- AB, düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesini hızlandırmayı amaçlayan yeni göç yasasıyla sınır dışı merkezleri kuracak ve ev aramalarına izin verecek.
AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu, Avrupa’da yasal kalış hakkı bulunmayan göçmenlerin geri gönderilmesini hızlandırmayı amaçlayan tartışmalı yasa üzerinde Pazartesi günü anlaşmaya vardı.
Göç ve iltica düzenlemelerinin en tartışmalı bölümlerinden biri, üçüncü ülkelere kurulacak sınır dışı merkezleri. AB ülkelerinde iltica başvurusu reddedilenlerin gönderileceği merkezler hukuki açıdan da tartışmalı. Ancak Avrupa Parlamentosu (AP) ve üye ülkeler arasında varılan uzlaşma sonucu düzenlemenin yürürlüğe girmesi önünde bir engel daha aşılmış oldu.
Avrupa Komisyonu'nun içişleri ve göçten sorumlu üyesi Magnus Brunner, "Yeni kurallar sayesinde AB'ye kimin gelebileceği, kimin kalabileceği ve kimin gitmesi gerektiği konusunda daha fazla kontrole sahip olacağız" iddiasında bulundu.
Sınır dışı merkezleri
AB dışında üçüncü ülkelerde kurulacak sınır dışı merkezlerine, AB ülkelerinde iltica başvuruları reddedilmiş ancak menşe ülkeye sınır dışı edilemeyecek durumdaki kişiler gönderilecek. Kişinin merkezin bulunduğu ülkeyle bir bağlantısının olup olmaması önem taşımıyor. Bu uygulamanın tek ön koşulu, söz konusu üçüncü ülkeyle bir ya da daha fazla AB ülkesinin bir anlaşma imzalamış olması.
İnsan hakları örgütleri, düzenlemenin "göçü suç haline getirme" tehlikesi taşıdığı görüşünde. Uluslararası Kurtarma Komitesi'nden (IRC) Marta Welander, düzenlemenin "AB sınırları dışında hapishane benzeri merkezlerde tutukluluk halini normalleştireceği, bu durumun hukuki kara delikler oluşturacağı" eleştirisinde bulundu ve "insanların takibat, işkence ya da daha kötüsüyle karşı karşıya kalabileceği ülkelere sınır dışı edilmesi riskinin arttığı" uyarısı yaptı.
Yardım kuruluşu Caritas da AB'nin, sınır dışı merkezleri yoluyla kendi hukuki sorumluluklarını başka ülkelere devrettiğini belirterek, "Bu merkezlere gönderilen kişiler keyfî ve süresiz tutuklulukla hukuken bir gri alan içinde bırakılabilir" uyarısını yaptı. Yardım kuruluşu Picum da "sınır dışı edilmiş insanların daha önce hiç ayak basmadıkları ülkelerde ayrımcılık ve sıkı takibatla karşılaşabileceklerini" kaydetti.
Yunan sivil toplum kuruluşu Refugee Support'tan (Mültecilere Destek) Minos Muzurakis, tasarının "Avrupa'da aşırı zararlı ve tehlikeli uygulamalara kapı açacağı" uyarısı yaparken Yeşiller partili Fransız milletvekili Mélissa Camara, "AB dışındaki geri gönderme merkezlerinin yasal hale getirilmesi, reşit olmayanların tutuklanmasına, ev baskınlarına yeşil ışık yakılması ABD'deki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nden (ICE) esinlenilmiş uygulamalardır” dedi.
Yasal düzenleme neler içeriyor?
AB'nin düzenlemesinde sınır dışı merkezleri dışında ağırlaştırılmış cezalar da dikkat çekiyor. Oturma izni bulunmamasına rağmen AB'yi terk etmemekte direnenler için tutuklama önlemine başvurmak kolaylaştırılıyor. Tutuklamalardan reşit olmayanlar muaf tutulmuyor. Yetkili makamlara, kişinin mülküne el koyma, biyometrik veriler toplama ve ev arama yetkisi veriliyor, parmak izinin zorla alınmasına da izin veriliyor. Ayrıca ülkeye giriş yasağı uygulaması da sistematik hale getiriliyor.
AP'de varılan uzlaşmanın ardından düzenlemenin hem Avrupa Parlamentosu hem AB'ye üye ülkelerin hükümetleri tarafından resmen onaylanması gerekiyor. Uzlaşma, bazı maddelerin yürürlüğe sokulması için 12 aylık geçiş süresi öngörüyor. Ancak Danimarka, Almanya, Avusturya, Yunanistan ve Hollanda süreci hızlandırmak istiyor. BRÜKSEL