Şırnak Cezaevi’nde önceki gün gerçekleşen açık görüşte kimi tutuklular ve ziyaretlerine giden yakınları, gardiyanların saldırısına maruz kaldı. Saldırıda yaralanan anneler, en çok gözleri önünde darp edilen çocuklarının durumundan endişeli.
Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan tutuklular, önceki yapılan aylık açık görüşte aileleri ile bir araya geldi. Ancak görüş bitiminde tutuklulardan Ayaz Avşar’ın ailesine zafer işareti yapması üzerine yaşanan tartışmada Avşar ile birlikte Osman Beytur ve ismi öğrenilemeyen başka bir tutuklu gardiyanlar tarafından ailelerinin gözü önünde darp edilmeye başlandı. Bu duruma tepki gösteren Avşar’ın annesi Taybet Avşar, Beytur’un annesi Hatice Beytur ile ismi öğrenilemeyen tutuklunun kadın yakını da gardiyanlar tarafından tartaklandı.
Olay sonrası ailelerin bilgilendirmesi üzerine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş’in konu hakkında görüştüğü Cezaevi Müdür Yardımcısı, yaşanan olayı doğruladı. Müdür Yardımcısı, tutuklu ve ailelerini darp eden gardiyanlar arasında bulunan B.T. adlı bir gardiyan hakkında disiplin soruşturması başlatılacağı bilgisini de verdi.
Tutuklu oğlu ile birlikte tartaklanan Taybet Avşar, cezaevinde yaşananları anlattı. Görüş bitiminde tutuklu yakınlarının alkış ve zılgıt çekmesine, oğlunun zafer işareti ile yanıt vermesi üzerine gardiyanların oğlunu darp etmeye başladığını aktaran anne Avşar, “Gardiyanlardan biri oğlumun boğazından tutarak onu yumrukladı. Daha sonra da sırtını duvara vurdu” dedi. Gardiyanların aralarına aldığı oğlunu kurtarmak için eliyle onu tutmaya çalıştığını ancak o esnada başına aldığı bir darbe ile bayıldığını söyleyen anne Avşar, ayıldığında oğlu ve diğer tutukluların koğuşlara götürüldüğünü belirtti.
O anlarda bir gardiyanın ‘Seni bir daha oğlunla görüştürmeyeceğim’ diyerek kendisini tehdit ettiğini de anlatan anne Avşar, oğlu ve diğer tutukluların durumu hakkında endişeli olduğunu ifade etti.
Görüş sırasında oğlu Osman ile birlikte tartaklanan Hatice Beytur da, maruz kaldıkları saldırıya tepki gösterdi. “Gözümüzün önünde çocuklarımız darp edildi” diyen Beytur, tüm tutuklu ailelerine “Tutuklu yakınlarımız üzerindeki baskıyı ve işkenceyi kabul etmeyelim. Onları yalnız bırakmayalım. Bu yapılanlara karşı bütün tutuklu aileler birlik olmalı” dedi.
ŞIRNAK
Bayburt’ta işkence
Şiddetin ve baskının yoğun yaşandığı Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsakların cezaevi yönetimi tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldıkları öğrenildi.
Telefon görüşmesinde tutuklu kardeşi Zeynep Erdem ile konuşan Musa Erdem, tutsakların yaşadıkları sorunları ve baskıları aktardı. Kardeş Erdem’in verdiği bilgilere göre, hasta tutsaklar ve diğer tutsaklar sağlık sorunları yaşadıklarında doktora götürülmüyor. Bütün taleplerin reddedildiği Bayburt Cezaevi’nde, tutsaklar askeri yönlemlere de zorlandığını aktaran Erdem, şu bilgileri paylaştı: “Hastaların hastaneye gitme talepleri ret ediliyor. Hiçbir sağlık tedavisi yapılmıyor. Gece koğuşa baskın yapılıyor. Kandıra cezaevinden gelen müdür tutuklulardan esas duruşta durmalarını, askeri metotları uygulamalarını istiyor. Tutuklulara hakaret ediliyor, en ufak bir itirazda ağır disiplin cezaları uygulanıyor. Tutukluların koğuş değiştirme talepleri görmezlikten geliyor. Mektuplar gönderilmiyor. Telefon görüşmelerinde, açık, kapalı görüşlerde tutuklulara ve ailelerine baskı ve şiddet uyguluyor. Açık görüşlerde süre kısaltılıyor ve gardiyanlar başlarında durarak rahatsız ediyor. Yemek ve diğer ihtiyaçları karşılanmıyor.
Tutuklular ihtiyaçlarını cezaevindeki aşırı yüksek fiyatlardan kantinden almak zorunda kalıyor. Yapılan yazılı itirazlar dilekçeler kabul edilmiyor. Yapılan zamanı belirsiz baskınlar ve askeri içtima zorlamalarıyla psikolojik baskı ve ölüm tehlikesi söz konusudur. Gürüşmecilerin izlenimlerine göre tutuklularda belirgin manevi ve fiziki çöküntü olduğu görülüyor.”
Yazı yazmak da yasak!
Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Mehmet Güleş, bulundukları odalara sürekli baskınlar yapıldığını, not ve yazılarına el konulduğunu belirterek, Kürtçe mektup ve kitapların kendilerine verilmediğini söyledi.
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Mehmet Güleş, tutuklu bulunduğu Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde avukatı Resul Tamur ile görüştü. Görüşmede, cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken Güleş, cezaevi idaresine yazdıkları dilekçelere ya cevap verilmediğini ya da çok geç verildiğini söyledi.
Ani baskınlarla el konuluyor
Bulunduğu odalara sürekli baskınlar yapıldığını ifade eden Güleş, “Süreklileşen ani baskınlarla el yazması yazı, not ve günlüklere el konuluyor. Cezaevindeki ortak sohbet ve kurslar engelleniyor. Cezaevinde OHAL kaldırılmamış gibi uygulamaları sürdürülüyor. Kürtçe mektup ve kitaplar tercüman bulunmadığı bahanesiyle verilmiyor” dedi.
Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açılan davada, haber takibi yaptığı sırada 7 Aralık 2016’da tutuklanan DİHA muhabiri Mehmet Güleş’e gazetecilik faaliyetleri nedeniyle “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verildi. Güleş’e istinat edilen “örgüt üyeliği” suçlamasının hukuki değerlendirmesini yapan mahkeme, Güleş’in KHK ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri olduğunu belirtmiş ve DİHA’nın “Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) Mayıs 2015 tarihli toplantısında tarif olunan ‘Legal Görünümlü İllegal Yapı’ tanımına uygunluk göstermektedir” iddiasında bulunmuştu.
ELAZIĞ
Mersin’de ev baskınları
Mersin’de yapılan ev baskınlarında çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Mersin’de sabah saatlerinde polis birçok eve baskın düzenledi. Alınan bilgilere göre, Akdeniz ilçesine bağlı Güneş Mahallesi’nde birçok eve yapılan baskınlar sonucu aynı evden 4 kardeş olan Abdullah Elçi, Ömer Elçi, Çekdar Elçi, İsmail Elçi’nin yanı sıra Barış Kaya gözaltına alındı.
Baskın sırasında polislerin evlerin kapılarını kırdığı ve ev sahiplerine hakaretler yağdırarak darp ettiği öğrenildi. Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen kişiler, ifade vermek üzere İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.
MERSİN