Mersin’de 13 gündür gözaltında açlık grevinde bulunan yüzde 80 engelli PSAKD üyesi Haydar Yıldırım’ın avukatı Günay Dağ, müvekkillinin işkence altında olduğunu söyledi. Mersin’deki işkence izleri fotoğrafları da yansıdı.

Mersin’de 21 Ocak’ta yapılan ev baskınlarında aralarında Mersin Halklar Derneği ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) üyelerinin de bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı. Gözaltında bulunanlar açlık grevi başlatırken, İl Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde ve sağlık kontrolleri esnasında darp ve işkenceye maruz kaldıkları belirtildi. Gözaltında olan PSAKD üyesi Haydar Yıldırım’ın, yüzde 80 iş göremez raporu olduğu belirten avukatı Günay Dağ, sistematik bir işkencenin uygulandığını söyledi. 

Savcının umurunda değil


Avukat Dağ, şunları söyledi: “Müvekkillerimiz fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kalmaktadır. Sürekli darp ediliyorlar. Sürekli fiziksel saldırıya uğruyorlar. Müvekkillerimiz bu durumu protesto etmek için açlık grevine girdiler. Açlık grevinde olmaları nedeniyle kendilerine yasal olarak verilmesi gereken su, tuz ve şeker gibi temel ihtiyaçların karşılanmadığını belirtiler. Bu nedenle ciddi sorunlar yaşıyorlar. Müvekkillerimizden Seval Aracı bu nedenle ağır halsizlik, baş dönmesi mide bulantısı gibi sorunlar yaşadı. Seval Aracı dün de bir kanama geçirdi. Müvekkillerimizin işkence gördükleri doktor raporları ile de belgelenmiş durumda. Ancak buna rağmen Mersin Cumhuriyet Savcılığı bu yöndeki taleplerimize kulaklarını tıkamış durumda. Müvekkillerimizin şeker, su ve tuz gibi ihtiyaçlarının karşılanmasını da kolluğun insafına bırakmış durumda. Müvekkillerimizin maruz kaldıkları tüm uygulamaların işkence olduğunu belirttik. Yaşadıklarının kanundaki işkence suçunu oluşturduğunu ilettik savcılığa ancak savcılık ve kolluğun keyfi tutumu ile işkence halen devam etmekte.” 

Gözaltında tutulan Haydar Yıldırım’ın İstanbul’da ikamet ettiğini ve Mersin’de bir taziye nedeniyle bulunduğunu aktaran Dağ, Yıldırım’ın hakkında gözaltı kararı olmaksızın tesadüf eseri gözaltında olduğunu belirtti. Yıldırım’ın daha önce ölüm orucu eylemlerinde yer aldığını ve bu nedenle sağlık sorunları yaşadığını kaydeden Dağ, şöyle devam etti: “Haydar Yıldırım ağır fiziksel ve psikolojik engeli bulunmakta. Gözaltında tutulması bile hukuken mümkün olmayan birisi. Buna rağmen günlerdir kendisi hukuksuz bir şekilde gözaltında tutuluyor. İşkenceye maruz bırakılıyor. Açlık grevinde. Bu da işkenceyi katmerleştiriyor.”

İşkence fotoğraflara yansıdı


Gözaltında tutulan Seval Aracı’nın kolunda ve Haydar Yıldırım’ın gözündeki morluk fotoğraflara net bir şekilde yansıyor. 

İşkence iddialarına dair Halkın Hukuk Barosu avukatlarından Günay Dağ ve avukat Sebahat Gençtarih Cebe, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun yapıldığı dilekçede müvekkilleri Haydar Yıldırım, Seval Arıcı, Gülbeyaz Karaer, Melek Güçlü Sancak, Merih Cengiz, Erkan Konukçu, Dilan Ekin, Aytaç Asan, Onur Can Kaplan ve Uğur Kan’ın 12 gündür gözaltında tutulduğu hatırlatıldı. 

Müvekkillerin ilk günden bu yana işkenceye maruz kaldıkları belirtilen dilekçede, “Fiziksel işkence sonucu vücutlarında oluşan izler tarafımızca da gözlemlenmiş olup buna ilişkin fotoğraflar ekte sunulmuştur. Buna göre müvekkillerden Seval Aracı’nın her iki kol bileğinde ve gözünde darp sunucu oluştuğu değerlendirilen yaygın moruklar bulunmaktadır. Yine müvekkillerden Haydar Yıldırım’ın sol göz çevresinde ve vücudunun muhtelif yerlerinde morluklar bulunmaktadır. Toros Devlet Hastanesi’nde ters kelepçe takılmaya çalışılmış, buna itiraz eden müvekkiller çevik kuvvet polisleri tarafından dövülmüş, maruz kaldıkları işkencelerden dolayı müvekkillerden Melek Güçlü Sancak ve Haydar Yıldırım baygınlık geçirmiştir. Haydar Yıldırım, yaşadığı sağlık sorununa bağlı kriz-atak geçirmiş, yarı baygın halde çevik kuvvet otobüsüne fırlatılıp atılmıştır. Müvekkillerin anlattığı bütün bu olaylar Toros Devlet Hastanesi koridorlarında ve hastane acil girişinde bulunan güvenlik kameraları önünde cereyan etmiştir. Bu nedenle, işkence olayının aydınlatılması bakımından 31.1.2017 tarihli söz konusu kamera görüntülerinin celbi zorunludur” denildi.

Irkçı müzikler dinletildi

Dilekçede, gözaltında tutuldukları tüm süre boyunca gece geç saatlere kadar yüksek sesle ırkçı müzikler dinletilmek suretiyle fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kaldıkları eklendi.  


 MERSİN