TBM Diyarbakır Girişimi’nin 24 Şubat'ta Amed'de düzenlediği "Niçin barış, nasıl bir barış, kimin için barış?" çalıştayının sonuç bildirgesi açıklandı. İHD Diyarbakır Şubesi Vedat Aydın Toplantı Salonu'nda yapılan basın toplantısına Diyarbakır Barış Girişimi sekretarya üyeleri Mehmet Emin Güler, Şemsettin Koç, Yılmaz Turgut ve Gafur Turkay katıldı. Bildirgede, AKP Hükümeti ile Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan arasında başlatılan görüşmelerin, sorunun çözümü için olumlu bir havanın doğmasına yol açarak çözüm imkanı sunduğu belirtilirken, “Bu görüşmeler desteklenmeli, görüşmeler kurumsallaşmalı ve müzakerelerin her koşulda devamı sağlanmalıdır” dendi. Görüşmelerin sağlıklı bir zeminde yürümesi için en kısa sürede bir çatışmasızlık ortamının yaratılması gerektiği belirtilen bildirgede, şu ifadelere yer verildi: “Taraflar, karşılıklı adımlarla sürecin ilerlemesini kolaylaştırmalıdır. Bu bağlamda KCK davası çerçevesinde tutuklananlar ile PKK’nin elinde tuttuğu kişilerin serbest bırakılması, süreci olumlu etkileyecektir.”


Anayasal değişiklik ve reformlar

Tarafların, çözüm için toplumsal hassasiyetleri dikkate almaları ve süreci akamete uğratacak tavırlardan özenle kaçınmaları istenirken, Fırat’ın doğusu ve batısındaki barış algısının ortaklaştırılması için gayret sarf edilmesi, toplumsal uzlaşmaya hizmet edecek bir barış dili kullanılmasına özen gösterilmesi gerektiği ifade edildi. Tüm toplumsal aktörlerin sürece katılmalarını sağlayacak siyasi mekanizmalar açık tutulması ve iletişim kanallarının çoğaltılması gereğine dikkat çekilirken, “Barış görüşmelerinde tarafların eşit koşullarda diyalog ve müzakereleri yürütebilmesi için Sayın Abdullah Öcalan’ın güvenlik, sağlık ve özgürlük koşullarının iyileştirilmesi gerekir” denildi.

'Silahsızlandırma' çözüm değil

Kürt sorunun çözümünde Türkiye’nin kendi özgün çözüm modelinin bulması gerektiği belirtilirken, sürece sadece “silahsızlandırma hedefi” ile yaklaşılmasının sorunları çözmeyeceğine dikkat çekildi. Bildirgede, “Kürt meselesinin altında yatan sorun alanlarına yönelik anayasal düzenlemeler başta olmak üzere hukuki, siyasi ve kültürel reform programları yürütülmelidir” vurgusu yapıldı.
Tarafların olabilecek provakatif eylemleri açığa çıkaracak kararlı bir irade göstermeleri gerektiği ifade edilen bildirgede “Kendi içinde toplumsal barışı sağlayamayan, Kürt meselesini çözemeyen bir Türkiye’nin, Suriye’ye, Ortadoğu’ya demokrasi ve barışı ihraç etme şansı yoktur. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti Suriye’deki Kürt oluşumuna düşmanca bir tutum sergilemekten vazgeçmeli, dostane ilişkiler geliştirmelidir” denildi.
Çalıştayda tüm katılımcıların Kürt meselesinin çatışma, güvenlikçi bakış açısı ve savaş politikaları ile değil, siyaset alanında diyalog, müzakere ve uzlaşma ile çözülebileceği yönünde hemfikir oldukları belirtilerek, sorunun demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü ve barışçıl temelde çözülmesi için her kesimin çaba sarf etmesi gerektiği ifade edildi.

Barışa omuz verin

Bildirgenin sonunda Türkiye Barış Meclisinin farklı görüşlerden akademi, medya, edebiyat ve sanat dünyasından katılımcılar ve STK’lerle “ Barışa Omuz Veriyoruz” adıyla başlattığı imza kampanyasına tüm çevrelerden aktif katılım sağlanması çağrısı da yapıldı.

DİHA/AMED




Kürt hükümetinden destek

Federal Kürdistan Bölgesi Hükümet Sözcüsü Safin Dizai, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmeye destek vererek, "Üzerimize düşeni yapmaya hazırız" dedi.
Hükümet Sözcüsü Dizai, İmralı'da başlatılan süreç kapsamında BDP milletvekillerinin Abdullah Öcalan ile görüşmesinin çok önemli olduğunu belirterek, "Bu sorunun çözülmesi için Irak Kürdistan yönetimi olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız" dedi. Dizai, PKK'nin elinde bulunan esirlerin serbest bırakılması konusunda ise "Şimdiye kadar bu yönde bir talep bize gelmedi, ancak bu konuda üzerimize düşeni yapmaya hazarız. Onların ailelerine kavuşturulması en büyük temennimizdir" diye konuştu. Dizai, şunları söyledi: "Çözümün diyalog ve müzakerede olduğunu, sorunun siyasi olduğunu siyasi liderlerimiz defalarca dile getirdi. Sorunun çözümü için başlatılan süreçte çok önemli bir aşamaya gelindi. İki tarafında sorunun çözümü için iyi niyetli olduğu görünüyor. Bu sorunun çözülmesini istemeyenler, karşı olanlar ve provokasyon yapmak isteyenlere karşı dikkatli olunmalıdır." Safin Dizai, Türkiye'nin barış ortamına, birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini de kaydederek, "Irak Kürdistan yönetimi olarak bu sorunun çözümü için atılan adımlara destek veriyoruz. Bu konuda bizim üzerimize düşen ne varsa yerine getirmeye hazırız" şeklinde konuştu.