
Gizlilik kararıyla mağdurun ve avukatlarının da dosyaya ulaşmasının engellendiğini belirten Çelebi, "Failin devlet yetkilileri olduğu iddia edilen dosyalarda, ortada net bir şüpheli olmadığı için müdafi avukatları yerine vekil avukatlarının yani mağdur avukatlarının dosyaya ulaşması engelleniyor'' diyerek, polis kurşunuyla öldürülen Aydın Erdem dosyasına ilişkin verilen gizlilik kararının da henüz kaldırılmadğını kaydetti.
Gizlilik sonuçsuz bırakıyor
"Gizlilik kararı" verilen dosyaların tamamının tozlu raflarda unutulmaya yüz tuttuğunu vurgulayan Çelebi, gizlilik kararının nedenlerini şöyle açıkladı: "Şu ana kadar hakkında gizlilik kararı verilen hiçbir dosyada sonuca ulaşılabilmiş değil. Gizlilik kararının verilmesinde temel amaç ortada net bir şüpheli olmadığı için vekil avukatlarının dosyaya ve delillere ulaşması, bunu kamuoyu gündemine taşıması engellenerek, dosyanın toplum tarafından unutulması amaçlanmaktadır. Özellikle failin devlet olduğu iddia edilen dosyalarda mağdur tek başına birşey yapamıyor. Mağdur avukatları bu tarz dosyalarda bulduğu delilleri medya aracılığıyla topluma ulaştırıyor ve kamuoyu baskısıyla dosyada adım atılmasını sağlıyor. Ancak gizlilik kararının verildiği günlerde, dosyalarda mağdurların bunu yapma ihtimali ortadan kalkıyor. Hukukun üstünlüğünden söz ediliyor, ama ortada böyle birşey yok."
Çelebi, davalarda siyasi iradeyi tehlikeye atacak kararların alınmadığına dikkat çekerek, barış sürecinin gerçekleştiği bugünlerde soruşturmanın etkin ve tatmin edici biçimde yürütülerek, halkın devlete olan güveninin yeniden kazanılması gerektiğini belirtti. Çelebi, ''Ancak Kürt halkının güvenini sağlayacak bir adım atılmış değil. Bu saldırıda da olay yerine ilk ulaşanlar arasında yer alıyordum. Yapılan araştırmadan sonuç çıkacağını düşünmüyorum" diye konuştu.
Elçi: Soru işaretlerini arttırdı
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi de bianet’e yaptığı açıklamada, bu kararın hukuken yanlış olduğunu ve soruşturmanın adil yürütülmesine dair kuşkuları güçlendirdiğini söyledi. Elçi, “Özellikle yaşam hakkı ihlalinin olduğu bu tür soruşturmaların, objektif, tarafsız ve ölenlerin yakınları ve avukatlarıyla işbirliği içinde yürütülmesi önem taşıyor” dedi. Elçi, kısıtlama kararının ancak istisnai ve geçici durumlarda, gerçekten ihtiyaç duyulması durumunda soruşturma dosyasının tamamı için değil, bazı belgeler için alınabileceğini vurgulayarak, ''Ama burada tüm dosyayla ilgili kısıtlama kararı alındı. Böyle bir ihtiyaç yoktu. Bu kararın negatif sonuçları mağdurları etkileyecek, bu kadar önemli ve kamuoyunun izlediği bir olayda kısıtlama kararı alınması kafalardaki soru işaretlerini artırdı. Doğru bulmuyoruz'' değerlendirmesinde bulundu.
AMED
'Karakollara izin vermeyeceğiz'
BDP Lice İlçe Örgütü, karakol yapımını protesto eden halka yönelik saldırıyı yürüyüşle kınadı.
Amed'in Lice İlçesi'nde 28 Haziran'da halka yönelik gerçekleşen saldırıyı protesto amaçlı Liceliler yürüyüş düzenledi. BPD ilçe binası önünde biraraya gelen kitle, çarşı merkezine doğru yürüdü. Yürüyüşte, "Barış Kürtlerin kanı üzerine inşa edilemez" dövizleri taşındı. Yürüyüş ardından açıklama yapan BDP Lice İlçe Başkanı Harun Erkuş, barış sürecinde devletin adım atmak yerine karakol ve baraj inşaatlarına hız verdiğine dikkat çekti. Buna karşı sessiz kalmayacaklarını belirten Erkuş, "Bunlara karşı yapılan demokratik protestolara bile tahammül edemiyor. Protestocuların üzerlerine ateş açmak suretiyle katliam girişimlerinde bulunuyorlar. Biz buradan bir kez daha hükümeti uyarıyoruz; karakollarınıza, barajlarınıza ve barışın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. Bunlara karşı tüm demokratik haklarımızı kullanacağız" şeklinde konuştu.
Lice'deki saldırıya karşı BDP Malazgirt İlçe Örgüt de basın açıklaması yapılırken, Hakkari'de de gençler protesto gösterisi düzenledi.