
Umutlar tükeniyor...
Güneşli Mahallesi’ne yerleşerek bir gecekonduda kiralayan Eren ailesi, sadece Kürt olduğu için yılda 4 defa zam yapılınca o evde yaşayamaz hale geliyor. Daha sonra Bayramtepe Mahallesi’ne gelen Eren ailesi, burada hazine arazisi üzerine yapılan bir gecekonduya yerleşiyor. Evin iç sıvası yapılmamış, kapıları ise yok. Aygül Eren, inşaatlarda çalışan eşi ile birlikte her akşam evin tamiratını yapıyor. Eşi inşaattan düştükten sonra boynu kırılınca ve yatalak kalınca hayattan iyice umudunu kesen Eren, „Çocuklarımı yatalak eşimin yanına bırakarak tekstilde, klinikte çalışmaya başladım. Bir kızımı daha 9 yaşındaydı bebek bakıcısı olarak çalışmaya verdim. 11 yaşına geldikten sonra da hepsini tekstil firmalarına verdim. Eşim vefat etti. Çocuklarımla yalnız kaldım“ diyor.
Şehnaz Çoban da, Bağcılar’a gelerek burada bir apartmanın bodrum katında oturmaya başlıyor. Aile, aylarca o bodrum katında yatacak yatakları olmadan, soba yakamadan yaşıyor. Kanalizasyon suyunun da evlerini bastığını belirten Çoban, eşinin inşaatlarda çalıştığını ve bu şekilde geçinmeye çalıştıklarını dile getiriyor. Ancak birkaç yıl sonra eşi inşaattan düşünce artık bir oğlunun çalışmaya başladığını ve onun kazandığıyla kıt kanaat geçinmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor.
GÜLER CAN / ŞİLAN ÖZHAN - DİHA/İSTANBUL