
Yoğun baskılar var
“Kürdistan ve Türkiye’deki cezaevlerinde, özellikle siyasi kadın tutsaklar üzerinde sistematik bir baskı oluşturulmaya çalışılıyor” diyen Aygün, şöyle devam etti: “Bu cezaevlerinde birçok kirli oyunların döndüğünü artık kamuoyunun da bildiği bir gerçektir. Cezaevlerinin içerisinde idarelerin elleriyle tutsaklar üzerinde ajanlaştırma ve benzeri bir takım eğilimlerin ortaya çıktığı biliniyor. Bu arkadaşlarımızın bu grevi başlatmaları da bu baskıların sonucunda ortaya çıkmış bir durumdur. Muş M Tipi Kapalı Cezaevi’nde de ‘koğuşta kavga var’ bahanesiyle baskınlar düzenleniyor, tutsaklara karşı hak ihlalleri ve kötü muameleler yapılıyor. Tutsak arkadaşlarımızın iradelerini kırmaya dönük bir eylem olan bu baskılar sonuçsuz kalacaktır. Şimdiye kadar ajanlaştırma ve sindirme politikalarına teslim olmadıklarını hatırlatarak, kadın arkadaşlarımızın her zaman yanında olduğumuzu belirtmek isteriz” diye konuştu.
Durumları çok kötü
Muş M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Semira Varlı’nın kardeşi Nuroj Varlı da ablasını görmek için cezaevine gittiğinde, tutukluların durumlarından kimsenin haberinin olmadığını ve 10 günden beridir açlık grevinde olduklarından durumlarının çok kötü olduğunu kaydetti. Varlı, “Ziyarete girince cezaevinde yaşananları bizlere aktardılar. Asılsız ihbarlar ile cezaevi idaresinden baskı gördüklerini aktardılar. Bize cezaevinde hukuk dışı baskılar yapıldığını söylediler. Böyle bir durumdan bizim de haberimiz yoktu aileleri olarak” dedi.
DİHA/MÛŞ