Belçika'da 25 Mayıs günü Avrupa Parlamentosu ile bölgesel ve federal seçimler yapılacak. Belçika Flaman İşçi (Emek) Partisi (PVDA), Flaman Parlamentosu için iki Kürdistanlıyı Anvers seçim bölgesinde bağımsız milletvekil adayı gösterdi. Maraş-Elbistanlı Özgür Gümüş, 7. sıradan, Konya-Kululu Nuray Sarı ise 9. sıradan aday. Kürdistanlılar tarafından desteklenen her iki Kürt aday, PVDA+ Antwerpen Valiliği Listesi'nde yer alıyor.


Nuray Sarı ODTÜ mezunu

ODTÜ mezunu ve iki çocuk annesi Nuray Sarı, seçilmesi durumunda Kürtlerin ulusal mücadelesini diplomasi aracığıyla uluslararası arenaya taşıyacağını söyledi. Her iki aday da seçilmeleri durumunda göçmenlerin sesi olacaklarını, eşitsizlik, ayrımcılık ve haksızlıklara karşı mücadele edeceklerini söyledi. Seçimler öncesi Kürt kökenli adaylar Nuray Sarı ve Özgür Gümüş ile görüştük.

Neden milletvekilliği adayı oldunuz?
Nuray Sarı:
Maalesef Belçika'da hayat biz göçmen toplulukları için çok zor olmaya başladı. Yaşamın her alanında; ev ve iş ararken, eğitimde ayrımcılığa maruz kalıyoruz. Şimdiki siyasiler bunu reddedip mutlak bir eşitlikten bahsediyorlar ama bu çok göreceli bir eşitlik. Belçika'ya göçün 50. yılının kutlandığı şu günlerde, şunu gururla söyleyebilirim ki 50 yıl önce buraraya gelen ailelerimizden çok daha ileri bir yerdeyiz. Yaşadığımız ülkenin dilini çok iyi derecede konuşuyoruz, birçoğumuz yüksek eğitimli ve buradaki günlük hayata tamamen entegre olmuş bir durumda. Birçoğumuz hak ve özgürlüklerimizin bilincindeyiz. Tüm bunlara rağmen eğer ismininiz Ayşe, Fatma, Ali veya Muhammed ise iyi bir iş bulamazsınız, iyi bir eğitim almanız veya iyi bir evde oturmanız zorlaşıyor. 2008 yılında yaşanan ekonomik krizle Belçika'da hayat, ekonomik anlamda zorlaşmaya başladı. Krizle birlikte genel olarak tüm ülke fakirleşti ama spesifik olarak bakıldığında da en çok da biz göçmenler etkilendik. Bu eşitsizlik, ayrımcılık, haksızlık beni kişisel olarak çok rahatsız etti. Siyasi hayata atılıp bundan muzdarip olan tüm insanlar adına birşeyler yapabilmek ve yüklerini hafifletmek adına aday oldum.

Özgür Gümüş: Sömürüsüz, Flaman, Walon ve göçmen halklar arasında dayanışmacı bir Belçika özlemini gerçek kılma çabası içinde olan bir yaşam savunduğumdan; bugün milyonlarca işçi ağır koşullarda çalıştığından; işsizler, engelliler ve emekliler insanlık dışı koşullarda yaşama savaşı verdiklerinden; devletin, bütün imkanlarıyla eğitimi destekleyip, kaliteli bir eğitim ile sağlıklı bir gençliğin yetişmesini hedeflediğimden; işsizliğin giderilmesi için istihdam yaratılmasının savunduğumdan; işte, evde, okulda, sokakta ve her yerde kadınların eşit haklara sahip olmasını istediğimden; ve farklılıklarından dolayı, ırkçılığa ve ayırımcılığa maruz kalanlar varolduğundan; işte ben bunların değişmesi gerektiğinden ve emekten yana olanların hayatlarını daha yaşanılır kılmak için seçimlerde aday oldum.

Peki neden PVDA?

Nuray Sarı: PVDA'yı seçmemin en büyük sebebi insan merkezli siyasetidir. Partimiz 41 bin 420 kişiyle birebir görüşerek bir anket gerçekleştirdi ve insanların sorunlarına ve ihtiyaçlarına göre seçim programını oluşturdu. Bu programda sadece sorunları tespit etmekle kalmamış, çözüm önerileri de ortaya çıkmış. Bu Belçika'da ilktir. Belçika'da ilk kez bir siyasi parti sokaktaki insanı baz alarak yol haritasını oluşturdu. Bu da 'siyasetin nabzı sokakta atar' tezini doğrulamakta. Bu anlamda PVDA gerçek bir halk partisidir. Partimin seçim programını okuyan herkes kendinden birşeyler bulacaktır. PVDA göçmenleri mecliste hakkıyla temsil edecek bir partidir.

Özgür Gümüş: Son yıllarda emekten yana olan PVDA+ (Emeğin Partisi) "herşey önce insan için" diyerek yeni bir rüzgar estirdi. İktidar partileri bir yandan toplumu felakete ve yoksulluğa sürüklerken, Emeğin Partisi'nin yeni bir umut oluşturması benim gönlümü fethetti. PVDA'nin açılımı Partij van de Arbeid. Türkçesi Emeğin Partisi. İsminin arkasındaki artı ise bağımsızları temsil etmekte.

Başta Kürtler ve Türkiyeliler olmak üzere göçmen gruplar neden PVDA'ya oy vermeli?
Nuray Sarı:
Ben fakirlikten, işsizlikten, ayrımcılıktan, ırkçılıktan, çalışan kesimin omuzlarına bindirilen vergi yükünden, parası olanın ve gücü elinden bulunduranın lehine olan adalet sisteminden, burada Antwerpen'da soluduğumuz kirli havadan, pahalı sağlık hizmetlerinden, giderek alım gücünün düşmesinden, sürekli artan eğitim masraflarından, başörtüsü yasağından şikayetçi olan herkesin tüm bunlara karşı birşeyler yapabilmek için PVDA'ya oy vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Seçildiğim taktirde parlamentoda haklarımızın gerçek bir savunucusu olacağımın sözünü şimdiden verebilirim.

Özgür Gümüş:
Parti olarak herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi, haftada 32 saat çalışma hakkı, insanca yaşamaya yeten asgari ücret, herkese parasız sağlık hizmeti, her düzeyde parasız eğitim, herkesin ihtiyacına uygun, sağlıklı, güvenli ve ucuz konut, ucuz elektrik, su ve ısınma hizmetleri, güvenli, hızlı ve ucuz toplu taşıma, tüm yerleşim birimlerine kreş, çocuk yuvası, sağlık merkezi, spor, kültür ve sanat kurumları, bedensel ile zihinsel engellilere ve yaşlılara bakım ve yardım hizmetleri, insan sağlığını, doğayı ve çevreyi gözeten bir kentleşme ve sanayileşme, sınırsız söz, basın, örgütlenme, gösteri ve toplanma özgürlüğü istemekteyiz.

Seçimlerde istediğiniz sonucu alırsanız, önceliğiniz olacak konulardan ilk üçünü sayabilirmisiniz?

Nuray Sarı: Fakirliğe ve işsizliğe karşı mücadele. Maalesef şu anda Belçika'da her 7 kişiden biri fakir. Şimdi hükümet fakirliğe karşı mücadelenin çalışmaktan geçtiğini savunmakta. Ama şu anda burada Antwerpen'da bir kişinin alınacağı işe 20 kişi başvuruyor. Seçilirsem ilk önceliğim gençlerimize, insanlarımıza kalıcı, nitelikli ve iyi ücretli iş sahalarının yaratılmasıdır. İkincisi dil kursları. Halkımızın en büyük eksikliklerinden biri Flamanca diline tam hakim olamamasıdır. Ama maalesef bugün bu şehirde dil öğrenmek isterseniz yaklaşık beş bin kişilik bir listeye isminizi yazdırmanız ve sonraki 6 ay içinde sıranın size gelmesini beklemeniz gerekmektedir. OCMV yardımı ya da sosyal ev gibi temel haklardan faydalanmak içinse artık Flamanca dilini konuşmanız ön şart olarak önünüze çıkmaktadır. Seçildiğim takdirde halkımıza yönelik Hollandaca dil kurslarının artması için çalışmalarda bulunacağım. Üçüncü önceliğim ise herkese eşit, kolay ulaşılabilir, kaliteli ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetleri sağlanması için çalışmak. Eğitim ve sağlık hizmetleri herkese eşit bir şekilde sağlanmalıdır.

Özgür Gümüş: Seçilirsem ilk olarak gençlerimize yeni iş sahalarının yaratılması için çalışacağım. İkinci olarak emekten ve hoşgörüden yana olan herkesimin parlamentoda sesini duyurmaya çalışacağım. Ve buraya 50 yıl önce gelen göçmenlerin Belçikalı topluluklar ile beraber geleceğimini, ırkçılıktan ve ayrımcılıktan arınmış yaşamı inşa etmek için yasa tekliflerinde bulunacağım.


HÜSEYİN BAKIR/ANTWERPEN