Sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan yardımlar devlet mekanizmaları tarafından engellenirken, devlet tarafından yapılan TOKİ gibi yardımlar da yarım bırakıldı. Bugüne kadar yapılan TOKİ’ler de hala depremzedelere teslim edilmedi. Deprem nedeniyle konteyner kentlerde yaşamlarını sürdürmek zorun da kalan ailelerin elektrik ve su sorunları hala devam ediyor. Diğer yandan da sorunlu bir şekilde sunulan konteyner kentlerdeki yaşam için kira isteniyor. Bunun dışında, valilik aracılığıyla farklı kentlere göç eden kişiler, ırkçı saldırılarla karşı karşıya geldi. Yaşanan sorunlar kapsamında 2012 yılını değerlendiren, Van Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi (VAKASUM) temsilcilerinden Emine Bozkurt, "Deprem, Wanlı kadınlar için bir travmadır. Kadın, kendi içinde sorunlar yaşarken bir de depremin getirdiklerine maruz kaldı" dedi.


En çok kadınlar mağdur

Wan depreminin kadınlar için bir travma olduğunu belirten Van Kadın  Emine Bozkurt, Wan’lı kadınlar için 2012 yılının çifte travma dönemi olduğunun altını çizdi. Kadının kendi içinde yaşadığı sorunlara bir de depremin eklendiğine değinen Bozkurt, depremde yardımların, eşit dağıtılmadığına dikkat çekerek, konteyner kentlerde yaşayan kadınların hijyen sorunuyla karşı karşıya kaldıklarını kaydetti. Bozkurt deprem döneminde, kadınların yardım için valiliklere başvuru yaptıkları sırada 'Kime oy verdiyseniz ondan yardım isteyin' söylemlerine maruz kaldıklarına da vurgu yaptı. Depremden sonra valilik yoluyla göç eden ailelerin gittikleri şehirlerde ciddi sıkıntılar çektiklerine ilişkin de konuşan Bozkurt, "Okulda çocuklara, 'Burası Türkiye, Türkçe konuş. Bir zamanlar polise taş atarken şimdi de yardım istiyorsunuz' gibi konuşmalar, anne ve çocuklarda ciddi travmalara yol açtı. Wan’a dönmek zorunda kalan aileler  'Ölürüz de bir daha bir yere gitmeyiz' diyor. Bozkurt, depremin Wan halkını milliyetçi duygularla karşı karşıya getirdiğini kaydetti.

Bir kış daha evsiz kaldılar

Wan Belediyesi Duhok Prefabrik Konutları’nda kalan Perizade Polat, sorunlarını şöyle anlattı: "Üç çocuk annesiyim. Evsiz barksız ne zamana kadar burada kalırız bilmiyorum. Su konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Kış bastırdı, kar yağıyor. Eriyen kar kaldığımız konteynırlara giriyor. Wan Belediyesi bize sahip çıktı. Hükümetten bir yardım görmedik. Bir iğne bile alamadık. Ne devleti! Zor günlerde, felaketlerde sadece Kürt dayanışması gördük. Bir çadırda bir süreliğine yedi aile kaldık. Yeni yıl bize ne getirir bilmiyorum. Allah o günleri bir daha yaşatmasın."

En büyük derdi cezaevindeki oğlu

En büyük derdinin oğlunun cezaevinde olduğunu söyleyen 65 yaşındaki Hediye Akdağ, "Hala evimiz yok. Bir arsa sahibi olsam ev yaptıracağım. Kışın zor koşulları bizi zorluyor. İnsan gibi yaşamak istiyoruz" dedi. Evde dört torunu ve geliniyle yaşayan Hediye Ana, "Deprem bizden çok şey götürdü. Bir yandan hükümet diğer yandan deprem bize vurdu" diyerek mağduriyetini belirtti. Geçen bir yılın dert ve sıkıntıdan ibaret olduğuna ilişkin konuşan Hediye Ana, "Hükümetten bir yardım görmedik. Wan Belediyesi bize yapacaklarının en iyisini yaptı. Bizi, o ayakta tuttu. Psikologlar, sosyologlar getirerek bizi yalnız bırakmadı" diyen Hediye Ana, 2013’e ilişkin dileğinin Kürt halkının bir daha böyle bir felaketi yaşamaması olduğuna işaret etti. 

JINHA/WAN