• Rojava Devrimi'ni 10. yıl dönümünde kutlayan PKK Yürütme Komitesi, tüm saldırı ve tehditlere rağmen bu süredeki askeri, siyasi ve toplumsal başarılara dikkat çekerek, şunun altını çizdi: "Elbette görev bitmedi ve devrim sona ermedi. Her şey daha yeni başlıyor." 
  • Türk devletinin saldırı ve yeni işgal tehditlerinin sürdüğünü kaydeden Komite, muzaffer bir devrimi başaran halka ve güçlere inancını vurgulayarak, "Aynı duruş AKP-MHP işgal saldırılarına karşı da gösterilecek ve işgal edilmiş olan alanlar işgalcilerden kurtarılacaktır" dedi. 

PKK Yürütme Komitesi, Rojava Devrimi'nin 10. yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Önümüzdeki 10 yılda devrimin daha çok derinleştirilip yayılacağına olan güçlü inancını ifade eden Komite, "Artık acemilik ve amatörlük dönemi aşıldı, ustalık ve profesyonellik dönemine girildi. İnanıyoruz ki, önümüzdeki dönemde devrim daha çok büyüyecek ve gelişecektir" dedi. 

Daha doğru ve etkin uygulanır

Rojava Devrimi'nin, Kürt Halk Önderi  Abdullah Öcalan’ın Demokratik Modernite kuramının böyle bir kapsamda ve derinlikte uygulandığı ilk alan olduğunu; zaten 1979-1998 döneminde 20 yıl boyunca bizzat yürüttüğü eğitim ve örgütlenme çalışması temelinde hazırlanıp başarıya ulaştığını hatırlatan Komite, "Bu çerçevede bazı hata ve eksiklikler yaşanmış olsa da esas olarak kadın özgürlükçü, ekolojik ve demokratik toplum paradigmasının hayata geçirilmesinde ısrar edildi. Geçen on yılın zengin dersleri de çıkartılarak, önümüzdeki süreçte Apocu paradigmanın daha doğru ve etkin uygulanacağı kesindir" diye kaydetti. 

Demokratik ulus çizgisinde başarılı

Devrimin, geçen 10 yıllık süreçte en çok demokratik ulus çizgisini uygulamada başarılı olduğunu vurgulayan Komite, şöyle devam etti: "Her türlü milliyetçi çatışmanın yaşamı kan gölüne çevirdiği bir bölgede Kuzey-Doğu Suriye halkları, başta Kürtler ve Araplar olmak üzere Asuriler, Süryaniler, Ermeniler, Türkmenler, Çerkesler demokratik ulus çizgisinde bir araya gelerek, birlikte özgür bir yaşamı ve demokratik bir yönetimi ortaya çıkardı. Bunu da her türlü işgalci saldırının, tahrik ve provokasyonun olduğu bir ortamda yaptı."

Aynı zamanda kadın devrimidir

Rojava Devrimi'nin, aynı zamanda Kadın Özgürlük Devrimi olma özelliğine işaret eden Komite, şöyle izah etti: "Belki de ancak yüzyılda yaratılabilecek büyük değişiklikler geçen 10 yılda gerçekleştirildi. Önceki dönemde ev ve aile sınırları dışındaki yaşama neredeyse hiç katılmayan kadın, büyük bir eğitim ve örgütlenme faaliyeti temelinde toplumsal ve siyasal yaşamın her alanına eşit ve de öncü düzeyinde katılır hale geldi. Bilinç ve örgütlülük temelinde özgürleşen kadın, özgür toplumu ve demokratik yönetimi hem yaratan ve hem de güvence altına alan oldu. Kuşkusuz birkaç devrim düzeyindeki gelişmelere rağmen bu alanda hala yapılacak iş ve alınacak mesafe çoktur. İkinci 10 yılda planlı ve örgütlü bir çabayla söz konusu gelişmelerin başarılacağına inanıyoruz."

Devrimin 9 yılı savaşla geçiyor

Kansız başlasa da ikinci yılıyla birlikte çok yönlü ve çok yoğun saldırılara maruz kaldığını; başta DAİŞ, ÖSO ve El Nusra olmak üzere çok sayıda çetenin devrimi boğmak için saldırdığını anımsatan Komite, çete saldırılarının arkasında AKP-MHP yönetiminin açık ve etkin bir biçimde yer aldığını vurguladı. DAİŞ'in Ekim 2017’de Reqa'da yenilmesinden hemen sonra Türk devletinin, Ocak 2018’de saldırı başlatıp Efrîn'i işgal ettiğini hatırlatan Komite, "Dolayısıyla devrimin 9 yılı faşist çete ve AKP-MHP saldırılarına karşı devrimi savunma savaşı içinde geçti" dedi. 

10 binden fazla şehit verildi

Kuzey-Doğu Suriye halkları ve YPG-YPJ'nin 9 yıl boyunca devrimi ve ülkeyi savunmak için 10 binden fazla şehit vererek kahramanca direndiğini vurgulayan Komite, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Direniş, Kuzey-Doğu Suriye sınırlarını da aşarak tüm dünyaya yayıldı ve bir Özgür İnsanlık Direnişi haline geldi. Asya’dan Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanından yüzlerce genç Kuzey-Doğu Suriye’ye gelerek söz konusu direnişe katıldı ve yiğitçe savaşarak şehit düştü. Bu durum Rojava Özgürlük Devrimi'nin enternasyonalist karakterini daha da geliştirmiş ve derinleştirdi."

İşgal edilen alanların kurtarılması

PKK Yürütme Komitesi, şu gerçeklerin altını çizdi: "Kuzey-Doğu Suriye halkları ve güçleri, başta DAİŞ olmak üzere tüm çete saldırılarını Fırat’ın doğusunda yendi ve insanlığı DAİŞ belasından kurtardı. Düzenli orduların bile DAİŞ karşısında duramadığı ve kaçmak durumunda kaldığı bir ortamda Rojava Özgürlük Güçlerinin DAİŞ’i Kobanê’den Reqa’ya uzanan hatta yenilgiye uğratarak toprak hakimiyetine son vermiş olması tarihi öneme sahiptir. Bu durum, Rojava Özgürlük Devrimi'ni muzaffer bir devrim haline getirmiştir. İnanıyoruz ki, aynı duruş AKP-MHP işgal saldırılarına karşı da gösterilecek ve işgal edilmiş olan alanlar işgalcilerden kurtarılacaktır.

Örnek düzeyinden deneyimler var

Kuşkusuz devrimin gerçekleştirmeye çalıştığı komünal yaşamı inşa, demokratik öz yönetimleri geliştirme, demokratik konfederalizm sistemini kurup işletme gibi çabalar da tarihi öneme sahiptir ve herkes için örnek düzeyinde deneyimlerdir. Tüm toplumun, başta kadınlar olmak üzere devrimi ve ülkeyi savunmak için öz savunma eğitim ve örgütlenmesine yönelmesi gerçekten de tarihidir ve büyük heyecan vericidir. İnanıyoruz ki, önümüzdeki dönemde tüm bunların hepsi başarıyla gerçekleşecektir.

Her şey daha yeni başlıyor

Elbette görev bitmedi ve devrim sona ermedi. Tersine her şey daha yeni başlıyor. Yine büyük zorluklar ve engeller ortaya çıkabilecektir. Başta Türk devleti olmak üzere çeşitli güçlerin saldırıları ve yeni işgal tehditleri sürüyor. Bütün bunlar da çok yönlü olmayı, yaratıcı yaklaşmayı ve her bakımdan hazırlıklı bulunmayı gerektiriyor. İnanıyoruz ki, Kuzey-Doğu Suriye halkları ve Özgürlük Güçleri tüm bunların bilinciyle kendilerini eğitip hazırlayacak; her türlü işgal saldırısını anında kırdıkları gibi, tüm inşa görevlerini de başarıyla yürütecek. 
Devrimin 10. yıl dönümünü bir kez daha kutluyor ve selamlıyor; Kuzey-Doğu Suriye halklarına devrimi yayma ve derinleştirme çabalarında üstün başarılar diliyoruz." BEHDİNAN