
Sur ve Cizre’deki öz yönetim direnişlerini direnişi sayfalarına taşıyan Golik, “Böylesi ağır günlerde karikatür çizmek mizahla uğraşmak gerçekten çok zor ve meşakkatli bir iş’’ diyor.
Memleketin gidişatına dair Golik çizerleri, bu sayılarındaki önsözde tavırlarını ve duruşlarını şöyle anlatmışlar:
“Öylesi ağır günlerde karikatür çizmek mizahla uğraşmak gerçekten çok zor ve meşakkatli bir iş. Bazı dostlar, ‘ülkeye ateş düşmüş siz oturmuşsunuz ateşte yağınızı kızartıyorsunuz’ diye serzenişte bulunuyorlar. Yok öyle değil. Bizim yağımız yok biz ciğerimizi kızartıyoruz. Elbette son dönemlerdeki savaş hali bizleri de dil u can üzüyor. Ama ne yapalım yaşam sadece xem û keder’le geçmiyor. Bazen kederin yükünü yüreğimize sığdırmalıyız. Atalarımız hep böyle yapmışlardır. Sağ elle kılıç ve kalkanını, sol elle govendi’ni sürdürmüşlerdir. Bazen ağlamışlar, bazen gülmüşler. Biz de onların izinden giderek yaşama ruhumuzu diri tutmalıyız. Üzüntü deryasında boğulmayalım…”
Golik’in yeni sayısında Cizre, Sur, Tahir Elçi cinayetinin yanısıra Kürdistan ve Türkiye’de yaşanan ihlaller, mizahi bir dille anlatılmış.
Balıkesir Burhaniye Cezaevinden Ömer Özdurak “Zırtxane” sayfasındaki çizimleri, yine aynı cezaevindeki Mehmet Boğatekin “Ponijin” sayfasıyla, Usiv Amed “Kevkani” köşesiyle dergide yerini alıyor. Elbistan cezaevinde olan Ahmet Bilge “Tımtel” ve Mısas köşeleriyle katkı sunuyor.
Kadın çizerlerden Beritan Can “Rojen Teng” çizimiyle, Tekirdağ cezaevinden Haydar Bayar ‘Juji’siyle, yine cezaevinde uzun yıllar tutuklu bulunan Barış İnan farklı çizimleriyle derginin sayfalarını zenginleştiriyorlar.
Kürtçe mizah alanında tek mizah dergisi olması itibariyle ilgi gören Golik son dönemlerde facebook üzerinden yapılan paylaşımlarıyla binlerce kişiye ulaşmış durumda.
Ha, bir de unutmadan Amerika’daki Ulusal Kütüphane de raflarında yer alması için Golik’e abone oldu.
KÜLTÜR SANAT