ELİF SONZAMANCI esonzamanci@gmail.com Sosyal medyada bir video dolaşıyordu, merak edip baktım. Almanya’da AKP’li bir sandık görevlisi seçmenleri sandığa çağırıyor. (Bu arada dağıttığı hediyelerinden dolayı şer odaklarının -yani AKP’li olmayan herkes- kendilerini haramzade olarak nitelendirdiğini söylüyor. Oy kullandıktan sonra AKP’lilerin seçmenlerine hediye dağıttığı birçok alanda fotoğraflanmıştı. Oyunu AKP’ye verenlere hediyeler dağıtılıyor. Bu paranın kaynağı da doğrusu merak konusu.) Sandık görevlisi herkesi provokasyonlara gelmemeleri için uyarıyor ve gözlemlerini aktarıyor. İyi Parti, Saadet Partisi ve CHP seçmenlerinin Demirtaş’a oy verdiğini, Demirtaş’ın kazanmasını sağlayarak, amaçlarının ülkeyi karıştırmak olduğunu söylüyor ve devam ediyor: “Konsoloslukların içi ateş çemberi olmuş. Hangisi İyi Parti, hangisi HDP, CHP, PKK seçemeyecek durumdayız... Bunların hepsini bir arada görmek beni çok kaygılandırdı.” Yine vatan, millet, Sakarya, yine şer odakları, yine ‘her şey elden gidiyor’ muhabbeti. Zaten AKP’nin seçmenlerine sunacağı başka bir argüman da kalmadı. Ne savaş tamtamları, ne de milliyetçi duyguları galeyana getirmek maksatlı girişilen manipülatif eylemler karşılık bulmadı. Seçimlere yönelik oluşan dayanışma ise onları çileden çıkarmış durumda. Bu nedenle seçmenlere sunulan tek şey ‘rüşvet’. Birçok alanda dağıtılan hediyeler (!) kuşkusuz motivasyon amaçlı. Alman gazetelerinden Handelsblatt da meseleye parmak basarak, ülkenin durumunu sıraladığı yorumunda Erdoğan’ın halka vereceği bir şeyin kalmadığını yazmış. Artık bu gerçeği gören AKP de farklı yöntemlere başvurarak mevcut seçmenini korumaya çalışıyor. *** Oy kullanma sürecinde bütün gözler en çok seçmen barındıran ülke Almanya’daydı. Almanya seçim sürecinin sükûnet içerisinde geçmesini talep etti. Fakat oy verme işlemleri devam ederken Berlin’de sabaha karşı NAW-DEM binasının kapısı kırılarak arama yapıldı, yöneticilerinin evlerine baskın düzenlendi. Elbette bu baskınları devam eden seçim sürecinden bağımsız ele almak mümkün değil. Erdoğan’a yönelik getirilen seçim yasağı sebebiyle, bir dengeleme politikası yürütmek isteyen Almanya, Kürtlere yönelik kriminalize çabalarından ödün vermeden ilerliyor. *** Coşku ve enerji ile 7 Haziran tarihinde başlayan oy verme işlemi, 19 Haziran Salı akşamı sona erdi. Yurtdışında kayıtlı 3 milyonun üzerinde seçmen bulunuyordu. Almanya'daki 1 milyon 443 bin civarındaki seçmenin ise yaklaşık 718 bini sandık başına gitti. Genel katılım 1 Kasım’daki yüz 40’ı aşarak yüzde 50’lere yaklaştı. Oylar 24 Haziran tarihinde genel oylarla birlikte sayılacak. Yurtdışında seçimlerin sona ermesinin ardından gözler seçimlerin yapılacağı gün olan 24 Haziran tarihine çevrildi. 24 Haziran seçimleri bir kurtuluştan ziyade, önemli bir dönemeç olacak. Sandıklardan çıkacak sonuçlara göre, demokratikleşmeye doğru, demokratik bir toplum inşası, ya da faşizmin kurumsallaşması gerçekleşecek. Burada HDP’nin meclise girmesi ise kilit önemde. Daha güçlü, birleşik bir muhalefet cephesi ile faşizmin önüne duvarlar örülmesi daha da kolaylaşacaktır. O nedenle. “Korkma bağır, olmadı Hızır'ı çağır, Hızır senin kalbindedir.“