Cezaevinde 1 Mart’ta açlık grevi eylemine katılan ve tahliyesi ardından evinde sürdüren Naime Çelik, “Avukatların İmralı Adası’na gitmesi açlık grevlerinin ve arkadaşların ödediği bedelin kazanımıdır” dedi.
Tahliyeden sonra da eylemini sürdüren Naime Çelik, devlet tecridin kalktığının garantisini vermediği sürece açlık grevini bırakmayacaklarını söyledi.
DTK Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven, Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle cezaevinde 79. günden sonra Amed’deki evinde sürdürdüğü ve 198. gününde olan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 16 Aralık’tan itibaren Türk cezaevlerinde yayıldı. 16 Aralık’ta 10 cezaevinde başlayan ve 36 tutsağın dahil olduğu ilk grubun eylemi 160, 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan 10 tutsağın eylemi 159, 26 Aralık’ta 13 cezaevinde başlayan 35 tutsağın eylemi de 150. gününde. 2 Ocak’ta bir cezaevinde bir tutsağın başladığı eylem 143, 5 Ocak’ta 26 cezaevinde 100’ü aşkın tutsağın eylemi 140. gününde. 15 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski Milletvekili Selma Irmak’ın eylemi de 129. gününe girdi. 17 Ocak’ta bir cezaevinde 3 tutsak; 27 Ocak’ta bir cezaevinde 5 tutsak; 28 Ocak’ta bir cezaevinde 2 tutsak; 29 Ocak’ta, bir cezaevinde 3 tutsak; 15 Şubat’ta da 8 tutsak daha eyleme katıldı. 1 Mart’tan itibaren ise tüm cezaevleri eyleme dahil oldu. HDP Milletvekilleri Dersim Dağ (3 Mart), Tayip Temel ve Murat Sarısaç (8 Mart) da Amed’de eylemdeler. Ayrıca Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde HDP’li Nasır Yağız, 185; Mexmûr’da İştar Kadın Meclisi Üyesi Fadile Tok, 135; Germiyan’da Herêm Mehmûd, 90 gündür eylemde.
Tahliye olanlar da bırakmadı
Erzincan T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 7 Ocak’ta açlık grevine başlayan Sedat Akın, tahliye edilmesinin ardından eylemini Batman’daki evinde 138. gününde sürdürüyor. Gurbet Ektiren, Bakırköy Cezaevi’nde 15 Ocak’ta başladığı açlık grevi eylemini tahliye olduğu 8 Mart’tan bu yana Mardin’in Derik ilçesindeki evinde; İhsan Sinmiş (56), 1 Mart’ta Silivri Cezaevi’nde başladığı açlık grevini 11 Mart’ta tahliye olduktan sonra İstanbul Küçükçekmece’deki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki Murat Aksin, 15 Mart’ta başladığı eyleme, 25 Mart’ta tahliye edildikten sonra Derik’teki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 Ocak’ta açlık grevine başlayan Mahsun Şen, eylemini tahliye olduğu 17 Nisan’dan sonra Derik’teki evinde; Amed’de HDP binasında açlık grevine başlaması üzerine gözaltına alınıp tutuklanan İsmet Yıldız 29 Mart’ta, Sevican Yaşar 2 Nisan’da, Salih Tekin ve Bilal Özgezer ise 5 Nisan’da tahliye edildikten sonra evlerinde sürdürüyor.
Şimdiye kadar 8 şehit
Almanya’nın Krefeld kentinde 20 Şubat’ta mahkeme önünde bedenini ateşe veren Uğur Şakar, tedavi gördüğü hastanede 22 Mart’ta şehit düştü. Zülküf Gezen (33), 17 Mart’ta Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde; Ayten Beçet (24), 23 Mart’ta Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Zehra Sağlam (23), 24 Mart’ta Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde; Medya Çınar (24), 25 Mart’ta Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde; Yonca Akici, 9 Mart’ta Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Siraç Yüksek, 2 Nisan’da Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde; Mahsum Pamay ise 5 Nisan’da Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde şehadete ulaştı.
Birinci ölüm orucu grubu
PKK ve PAJK’lı tutsaklardan Nesrin Akgül, Şükran Aydın, Zozan Çiçek (Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi), Ardıl Çeşme, Aslı Doğan (Gebze Kadın Kapalı Cezaevi), Ahmet Anığı, Özhan Ceyhan, Vedat Özağar, İhsan Bulut, Erol Cengiz (Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi), Ergin Akhan, Enver Durmaz, Ahmet Topkaya, Abdulhalik Kaplan ve Ferhat Turgay (Diyarbakır D Tipi Cezaevi) tecridin kırılması amacıyla sürdürdükleri açlık grevini bir üst aşamaya çıkararak, 30 Nisan’dan itibaren ölüm orucuna da başladı.
İkinci ölüm orucu grubu
PKK ve PAJK’lı tutsaklar, Türk devletinin tecritteki ısrarına karşı ikinci bir ölüm orucu grubuyla direnişi yükseltti. 30 Nisan’dan beri 15 tutsağın sürdürdüğü ölüm orucu eylemine 10 Mayıs’tan itibaren 15 tutsak daha dahil oldu. Kandıra Cezaevi’nden Yaşar Cinbaş, Muhammed İnal, Diyadin Akdemir, Engin Kahraman; Bolu F Cezaevi’nden İbrahim Doğan, Ahmet Emin Eren, Mustafa Taştan; Patnos Cezaevi’nden Sena Efe, Burhan Şık, Faysal Atak, Şefik Kayhan; Tekirdağ 1 Nolu Cezaevi’nden Reşat Özdil; Tekirdağ 2 Nolu Cezaevi’nden Zeki Bayhan, Yılmaz Yıldız; Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden Sait Öztürk eylemlerini ölüm orucuna dönüştürdü.
Tahliyeden sonra evinde
Cezaevinden tahliye edildikten sonra açlık grevi eylemini evinde sürdürenlerden biri de Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde 1 Mart’tan itibaren süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine dahil olan ve 28 Mart’ta tahliye edilen Naime Çelik. Çelik, 2 yıl 6 ay tutsak bulunduğu cezaevinden tahliye edildikten sonra Bağlar ilçesinde bulunan Muradiye Mahallesi’ndeki evinde eylemini sürdürüyor.
Açlık grevinin 28 gününü cezaevinde geçiren Çelik, ”Bir duvara dokunduğumda benden önce orada olanları hissedebiliyordum. Cezaevi duvarları geçmiş yaşamın çığlıklarını atıyordu. Benden önce de oradaki insanlar greve girmişti. Bedel ödemişti. Cezaevindeyken bizden önceki direnişleri hissedebiliyorduk” dedi.
Gücümü fedailerden alıyordum
Sağlık sorunlarının artarak devam ettiğini anlatan Çelik, şöyle devam etti: “Açlık grevinde olan bir beden ne kadar iyi olabilirse o kadar iyiyim. Moral olarak iyiyim, moralim çok yüksek. Ayakta durabilmenin, gülebilmenin en büyük kaynağı moraldir. Bizler her gün kendi canımızdan parçaları toprağa verdik. Cenazelerine dahi gidemedik, dokunamadık bile uzaktan sadece seyrettik. Ölüme alışılmaz ama ölüme anlam biçmeyi öğrendik. Onlar hayalleri ile gittiler. Hayallerini biz omuzladık ve sırtımıza aldık. Kendini bir halk için feda etmek kolay bir şey değildir. Ruhları, bedenleri çok genç arkadaşlardı ama hayalleri, düşünceleri büyüktü. O gençler yaşasaydı çok farklı şeyler yaratabileceklerdi. Bir ülke seslerini duysun diye kendilerini feda etti. Tüm gücümü,eylem yapan, açlık grevinde olan yoldaşlarımdan alıyorum.”
Tecrit kırılınca bırakırız
Amaçlarının Öcalan üzerindeki tecridin kalkması olduğunu hatırlatan Çelik, avukatları ile 8 yıl aradan sonra yaptığı görüşmenin kendileri açısından büyük bir kazanım olduğuna dikkat çekti. Çelik, son olarak şunları ifade etti: “Avukatların İmralı Adası’na gitmesi açlık grevlerinin ve arkadaşlarımızın ödediği bedelin kazanımıydı. Grevler bizim inisiyatifimize bırakıldı. Greve girerken söylediğimiz şeylerin arkasındayız. Devlet tecridin kalktığının garantisini vermediği sürece açlık grevini bırakmayacağız. Tecrit kırılacak, kırıldıktan sonra grevi bırakacağız.”
AMED