FEHMİ KATAR / BERLİN

Berlin’in eski tiyatrolarından olan Gorki tiyatrosu seyircileri 26 Ekim günü, Nazi Almanya’sında kamplarda seks kölesi olarak kullanılan kadınları, kadın vücudunun dünden bugüne faşizan politikalar için nasıl işgal edildiğini, nasıl araçsallaştırdığını anlatan “Jedem das Seine” isimli tiyatronun prömiyeri için salonu tıklım tıklım doldurmuşlardı. Oyunun başlamasına dakikalar kala seyirciler 10 dakikalık bir sürpriz ile karşılaştılar. Prömiyerin başlama saatinde ise oyunda olmayan 4 kadın sahnede belirdi: Hito Steryerl, Bilgin Ayata, Heja Netirk ve Anina Jendereyko. Daha önce prömiyeri olan “Jedem das Seine” isimli oyunun yönetmeni ve tiyatro yönetimi ile konuşularak organize edilen  10 dakikalık “Rojava Müdahalesi”nin ana teması “dağlardan başka dostu yoktur” söyleminden ortaya çıkan “O zaman ben de bir dağ olabilirim” kampanyası ve bu kampanya aracılığıyla işgale karşı çıkmak ve Rojava ile dayanışmak.

Kürtler için dağ olalım

Sahnede yer alan kadınlar Almanca ve İngilizce metinler okudular ve metinler sahne arkasındaki ekrana Kürtçe, Almanca ve İngilizce yazılı şekilde yansıtıldı. Bilgin Ayata, Hevrîn Xelef’in katledilişini annesinin dilinden okudu. Oyunculardan Anina da Rojava için Kadın Savunması’nın Türk devletinin Rojava’ya işgal hareketini durdurması, bu işgalin bugüne kadar yarattığı tahribatı ve taleplerini içeren manifestosunu okudu. Heja Netirk de Almanya politikalarının Erdoğan’ı cesaretlendiğine vurgu yaparken, sanatçı Hito Steryerl da okuduğu kendi deklarasyonunda, “Ben dağa dönüşmekte olan bir taşım. Alman Devleti pozisyonunu değiştirene,  o ve kurumlarının benim eserlerimi kendi büyüyen kültürel diplomasisinin bir parçası olarak göstermesini durdurmalarını istiyorum” dedi. Aynı şekilde kendi deklerasyonunu okuyan tiyatro yönetmeni Anina Jendereyko da, “Kürtler için nasıl dağ olabiliriz?” sorusunu sorarak, işgale karşı yapılabilecekleri dile getirdi.