Halkların Demokratik Kongresi İsviçre (HDK-İ) “Şimdi HDK zamanı” sloganıyla 2. Kongresini gerçekleştirdi. Kongrede Almanca-Türkçe-Kürtçe olarak hazırlanmış “Şimdi HDK zamanı”, “Kimliğimiz, bedenimiz, emeğimiz bizimdir”, “Dersim Yanıyor” pankartları, Türkiyeli ve Kürdistanlı devrimci önderlerin resimleri ve HDP’nin tutuklu eski eş genel başkanları Selahattin Demirtaş’la Figen Yüksekdağ’ın posterleri yer aldı.
Kongrede konuşan HDK Avrupa Eşbaşkanı Demir Çelik Türkiye’de giderek derinleşen siyasal, toplumsal ve ekonomik kriz karşısında muhalefetin emekçilerin ve halkların birliğini pekiştirip, mücadeleyi yükseltmesi gerektiğini vurguladı.
HDK’nin geçmiş dönem faaliyet raporu okunduğu kongrede; HDK-İsviçre’nin yeni dönem çalışmalarına yönelik öneri ve değerlendirmelerle sürdü ve ardından 33 kişilik HDK İsviçre Meclisi kuruldu. HDK-İsviçre Eşsözcülüğüne ise Leyla Şahin ile Cevdet Demir seçildi.
Güçlü bir muhalefete ihtiyaç var
Kongrenin açılış konuşmasını HDK-Avrupa Eş Sözcüsü Demir Çelik yaptı. Çelik, Türkiye’deki faşist iktidarla Avrupa devletlerinin ilişkisine dikkat çekerek, bunun durdurulması için de Avrupa’da güçlü bir muhalefete ihtiyaç olduğunu söyledi.
Konuklardan BastA! (Basels starke Alternative) Temsilcisi Fransizka Stier ise dayanışma mesajının yanı sıra Cenevre kentinde 5 kadına yönelik taciz olayının ardından yaşanan gelişmeleri aktardı ve JUSO (Sosyalist Parti Gençlik Örgütü) Başkanı Tamarra Funiciello için dayanışma çağrısında bulundu. Stier’in HDK kongresinden Tamarra Funiciello’yla dayanışma kararı çıkartılması önerisi oybirliğiye kabul edildi.
Alınan kararlar
Kongrede sunulan karar tasarılarından kimi başlıklar şöyleydi:
“- HDK-Avrupa’nın kurucu bileşenlerinden KCDK-E’nin HDK içindeki pozisyonuna ilişkin yapmayı planladığı değişimin HDK’nın temel özellikleri olan yerel ve doğrudan yönetim, kongre ve meclislere dayanma perspektifini, Kürdistan ve Türkiye demokrasi güçlerinin stratejik birlikteliğini dikkate alan yerden olması temennisinin kongre kararıyla konunun muhataplarına iletilmesi;
- İsviçre’de kadınların öncülüğünde devam etmekte olan ‘Eşdeğer işe eşit ücret’ kampanyasının ve ‘kadın grevi’ hazırlıklarının desteklenmesi;
- İltica kamplarına ve mültecilik için yeni başvuru yapanlara yönelik yoğunlaştırılmış bir çalışma başlatma;
-Türkiye ve Kürdistan’daki devlet saldırılarını, katliamları İsviçre’de gündemleştirme ve bunların uluslararası takibini yapma.”
BASEL