
Soykırım saldırılarına karşı öz yönetim direnişinin sürdüğü Şirnex'te halk zorla göç ettirilse de, kadınlar barınaklarda kurdukları yaşamla göçertme politikasını boşa çıkartıyor. Yaşam alanları bombalanan Şirnexli kadınlar, topraklarını terk etmemekte ısrarlı. Yeni yaşamı ilmek ilmek ören kadınlar, "Bombardımanlar ile bizi bitiremeyecekler" diyor.
Yaşam alanlarını terk etmeyen halk, göçertme politikasına karşı dağlık olan yüksek tepelere kendi imkanları ile kurdukları derme naylon barınaklarda yaşıyor. Son 2 ay içinde 3 göç yaşasa da, her defasında barınakları bombalanarak yerle bir edilse halk, kentini ve toprağını terk etmemekte ısrarlı. Şirnexliler, yüzyıllardan beridir kendi topraklarında yaşam hakkı tanımayan devlete karşı gittiği her yerde yaşamı yeniden inşa ediyor.
Yaşamı ilmek ilmek örüyorlar
Göç üzerine göç yaşayan halka öncülük eden Şirnexli kadınlar, derme çatma barınaklarını bu kez Maden Afet Konutları'nda bulunan araziye kendi elleriyle kurdu. Yitirdikleri çocuklarının acılarını bir köşeye bırakarak, yeni yaşamı ören kadınlar, devletin kirli savaşına rağmen 'barış' sözcüğünü bir kez bile olsun dillerinden düşürmüyor. Tek istekleri savaşın durması ve evlerine geri dönmeleri.
"Topraklarımıza ve kentimize bağlı bir halkız. Bu uğurda binlerce kızımız ve oğlumuz canını verdi" diyen Şirnexli kadınlar, topraklarını bırakıp batıya göç etmeyeceklerini belirtiyor.
Elbirliğiyle mücadele
Barınağa yerleşen kadınlar için hayat sabahın ilk ışıklarıyla birlikte başlıyor. El birliğiyle yakında bulunan dağlara çıkarak ateş yakmak için odun toplayan kadınlar, aynı zamanda Kürdistan'ın doğal ortamda yetişen şifalı otları ve sarma yaprağını da toplamayı ihmal etmiyor.
Bombalanan evlerini izliyorlar
Kadınlar, yemekleri birlikte pişiriyor, birlikte yiyor. Ve 10 km uzaklıktaki bombalanan Şirnex'i büyük bir tedirginlikle izliyor. Bunun üzerine herkesin sorduğu soru ise, "Ne olacak Şirnex'te, devlet orada ne yapıyor?" oluyor.
'Zulme karşı nöbet tuttuk'
Fatma Çadır, (47) yasaktan bu yana çadırlara yerleştiklerini giyecek dahi yanlarına alamadıklarını ifade ediyor. Devletin yıkımına karşı Şirnex'i yeniden kadınların inşa edeceğini belirtiyor. Devlet zulmünün her zaman kadınları hedef aldığını dile getiren Çadır, öz yönetim alanlarına kadınların öncülük ettiğini, zulme karşı nöbet tuttuğunu da sözlerine ekliyor.
'Bombardıman altından yaşıyoruz'
Fatma İstek (40) de, barınacakları bir çadırın bile olmadığını ancak buna rağmen yaşamı sürdürdüklerini ifade ediyor. Savaştan kaynaklı çocukların psikolojisinin bozulduğunu söyleyen İstek, bombardımanların sesi gelmesin diye çocuklarının kulaklarına pamuk tıkadıklarını belirtiyor. Top ve silah seslerinin bir dakika bile susmadığını dile getiren İstek, "Bombardıman altında yaşıyoruz" diyor.
'Kadınlar direnişin simgesi'
4 çocuk annesi Sinem Sipki (38) de, "Şehirlerimizi yıkarak göç etmemizi istediler, ancak amacına ulaşamadılar" diyerek, topraklarını asla terketmeyeceklerinin altını çiziyor. Öz yönetim talebinin öncülüğünü kadınların yaptığını ve direnişin simgesi haline geldiğini ifade eden Sipki, bu nedenle devletin en çok da kadınları hedef aldığını vurguluyor.
'Bombalayarak bizi bitiremeyecekler'
Şirnex'ten batıya göç eden ailelere, "Topraklarınıza geri dönün, siz gittiğiniz için şehirler bombalanıyor. İnsanlar katlediliyor" diye seslenen Sipki, "Evlerimizi gözlerimizin önünde bombalıyorlar, sadece izleyebiliyoruz. Ama şunu iyi bilsinler yaşam alanlarımızı bombalayarak bizi bitiremeyecekler" diyor.
'Kimseden bir şey istemiyoruz'
"3 göç yaşadık ama kadınlar olarak yaşamı yeniden inşa ediyoruz" diyen Sipki, ateşin üzerinde sardığı sarmaları göstererek şunları söylüyor: "Bu devlet bizim açlıktan öleceğimizi sanıyor. İşte yapraklarımızı bile kendi doğamızda topluyoruz, yapıp yiyoruz. Kimseden bir şey istemiyoruz. Kürdistan doğasının zenginlikleri çoktur, Kürtler aç kalmaz, bu devlet de Kürtleri açlıkla terbiye edemez."
DİHA/ŞIRNEX