Kürt siyaseti önemli bir neferini kaybetti. Tüm yaşamını Kürtlerin özgürlüğüne adayan Goran Hareketi lideri Newşirwan Mustafa 19 Mayıs’ta Süleymaniye’de yaşamını yitirdi.
Newşirwan Mustafa Irak Baas rejimine karşı yıllarca peşmergelik yapan, YNK’nin de kurucu kadroları içinde yer alan önemli bir siyasi aktördü. Savaşçı, siyasetçi, yazar kişiliğiyle aslında Kürdistan gerçeği içinde kendisi olan, farklı duran, koşulları zorlayarak kendini yaratan bir kişilikti. Dolayısıyla Mustafa’nın yaşam mücadelesi bir çok yönüyle daha uzun süre farklı yönleriyle irdelenmeye çalışılacaktır.
Ancak YNK’nin kurucusu kimliği, yazar kimliğinden çok Mustafa’nın en çok tartışılacak yönü 2009’da Goran Hareketi’ni kurmaya götüren yönü olacaktır.
Güney Kürdistan’da onlarca yıl süren KDP-YNK ikili gerçeğine karşın Goran Hareketi önemli bir dönemeçti.
Goran Hareketi alışılmışın dışına çıkma, gelenekselliği kabulün karşısında yeni bir arayış olarak ortaya çıktı. Dolayısıyla yüz yıllık güney Kürdistan siyasetinde Goran hareketi yeni bir soluk olma özelliğine de sahipti.
Eksiği ya da yeterliliği, başarı ya da başarısızlığı başka bir husus ancak, Goran Hareketi ontolojik olarak KDP-YNK gerçeğinden farklıdır.
Aşiretin, ailenin, zenginin, elit zümrenin, üst siyasetin, vurgunun talanın karşısında olma şiarıyla toplumla buluşma arayışıdır.
2009’da katıldığı ilk seçimlerde elde ettiği başarı, 2013 yılındaki seçimlerde ikinci parti durumuna gelme, ortaya konan siyasi vizyonun toplumda karşılık bulmasıyla ilgilidir. İkili yapı arasına sıkışan toplumda yeni bir sinerji yaratarak, katılımcı demokrasi açısından önemli bir adım atılmış oldu. Bunu ne düzeyde başardığı, geleneksel siyasi yapıyı ne kadar parçalayabildiği, yeniyi ne kadar yaratabildiği başka bir husus ama Newşirwan Mustafa liderliğindeki Goran Hareketi gördüğü toplumsal kabullenişle; toplumu boğan, baskılayan anti demokratik sistem ve düzene karşı biriken öfkeyi ortaya çıkarıp görünür kılan bir gerçeğe sahiptir.
İç siyasette özellikle KDP’nin aşiretçi, aileci, otoriter gerçeğinin ortaya çıkarılmasında, başkanlık kriziyle birlikte KDP gerçeğini görünür kılmada bir turnusol rolü oynadı.
Siyaset ve toplumun bir siyasi yapının, ailenin, aşiretin tekelinde olmak zorunda olmadığını, dipten geliştirilecek demokratik örgütlenmeyle bu yapının dağıtılabileceği gerçeğinin güney Kürdistan siyaseti ve halkı tarafından görülmesinde önemli rol oynadı.
Ne var ki buna karşın geleneksel siyasi yapının uyguladığı baskı ve tazyik karşısında toplumun demokratik kesimlerini hızla organize eden, yaşanan siyasi tıkanıklığı aştırıp, bu baskıcı yapıyı kırarak demokratik siyaseti hakim kılmada gerekli politik-siyasi hamleleri güçlü geliştiremedi.
Newşirwan Mustafa’nın ölümünden sonra Goran Hareketi şimdi daha önemli bir sınavla karşı karşıya. Çünkü söz konusu hakim egemen siyasi yapı son 3 yılda Goran Hareketi’ni kırıp, parçalayıp, teslim almak için çok çaba sarfetti. Ama başaramadı. Bundan sonra bu baskı ve tazyikin dozunu daha da arttıracaktır.
Goran Hareketi bu baskı ve şiddete karşı durarak siyasi çizgisini koruyabilecek, yapacağı yeni açılımlarla toplumu siyasete katan, ulusal perspektifle tüm Kürdistan parçalarında var olabilen, diğer Kürt örgütleriyle demokratik temelde birliğini ve ulusal mücadelesini geliştirebilecek midir? Newşirwan Mustafa’sız Goran Hareketi açısından bundan sonra en önemli soru bu olacaktır.
Goran Hareketi bunu başarabilirse kendi misyonunu daha güçlü oynayacak, halk nezdinde daha büyük kabul görecektir. Aksi durumda kendisini zor günler bekleyecektir.
Goran Hareketi ve tüm Kürt halkının başı sağ olsun.