyorum. Erzincan valisi sizinle görüşmek üzere beni makamına davet etti. Siz görüşmeye gelmediniz. Beni ve arkadaşlarımı tutukladılar.’’ M. Kemal tekrar, pişman olması halinde af edileceğini söyler. Ancak Seyit Rıza’nın tavrı yine nettir; pişman değildir. Bunun üzerine M. Kemal Seyit Rıza’nın götürülüp gereğinin yapılmasını emreder. Seyit Rıza M. Kemal’in huzurundan ayrılmadan önce, “Ben sizin hilelerinizle baş edemedim bu bana dert oldu, ben de sizin önünüzde diz çökmedim bu da size dert olsun” der. Seyit Rıza ve 6 arkadaşı buğday pazarında idam edildikten sonra Elazığ istasyonu ile Yolçatı arasında kazılan bir çukura, cesetleri yakıldıktan sonra gömülür.
Şimdi aksi ispat edilmeyen bu belgeye göre Çağlayangil’in hatıralarında yazdığı gibi Seyit Rıza M. Kemal’in Elazığ’a gelişinden önce beyaz donluların M. Kemal’i karşılayıp ondan af talebinde bulunmalarını önlemek için idam edilmiyor. Yani Kemalistlerin iddia ettikleri gibi değil; tam tersine Seyit Rıza ve arkadaşları M. Kemal’in kararı ve onayıyla infaz ediliyor. İnfaz kararını isteyen bizzat M. Kemal’in kendisi oluyor. Seyit Rıza eğer M. Kemal’den özür dilemiş olsaydı belki idam edilmeyecekti. Ancak o zaman Dersim’in aslanı Seyit Rıza da olmayacaktı.
Tarihi gerçeklerin üstü ne kadar örtülmeye çalışılsa da tarihi gerçekler bir gün mutlaka su yüzüne çıkıyor. Bundan böyle de tarihi gerçekler hep gün yüzüne çıkacak, çıkarılacaktır.
KURDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Ünlü şair Ahmed Arif 21 Nisan 1927’de Diyarbekir’de dünyaya geldi.
* 22 Nisan 1889’da ilk Kürtçe gazete “Kurdistan” Kahire’de yayın hayatına başladı. 22 Nisan Kürt Gazeteciler Günü olarak kabul edildi.
* 22 Nisan 1992’de İstanbul’da Yurtsever Kadınlar Derneği kuruldu.
* l23 Nisan 1974’de Irak Hava Kuvvetleri’ne bağlı uçaklar Qeladizê‘yi bombaladı. Yüzlerce sivil Kürt yaşamını yitirdi.
* 24 Nisan 1995’te HADEP Elbistan İlçe başkanı Hüseyin Koku uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi.
* 26 Nisan 1997’de KURT-KAV’ın varlığı hukuki olarak Beyoğlu Aslıye Hukuk Mahkamesi tarafından tescil edildi.