
ABD ve Rusya’nın devlet başkanlarının 28 Eylül Pazartesi günü başlayacak Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında ikili görüşme yapacağı duyuruldu. Beyaz Saray görüşme öncesi yaptığı açıklamada Suriye konusunun ikili görüşmenin 'en önemli konusu olmayacağını' duyurdu. Beyaz Saray, Obama'nın gündemindeki en önemli konunun Ukrayna'nın doğusundaki gelişmeler olduğunu söyledi. Buna karşın Obama’nın Putin’i 60 ülkenin dahil olduğu DAİŞ’le mücadelede koalisyona davet edeceğinin açıklanması ise dikkat çekti. Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov ise Ukrayna konusunun bir saat sürmesi planlanan görüşmede 'eğer vakit kalırsa' gündeme geleceğini açıkladı.
Putin 10 yıl sonra zirveye katılıyor
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 10 yıl sonra ilk kez bir BM Genel Kurulu’na katılacak ve ABD Başkanı Obama’yla aynı gün genel kurula hitap edecek. Rusya son on yıldır bu toplantılarda devlet başkanı düzeyinde temsil edilmiyordu. Öte yandan ABD Dışişleri Bakan John Kerry de BM Genel Kurulu’nda Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile bir görüşme yapacak.
Zamanlama önemli
Başkanlar ile bakanlar, Rusya’nın Suriye’deki askeri üslerini güçlendirdiği ve sahada ABD ile askeri koordinasyon üzerinde mutabakata vardığı bir dönemde bir araya gelecekler. Gözlemcilere göre, Putin’in Lazkiye merkezli olarak, kara hedeflerine yönelik ve ayrıca gelişmiş savaş uçaklarından oluşan 24 uçağı yerleştirilmesi, 12’şer füzelik en az üç hava savunma sistemini bunlara ek olarak Suriye’ye yığılması ve 2000 bin Rus askerin bölgeye gönderilmesi kararı Suriye’deki tüm denklemi değiştirecek nitelikte. Zirve öncesinde Rusya’nın Suriye’de DAİŞ üslerini vurmaya başladığına dair haberler de çıkmıştı. ABD de bir yıldan uzun süredir Suriye'deki DAİŞ mevzilerini bombalıyor ve sahadaki grupları da çete örgütle mücadele için destekliyor. Bunu yaparken de rejim ordusu dahil sahadaki diğer güçlerle ise herhangi bir temasa girmekten kaçınıyor. Esad rejime karşı açık bir tavır da almıyor.
Zirveden uzlaşma çıkar mı?
Esad’ın hemen görevi bırakması talebinden geri adım atan Washington’ın Rusya’nın politikalarına yaklaşması görüşmede uzlaşma sağlanacağına dair umutları artırıyor. Zira farklı görüşlere rağmen zirve öncesi iki ülke Suriye'de askeri alanda koordinasyon sağlama konusunda uzlaştı. Hem Rusya hem de ABD, DAİŞ'in Suriye'de geriletilmesi ve uzun vadede bölgeden çıkartılması konusunda hemfikir. Uzmanlar bu fikir birliğinin uzun vadede iki ülkenin Suriye konusunda daha kapsamlı bir işbirliğini beraberinde getirebileceğini belirtiyor.
Putin Esad da katılsın istiyor
Obama'nın Putin'e "DAİŞ'le mücadele koalisyonuna katılın" daveti yapacağının açıklanması da şimdiden bu uğurda atılacak önemli bir adım görülüyor. Rusya ise Suriye rejiminin de ABD öncülüğündeki uluslar arası DAİŞ ile mücadele koalisyonuna dahil edilmesini istiyor. Son günlerde ABD, İngiltere ve Almanya'dan gelen "Esad'la da görüşülmeli" içerikli açıklamalar da Rusya'nın önerisinin ikili görüşmede daha kapsamlı ele alınacağına işaret ediyor.
Erdoğan da ağız değiştirdi
Çarşamba günü Moskova’ya günü birlik bir ziyarette bulunan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan da Putin ile görüştükten sonra şimdiye kadar ki söylemlerinden "u dönüşü" yaparak, "Esad'lı bir geçiş dönemi de olabilir" demişti. Erdoğan ayrıca BM Genel Kurulu’nda ABD, Rusya ve Türkiye’nin dışişleri bakanlarının üçlü çalışma yapacağını da açıklamıştı. Erdoğan, bu çalışmalara zamanla Suudi Arabistan, İran, Ürdün ve Katar’ın da katılabileceğini eklemişti.
Barack Obama Davutoğlu ile görüşmeyecek
Erdoğan bu yıl Genel Kurul'a katılmıyor. Türkiye teamül gereği sırayla başbakan ve cumhurbaşkanı düzeyinde temsil ediliyor. Bu yıl Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu gidiyor. Davutoğlu, New York’ta Obama ile birebir görüşme yapmayacak. Obama, bir süredir ne Erdoğan'la ne de Davutoğlu'yla görüşüyor. Bu kararda müttefiklerin Suriye politikası nedeniyle ters düşmesinin payı büyük.
Türkiye'nin politikası iflas etti
ABD ile YPG ve Kürtlere yaklaşım konusunda başından beri farklı görüşlere sahip olan Türk devleti (Erdoğan ya da Davutoğlu) Esad'ın Suriye'nin geleceğindeki varlığı konusunda ise Erdoğan'ın ifşa ettiği üzere geri adım attı. Son gelişmeler ve müttefiklerinden gelen açıklamalar Türkiye'nin dış politikasında özellikle de Kürt ve Suriye politikasında bir kez daha çuvalladığına işaret ediyor. Gözlemcilere göre Türkiye’nin Rojava'yı işgal hayaliyle talep ettiği 'tampon bölge' ile YPG'ye destek verilmesini engelleme girişimleri de Rusya ve ABD'nin olası yakın işbirliğiyle tümüyle imkansız hale gelecek.
HABER MERKEZİ