Medeniyetin bilinen bütün nimetlerinden mahrum bir dağ geçidinde evine üç beş kuruş götürme derdindeki Kürt köylülerinin, milyonlarca dolarlık savaş makinelerinin bombaları ile parça parça olup can vermesine nasıl izah getirilir ki?
Ne denilebilir bunun üzerine?
Hangi bilim açıklar bunu? Kimler yazar, kimler söyler?
Yüzyıllardır dört ülke arasında pay edilen coğrafyasında Kürtlerin her kuşağını vuran bu trajediyi nasıl anlatırlar?
Bunu anlatmanın, anlatabilmenin bir oluru, bir mümkünatı var mıdır?
***
Güç böyle bir şeydir işte. Güçlü olmak budur. 
35 canı alıp, yüzlercesinin yüreğine tarifsiz acıları zerk edip arkasını dönüp gidebilmektir güçlü olmak.
Güçlü olanın zifiri karanlıkta 12 yaşında bir çocuğu saklandığı dağ kovuğunda bulup vurup öldürecek gözleri vardır. O dağ köylerinde ise karanlıkta yollarını bulsunlar diye çakmakların altına küçük fenerler ekleştirilmiştir.
Güçlü olan reva gördüğü zulümü uyguladıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi sırtını dönüp gider.
Arkada bıraktığının bakmaz gözünün içine.
Ve pek azından hesap sorulur.
1994’te yine Şırnak’ta iki köyü savaş uçakları dönüp dönüp vurmuştu. Herşeyden habersiz 38 köylü parçalanarak öldü. “Bomba kayışı gevşedi” diye açıklayıp kapattılar üstünü. Hem de öyle bir kapattılar ki bugün böyle bir olay yaşanmasa bizim birçoğumuzun hafızasından silinmişti.
Peki ya 1993 Digor katliamı. Güpegündüz yürüyüş yapan köylülerin üstüne karadan ve havadan ateş açılıp 17 Kürt öldürülmüştü Digor’da. Bu olaydaki sorumlulukarı yüzünden tek bir kişi bile mahkum olmadı.
Türk ordusu 1978’de Köye Ulaşım Projesi diye bir uygulama yapıyordu. Meşhur bir Kanatlı Jandarma tatbikatı vardır Yüksekova’da. Dönemin Cumhuriyet muhabiri Ahmet Tan da olayı gazetesine ayrıntılarıyla yazmıştı. Uygulama çerçevesinde Kürt aşiretlerinin nasıl bastırılacağı, dağ köylerine karşı nasıl askeri harekat yapılacağı tatbik edilmişti.
Tatbikat deyince kimsenin aklına isyan eden savaşçıların öldürülmesinin provası gelmesin. Direkt olarak bir aşiretin nasıl ortadan kaldırılacağının tatbikatıydı yapılan. Merak edenler İsmail Beşikçi’nin Orgeneral Muğlalı Olayı-33 Kurşun kitabına bakabilirler.
***
Kürtlerin direnişi, direnme iradesi işte bütün bunlar yüzünden önemlidir. Güçlüye zulümün yanına kalmayacağını, sadece arkasını dönüp gidemeyeceğini anlatmak için önemlidir.
Ve bugün Şırnak’ta yanyana kazılmış mezarlarda toprağın altına giren 35 canın katledilmesinin ardından daha da önemlidir.