Hakkari ve Batman’da düzenlenen eylemlerde gizli birlikler vuruldu, 1 Kobra imha edildi; 17 Türk askeri öldürüldü.
HPG/YJA-STAR gerillaları, Türk ordusunun Kuzey ve Güney Kürdistan’daki imha operasyonlarına eylemlerle yanıt veriyor.
HPG Basın Basın İrtibat Merkezi (BİM) tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, eylem ve operasyonlarla ilgili şu bilgiler verildi:
- Şehit Pîroz ve Şehit Agirî Devrimci Hamlesi kapsamında 4 Eylül günü saat 17.30’da Hakkari’nin Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Elişêr tepesinde konumlanan işgalci TC ordusuna yönelik bir eylem düzenlendi. Mevzi ve barınakların etkili bir şekilde vurulduğu bu eylemde 2 asker öldürüldü.
Kobra imha edildi; 6 ölü
- Gerillalar, 4 Eylül günü saat 08.30’da Hakkari’nin Çelê (Çukurca) ilçesine bağlı Deştanê vadisi ile Şundirê tepesi arasındaki yolda hareket halinde olan 1 Kobra tipi zırhlı araca yönelik sabotaj eylemi düzenledi. Zırhlı aracın tümden imha edildiği bu eylemde 6 asker de öldürüldü.
Gizli birlik vuruldu: 9 ölü
- Gerillalar, 31 Ağustos günü saat 03.30 sıralarında Batman’ın Kozluk ilçesi kırsalında konumlanan işgalci TC ordusunun gizli bir birliğine yönelik eylem yaptı. Yakın mesafeden yoğun ateş altına alınan Türk birliğinde 9 asker öldürüldü. Eylem sırasında fedaice savaşarak ağır yaralanan Argeş Amed (Mizbah Yavuz / Amed / Aynur - Mehmet) Türk güçlerine esir düşmemek için bombasını kendisinde patlatarak şehadete ulaştı. İşgalci güçlerin aldığı ağır darbeler ardından Zengo, Heskê, Nû, Dêrşewa ve Çayxan köylerinde başlattığı operasyon devam ediyor.
Savaş uçaklarını bombardımanı
- Türk savaş uçakları, 4 Eylül günü saat 15.00 ile 17.00 arasında Medya Savunma Alanları’na yönelik hava saldırıları düzenledi. Zap bölgesine bağlı Çemço alanı ile Cehennem tepesi yamaçları, Xakûrkê bölgesine bağlı Aşutê vadisi ile Lolan suyu çevresi, Heftanin bölgesine bağlı Qesrokê alanı ve Kandil bölgesine bağlı Bêtalan köyü çevresi bombalandı. Bombardımanlar ardından ormanlık alanlarda yangın başladı.
- İşgalci TC ordusu çok sayıda savaş uçağı ile düzenlediği saldırılarda hiçbir sonuç elde edemedi ve herhangi bir gerilla kaybı yaşanmadı.
ANF/BEHDİNAN
HBDH: 6-7 Eylül devlet katliamıdır
Halkların Birleşik Devrimci Hareketi (HBDH), Müslüman olmayanlara yönelik 6-7 Eylül 1955’te yapılan saldırıların yıl dönümünde açıklama yaptı. 6-7 Eylül’ün “devlet katliamı” olduğunun altını çizen HBDH, “Tayyip Erdoğan ve ondan önceki faşist yönetimlerin rol model kabul ettikleri Adnan Menderes ve ekibi 6-7 Eylül katliamının başlıca sorumlularındandır” dedi.
Söz konusu katliam saldırılarında 4 bin 200 ev, bin işyeri, 73 kilise, 26 okul ve mezarlığın kullanılamaz hale geldiğine dikkat çeken HBDH, “Rum halkından 11 kişi katledildi, yüzlercesi de yaralandı. Saldırı sonrasında Rumlar ev ve iş yerlerini, tüm varlıklarını bırakarak Yunanistan’a geçmek zorunda kaldı. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında sayıları İstanbul ve çevresinde yaklaşık bir milyon olan Rumlar, zaten adım adım zorla ve baskıyla göç ettirilmekteydi. 6-7 Eylül 1955’e gelindiğinde İstanbul’da 280 bine gerilemiş olan Rum halkının sayısı, katliam sonrasında neredeyse 2 bin kişiye kadar indi” diye belirtti.
Rum halkından geriye kalan tüm mülke Türk burjuvazisinin el koyduğunu hatırlatan HBDH, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün halen tıpkı Ermeni halkımıza yaptıkları gibi Rum arazilerinde, evlerinde kalan, onların varlıklarını kendine sermaye yapan burjuva çevreleri bilinmekte ve Türkiye siyasetine onlar yön vermeye çalışmaktadır. Varlığını Ermenilerin, Rumların ya da Kürtlerin gaspedilen değerleri, mülk ve arazileri üzerine kuran Türk burjuva çevrelerinin milliyetçiliklerinin ardında biraz da bu gerçek yatmaktadır. Çünkü bu topraklarda, talancılık ve yağmacılık, milliyetçilikle örtülmektedir.”
Dönemin Özel Harp Daire Başkanı Sabri Yirmibeşoğlu’un daha sonra yapılan bir röportajda söylediği “6 ve 7 Eylül bir özel harp işidir. Muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı” sözünü hatırlatan HBDH, aynı yağmacı ve katliamcı zihniyetin bugün de sürdüğünü vurguladı.
HBDH açıklamasında şunları belirtti: “Aradan geçen 63 yıla rağmen İstanbul’da 6-7 Eylül’de yaşananlar, bu gün de güncelliğini koruyor. Devlet eliyle katliamlar örgütlenmeye devam ediyor, Türk olmayan halklar, sürgünlerden, katliamlardan, asimilasyon ve zorbalıklardan geçiriliyor. Tüm bu politikalara rağmen yok edilemeyen Kürt halkı için çöktürme planları ve yok etme çalışmaları sürdürülüyor. Çünkü, Tayyip Erdoğan diktatörlüğü, aynı gelenekten gelen ve ‘kadın da olsa, çocuk da olsa gereği yapılacaktır’ diyerek, Kürt kentlerine, yoksul alevi kitlelerine, sayısı neredeyse yüzlere düşen, bu toprakların kadim halklarına ve inançlarına saldıran, yok etmek isteyen bir çizgiyi temsil ediyor.”
AKP iktidarının Rojava ve Şengal’e yönelik saldırılarına dikkat çeken HBDH, “Tüm ezilen insanlık için bir tehdit oluşturan, bu faşist zihniyete ve onun saldırılarına karşı birleşik devrimci mücadeleyi büyütmek, halklar arasında kardeşliği ve eşitliği inşa ederek, ortak bir irade haline gelmek, kendine devrimci, demokrat, ilerici, yurtsever diyen herkesin önündeki en temel görevlerden biridir. Halkların Birleşik Devrim Hareketi, bu uğurda mücadele edenlerin ortak örgütlenmesi, faşizmin yenilmesi ve halkların özgürlüğü için dövüşen öncüsüdür” dedi.
ANF/BEHDİNAN