Mardin’in Nusaybin ilçesi ile Rojava’nın Qamişlo kenti arasındaki sınır hattında örülen “utanç duvarı”nı protesto eden Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan’ın ölüm orucu eylemi 8’inci gününde.

Mayınlı alanda başlattığı oturma eylemi ve ölüm orucuna ilişkin basın danışmanı aracılığıyla mesaj gönderen Gökkan, “Sınırlar daha çok kadınları parçalıyor. Erkekler dünyayı kendi tarlalarıymış gibi dünyayı parselleyerek bölmüşler ve tel örgüleri çekmişler. Aslında sorun sadece duvar değil, 21. yüzyılda sınırların kaldırılması gerekiyor. Nasıl Nusaybin’de Araplar, Süryaniler, Ermeniler, Êzidîler, Mehelmililer, Kürtler yaşıyorsa, aynı şekilde Rojava’da da bu halklar yaşıyor.  Kürt halkı arasına utanç duvarı örülmesi 21. yüzyılda kabul edilemez” dedi.
Sınırda duvarın yapımına devam edildiğini belirten Gökkan, “Duvar durdurulmadığı sürece mücadelesini sürdüreceğini” belirtti.

9 kilo kaybetti

Açlık grevinde bir haftayı geride bırakan Gökkan’ın sağlık sorunları ise artıyor. Gökkan’ı sağlık kontrolünden geçiren Türk Tabipler Birliği (TTB) Mardin Şube Başkanı Kamuran Yıldırım, şu bilgileri verdi: “Daha önce sıvı alamıyordu şimdi su almasına rağmen durumu daha da ağırlaşıyor. Tuzlu ve şekerli su içmediğinden dolayı içtiği suyu kusuyor. Çok hızlı kilo kaybı var. 9 kilo kaybetmiş. Kendi beyanına göre eyleme başladığı gün 68 kilo olduğunu, şimdi ise 59 kiloya düştüğünü söylüyor. Kritik noktalara gelinmiş. Kas erimesi sonucu kas krampları ve ağrıları başlamış. Karın ağrısı belli oranda başlamış. Ayaklarında ödem oluşmuş. Bütün bu bulgular açlığın çok hızlı ve yıkıcı bir şekilde etkisinin göstergesidir.”

Annesi: Her bijî Ayşe

Nusaybin Belediye Başkanı’na destek ziyaretleri ve eylemleri sürerken, annesi Lütfiye Gökkan ve ablası Kevser Ercan da Gökkan’ı eyleme başladığı günden bu yana yanlız bırakmıyor. Anne Lütfiye Gökkan kızının eylemini selamladığını belirterek, “Gökkan’ın eylemi önünde saygıyla eğiliyorum. Benim yoldaşım ve başımın tacıdır. Onu kutluyorum” dedi. Dünyada bulunan tüm Kürtlerin ayağa kalkması gerektiğini vurgulayan anne Gökkan, “Bu vatan sadece Ayşe’nin vatanı değildir. Tüm Kürtlerin vatanıdır. Bedenini ölüme yatırmış. Bugün hiçbir insanın evinde oturmaması gerekir. Bugün Nusaybin’de binlerce insan Ayşe’nin yanında olmalıdır. Ayşe nasıl o duvar için oturuyorsa, insanlar da gelip oturmalıdır” diyerek halkın destek vermesi gerektiğini ifade etti.
Bir anne olduğunu ve kızıyla görüşmek istemesine rağmen polislerin izin vermediğini belirten anne Gökkan, “Kızımın yanına gidip, oturmak istiyorum ama izin vermiyorlar. Bir tarafta asker, bir taraf ta polis var. Polis ablukasına almışlar. Bakmamıza bile izin vermiyorlar. Ne Hitler, ne Nazi, ne Osmanlı böyle yaptı. Bunu bize yapan Erdoğan’dır. Ayşe’nin eylemi onların gözünde bir dağdır. İnşallah onun eylemi daha büyüyecek” dedi. Anne Gökkan konuşmasını “Her bijî Ayşe Gökkan” diyerek noktaladı.

‘Tüm Kürtlerin eylemidir’

Gökkan’ın başlattığı ölümü orucu eylemenin tüm Kürtler adına yapıldığını dile getiren Abla Kevser Ercan, “Kendisine insanım, demokratım diyen herkes bu eyleme sahip çıkmalıdır. Bu Ayşe’nin eylemi değil, tüm Kürdistanlıların eylemidir” dedi. Gökkan’ın eylemini tecrit altında sürdürdüğünü vurgulayan abla Ercan, “Bütün dünya ve basın burada yapılan zorbalıkları görmelidir. Yüzyıl önce Kürtleri sınırlar ile ayırdılar. Şimdi de utanç duvarları yapılıyor. Bu yüzyılda sınırlar kaldırılacağına, utanç duvarları yapılıyor. Ama biz bunları kabul etmiyoruz. Bütün dünyanın ayağa kalkması gerekir. Gökkan’a yapılan bu zorbalığa karşı herkes elini taşın altına koymalı ve Ayşe’ye sahip çıkmalıdır” diye konuştu.

‘Destek yeterli değil’

Gökkan’ın eylemini sınırdaki duvara karşı yaptığını hatırlatan abla Ercan, verilen desteği ise yetersiz görüyor. Kevser Ercan, “Halk desteği gün geçtikçe artıyor, ancak yeterli değildir. Halk daha fazla sahip çıkmalıdır. Şehir gaz bombaları altında. Çocukların taş atmasını bahane eden polis, şehrin üstünü gaz bulutuyla kaplatıyor. Neden bu zorbalık görülmüyor. Dünyanın bunları görmesi ve kabul etmemesi gerekir” dedi. Gökkan’ın eyleminde yanında olduklarını kaydeden abla Ercan, “Gözümüzün önünde eriyor. Ama biz iradesini kıramayız. Bu davaya sahip çıkılması gerekir” diye konuştu. Gökkan ile görüşmelerinin engellendiğini de söyleyen Ercan, “Yasak diyorlar. Yasak olmasını anlamıyoruz. Üzerinde silah mı var? Bomba mı var? Hareket edecek gücü bile kalmamış. Ama görüşme isteğimizi yasaklıyorlar. Refakatçileri doğru düzgün bırakmıyorlar. Canını veriyor orada. Neden görüşmemize izin vermiyorlar?” diye sordu.

DİHA/MARDİN 




Leyla Halid’den selam
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nden (FHKC) Leyla Halid, Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan’a destek mesajı gönderdi.  Kürt halkının mücadelesi ve Gökkan’ın onurlu eyleminin sonuna kadar destek ve dayanışma içerisinde olacağını belirten Halid’in mesajı şöyle: “Sevgili yoldaşlar ve kız kardeşler, Filistinli kadınlar ve kendi adıma Ayşe’nin utanç duvarının inşasını durdurmak için attığı bu adımı destekliyorum. Bizler hükümetin bu adımını şiddetle kınıyoruz. Özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık için yaşasın kadın mücadelesi! Yoldaşınız.”
San Francisco Devlet Üniversitesi’nden Filistinli Profesör Dr. Rabab Ibrahim Abdulhadi da, “Ayşe’ye ve Nusaybindeki tüm protestoculara tüm kalbimle dayanışma duygularımı iletirim” diyerek, Gökkan’ın “umudun” ve “sebatın” bir işareti olduğunun altını çizdi. Gökkan’ı Ortadoğu Kadın Konferansı’nda tanıdığını ifade eden Abdulhadi, “Konferansın akşam yemeğine kendisinin de çabalarıyla sınırdan geç de olsa geçmeyi başarabilmiş, Suriye’den gelen Kürt kadın delegasyonu ile katılmıştı. Bu nedenle, halkın yeniden birleşmesini engellemek için Türkiye’nin inşa ettiği bu dışlama duvarına karşı Ayşe Gökkan’ın bu anlamlı protestosu şaşırtıcı değildir” diye belirtti.

‘Biz Filistinliler çok iyi anlıyoruz’

Abdulhadi, mesajında şunları kaydetti: “Filistin topraklarında inşa edilen apertheid duvarına ve Gazze’de halkı açlığa mahkum etmek için İsrail ve Mısır tarafından inşa edilen duvara maruz kalan, toprakları gasp edilen, aileleri ve halkları birbirinden koparılan biz Filistinliler, bu dışlayıcı duvarların ne amaçlarla inşa edildiklerini çok iyi bilir, çok iyi anlarız. Ayşe bu dışlayıcı duvarı durdurabilmek için ölüm orucuna girdi. Ona şimdi binlerce ve milyonlarca Filistinli, Meksikalı, Kaşmirli ve Kuzey Afrikalı eşlik ediyor. Son tahlilde, saldırganlar asla hakim olamayacaklar. Orta Amerika kurtuluş mücadelelerinde yaygınlaşan, İspanya iç savaşının direnç çığlığında dendiği gibi: ‘Geçit yok, non pasaran, onlar başaramayacaklar!’ Ayşe Gökkan, en karanlık odaları gülümsemenle aydınlatan kadın, biz de senin yanındayız.”

‘Gökkan’ın yanındayız’

Lübnan Komünist Partisi’nden Maria Debs ise, ortak mücadele ve dayanışma duygularıyla Gökkan’ın yanında olduklarını ifade etti. Lübnan Amerikan Üniversitesi’nden Profesör Evelyne Accad de, eyleme gerekçe olan duvarı “korkunç” olarak niteledi.