BM uzmanlarına Şam yakınlarında yürüttükleri incelemenin ilk gününde ateş açıldı. Heyetin açıklayacağı rapor Suriye’de bir çok dengenin değişmesine neden olabilecek nitelikte görülürken; ABD, İngiltere ve Fransa askeri müdahale seçeneğini daha yüksek tonda dile getiriyor. Rusya ise BM soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek Batılı liderleri soğukkanlı olmaya davet etti. Esad da ABD’ye Vietnam’daki ağır yenilgisini hatırlatarak “Bu savaşı da kaybedeceksin” diyerek gözdağı verdi.


‘Gerekirse BM’siz yaparız’

İngiltere Dışişleri Bakanı, “Esad üzerinde diplomatik baskı işe yaramıyor. BM Konseyi’nden karar çıkmadan müdahale yapabiliriz” diyerek askeri müdahale seçeneğinin vaktinin geldiğini ima etti.
İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Esad yönetimi üzerinde diplomatik baskının işe yaramadığını söyledi. Hague’in bu sözleri, Birleşmiş Milletler uzmanlarının kimyasal silah kullanıldığı iddialarını araştırmaya başlamasına rastladı. Dün BBC’ye mülakat veren William Hague, İngiltere’nin seçenekleri değerlendirdiğini ve BM’in oybirliğiyle desteği olmaksızın tepki vermenin mümkün olduğunu söyledi. Hague, Suriye konusunda ikiye bölünmüş olan BM Güvenlik Konseyi’nin “sorumluluklarını üstlenmediğini ve Konsey’den oybirliğiyle çıkacak bir karar olmaksızın Suriye’ye müdahale etmenin mümkün olabileceğini” belirtti. İngiltere Dışişleri Bakanı, atacakları herhangi bir adımın “uluslararası hukuka uygun olacağını“ da savundu.

‘İki hafta içinde olabilir’

Hague’in açıklamaları, Independent gazetesinin “Suriye’ye iki hafta içinde müdahale olabilir” haberiyle birleşince tüm dünyanın gözü Suriye’ye çevrildi. Oliver Wright imzalı haberde, İngiltere ve ABD’nin iki hafta içinde , Suriye’ye askeri müdahale planladıkları iddia edildi. Independent, İngiltere Başbakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haberde, Batılı güçlerin BM desteğini almaya çalışacaklarını ancak bu gerçekleşmezse, Suriye’ye tek yanlı olarak da saldırı olasılığına hazırlandıklarını yazdı. Habere göre askeri harekat seçeneği, İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ile ABD Başkanı Obama arasında Cumartesi günü 40 dakika süren telefon görüşmesi sırasında, Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande ile de Pazar günü görüşüldü. Washington’un Akdeniz’deki donanma güçlerini yeniden konumlandırarak buradaki varlığını güçlendirdiğine atıfta bulunan Independent, herhangi bir müdahalenin “donanmadan düzenlenecek füze saldırısı şeklinde olmasının muhtemel olduğunu” yazdı.

Tüm seçenekler masada

Fransa ise Suriye’ye yönelik askeri müdahale hakkında henüz bir karar alımadığını ancak tüm opsiyonların masada olduğunu belirtti. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Europe 1 radyosuna yaptığı açıklamada, “Orantılı bir tepki verilmesi gerekir... Birkaç gün içinde nasıl bir tepki verilmesi gerektiği kararlaştırılacak” dedi. Fabius, tüm seçeneklerin masada olduğunu, değerlendirilmeyen tek seçeneğin ise “bir şey yapmamak olduğunu” belirtti. Fransa Başbakanı Jean-Marc Ayrault de kimyasal silah iddialarının BM tarafından ‘hızlıca’ soruşturularak, ‘acil bir karar’ alınması gerektiğini söyledi. Ayrault, Cumhurbaşkanı Francois Hollande’ın ABD Başkanı Barack Obama, İngiltere Başbakanı David Cameron, Kanada Başbakanı Kevin Rudd ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile konu ile görüştüğünü de aktardı.

ABD karar aşamasında

Suriye’deki iç savaş boyunca askeri müdahale seçeneğini sürekli reddeden Obama yönetimi ise kimyasal silah kullanıldığına yönelik iddiaların artmasının ardından opsiyonlarını gözden geçiriyor. Obama, atılacak adımlar için istihbarat birimlerini harekete geçirirken, Beyaz Saray, müttefik ülkelerle atılabilecek adımların üzerinde değerlendirme yapıldığını açıkladı. Obama’nın danışmanlarıyla yaptığı toplantının ardından konuşan ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, “Başkan isterse ordumuz askeri müdahaleye hazır” demişti.

Kerry’den telefon diplomasisi

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de çeşitli ülkelerden dışişleri bakanlarına telefonla bilgi verdi. Alınan bilgiye göre Kerry, Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı konusunda fazla şüpheleri bulunmadığını bildirdi.

Rusya endişeli

Kerry’in aradığı bakanlardan Rusya’nın Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise ABD’nin olası askeri müdahalesi konusunda Moskova’nın derin kaygı içinde olduğunu söyleyerek Kerry’e soğukkanlı olunması çağrısında bulundu. Lavrov böyle bir ortamda Şam üzerinde baskı yapılmasından uzak durulması, provokasyonlara yer verilmemesi ve BM uzmanlarının titiz ve tarafsız bir soruşturma yürütmesi için normal koşulların oluşturulması yönünde çaba gösterilmesini istedi.
 
Heyetin raporu beklenmeli

Sözcüsü Alexander Lukaseviç de Batılı ülkelerden “BM denetim heyetininin incelemesinden çıkacak sonuçları beklemelerini” istedi. Lukaseviç, “kimyasal silah iddiası üzerinde hemen sonuca varmaya çalışarak trajedik hatalar yapılmaması için tüm ülkeleri sağduyulu olmaya” çağırdı.

Türkiye dünden hazır

Türkiye ise zaten başından beri Suriye’ye asker gönderilmesinden yana. Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Milliyet gazetesinden Fikret Bila’ya verdiği mülakatta öncelikle BM kararlarıyla, uluslararası toplumla birlikte hareket etmeyi planladıklarını, ancak böyle bir karar çıkmazsa, Türkiye’nin Suriye’ye karşı diğer seçenekleri değerlendiren koalisyon içinde yer alacağını söyledi.

Para Körfez’den sevk Türkiye’den

Öte yandan muhaliflere yönelik askeri yardımlar da giderek artan şekilde devam ediyor. Bunda Hizbullah’ın da Suriye’deki iç savaşa dahil olarak Esad’ın yanında savaşmasıyla psikolojik ve askeri üstünlüğün Suriye ordusuna geçmesinin de etkisi olduğu belirtiliyor. En son Suriye’deki muhaliflere Türkiye üzerinden tam 400 ton ağırlığında cephane yardımı gönderildiği iddiaları gündeme geldi. Reuters’ın haberinde muhalifler, iki yıldır tek seferde kendilerine yapılan en büyük silah sevkiyatının Türkiye üzerinden gönderildiği iddia etti. Yardımları Körfez ülkelerinin finanse ettiği belirtildi. Reuters’a konuşan muhalif Muhammed Salam, Hatay’dan sevk edilen silah dolu 20 römorkun karargahlara dağıtıldığını anlattı.

Suriye masaya yatırıldı

Dün tüm gün Suriye’ye yönelik olası bir askeri müdahalenin koşulları ve yapılması halinde Ortadoğu’ya yönelik etkileri medyanın gündemine gelirken ABD ve diğer ülkelerden genelkurmay başkanları Ürdün’de buluşarak olası seçenekleri masaya yatırdı. Dün başkent Amman’da yapılan toplantıya; ABD, İngiltere, Fransa, Kanada, Almanya, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ın genelkurmay başkanları ile askeri yetkilileri katıldı.   
 

HABER MERKEZİ




BM heyetine ateş açıldı

Birleşmiş Milletler’in (BM) kimyasal silah iddiasını incelemek için Şam’a gönderdiği uzman heyetin önce kaldığı otel ardından konvoyu saldırıya uğradı. İki saldırıdan da şans eseri yara almadan kurtulan denetçiler olağanüstü güvenlik önlemleri altında incelemelerine başladı.

Önce otellerine havan atıldı

BM uzmanlarının kaldığı Şam merkezdeki Four Seasons otelinin yanına sabah saatlerinde iki havan topu mermisi düştüğü bildirildi. Suriyeli yetkililer, “saldırının muhalifler tarafından yapıldığını” öne sürerken, SANA haber ajansı 3 kişinin yaralandığını bildirdi. Ancak yaralananlar arasında uzmanlar yoktu. Zira uzman heyet, saldırıdan çok kısa bir süre önce altı araçlık konvoyla otelden ayrılmıştı. BM’nin mavi renkli vücut zırhını giyen heyet üyeleri, güvenlik güçleri ve bir ambulans eşliğinde Şam’ın dışındaki Batı Guta’ya gitmek üzere yola çıktı.


Ardından konvoyları vuruldu
Ancak BM konvoyunun yolda da keskin nişancıların ateşine maruz kaldığı ortaya çıktı. BM Genel Sekreterliği sözcülüğü olayı doğrularken, “Heyete birden fazla kez ateş açıldı” dedi. BM’den yapılan açıklamaya göre, ekip güvenli bir bölgeye götürüldü ve yedek araç kendilerine ulaştığında incelemeleri yürüttükleri yere geri döndü.

Kimyasal inceleme başladı
Uzmanların Muaddamiyet eş Şam bölgesindeki sahra hastanesinde sağlık ekipleri ve kimyasal gazdan etkilendikleri belirtilen sivillerle görüşme yaptığı bildirildi. Denetçiler, bölgeden laboratuvarda incelenmek üzere toprak, kan ve doku örnekleri de toplayacak. BM heyetinin raporu oldukça önem taşıyor. Zira ABD ile müttefikleri, ‘kırmızı çizgi’ olarak gördükleri kimyasal silah kullanıldığının ortaya çıkması halinde ortak askeri harekat başlatmaya hazır olduklarını belirtiyor.

Esad: Girersen çıkamazsın!
Şam’da altı gün önce yaşanan saldırıda 300’ü aşkın kişinin öldüğü tahmin ediliyor. Ancak savaşan taraflar suçlamaları karşılıklı olarak reddediyor. Uzun bir süredir basına konuşmayan Beşar Esad da ordusunun kimyasal silahla kullandığına yönelik suçlamalar karşısında sessizliğini bozarak ABD’nin müdahale tehdidine yanıt verdi. Rus bir gazetenin muhabirlerine konuşan Esad, Batılı ülkelerin kimyasal silah kullandıklarına yönelik iddialarını reddetti ve bu iddiaların politik amaçlı olduğunu söyledi. Esad, ABD hükümetini ve ordusuna da Vietnam’daki yenilgilerini hatırlatarak gözdağı verdi: “ABD, başta Vietnam’da olmak üzere daha önce başlattığı bütün savaşlarda olduğu gibi başarısızlığa uğrayacak.”