Yapılan basın açıklamasında, Türkiye'nin İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasında yer aldığı, o günden bu yana 48 hükümetin değiştiği ve bu sürede inasanlığa karşı ağır suçlar işlendiği, işlenen suçların cezasız kaldığı anlatıldı ve "İşlenen suçlar devletin en tepesindekilerin onayı ve desteğiyle gerçekleşti. Suç işleyen kolluk güçleri terfi ettirildi, övünç madalyaları verildi. İhlallere yönelik yapılan suç duyuruları ise ya işleme koyulmadı ya da savcılıkların tozlu raflarına terk edildi" denildi. Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) yüzlerce kez mahkum olduğunun belirtildiği açıklamada, "63 yıldır bu topraklarda insan hak ve özgürlükleri kamu güvenliğini tehdit eden unsurlar olarak görüldü. İmzalanan uluslararası sözleşmeler çekinceler konarak işlevsizleştirildi, hayata geçirilmedi. Önemli uluslararası sözleşmeler imzalanmadı" diye kaydedildi.
Cumartesi Anneleri yaptıkları açıklamada AKP Hükümeti'ne seslenirken taleplerini de tekrar etti:- Devletin tüm kurumlarındaki arşivler kayıp yakınlarına ve kamuoyuna açılsın. Devlet arşivlerinde 'gizli belgeler' 'sır' değil, 'şeffaf' olsun.
- Toplu mezarlar Minnesota Protokolü'ne uygun olarak açılsın.
- Kayıplarla ilgili başarılı sonuçlar elde edilen Bosna modelindeki gibi Türkiye'de de kayıplara ilişkin bir veri tabanı ve DNA bankası kurulsun.
- Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme derhal imzalansın.
- Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni kuran Roma Statüsü derhal imzalansın.
- Gözaltında kayıpların akıbetini araştıracak özel yasayla yetkilendirilmiş, bağımsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
İSTANBUL