Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinin 65. gününde olan Ömer Kabul “Bedeli ne olursa olsun tecridin kırılması ve faşizmin yıkılması dışında hiçbir sonucu seçmeyeceğiz. Bu gücümüz var, çünkü biz haklıyız” dedi.
Açlık grevindeki tutsakların aileleri, cezaevinden tabutların çıkmaması için herkesi duyarlı davranmaya çağırdı.
Leyla Güven’in 79. günden sonra 103 gündür Amed’deki evinde sürdürdüğü süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 16 Aralık’tan itibaren Türk cezaevlerinde de yayıldı. 16 Aralık’ta 10 cezaevinde başlayan ve 35 tutsağın dahil olduğu ilk grubun eylemi 65, 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan 10 tutsağın eylemi 64, 26 Aralık’ta 13 cezaevinde başlayan 35 tutsağın eylemi de 55. gününde. 2 Ocak’ta bir cezaevinde bir tutsağın başladığı eylem 48, 5 Ocak’ta 26 cezaevinde 100’ü aşkın tutsağın eylemi de 45. gününde. 15 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski Milletvekili Selma Irmak’ın eylemi de 34. gününe girdi. Son olarak 17 Ocak’ta bir cezaevinde 3 tutsak, 27 Ocak’ta bir cezaevinde 5 tutsak, 28 Ocak’ta bir cezaevinde 2 tutsak, 29 Ocak’ta da bir cezaevinde 3 tutsak daha eyleme dahil oldu. Tek bir taleple açlık grevini sürdüren tutsaklar, Öcalan üzerindeki tecrit kalkıncaya kadar eylemlerini sürdürme kararlığında. Ayrıca Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde HDP’li Nasır Yağız 90 gündür, Mexmûr’da ise İştar Kadın Meclisi Üyesi Fadile Tok, 20 Ocak’tan itibaren eylemde.
Direniş ve başarıdan başka yol yok
Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu olan Ömer Kabul, cezaevlerinde başlatılan eyleme katılan ilk grup arasında yer alan bir isim. 2009’dan bu yana tutuklu bulunan ve halen 3 yıla yakın bir cezası kalan Kabul, eyleminin 50. gününde kaleme aldığı mektubunda, moralinin yerinde olduğunu aktararak, “Leyla yoldaşın şahsında yakılan kıvılcım, bugün ateşten bir sel gibi milyonlara çarparak, kendisiyle birlikte sürüklüyor” dedi.
Uzun bir yolumuz var
Açlık grevindeki tutsakların yolunun uzunluğuna dikkat çeken Kabul, ağır bir sorumlulukla karşı karşıya olduklarını söyledi. Kabul, “Biz de bütün gücümüzle bu kervanın onurlu direnişinin içerisinde yer aldık. Bizim hayal ettiklerimiz ve hasretlerimiz de büyük. Halen doğmamış hasretlerimiz ve çocukluğumuzun hayallerinin gerçekleşmesi için direniş ve başarıdan başka bir yol ve seçeneğimiz yok” şeklinde yazdı.
“Bedeli ne olursa olsun tecridin kırılması ve faşizmin yıkılması dışında hiçbir sonucu seçmeyeceğiz” diyen Kabul, şöyle devam etti: “Halk ve örgüt olarak bu gücümüz var. Kendimize güveniyoruz. Çünkü biz haklıyız. Halkımız kararlığı ve direnişi ile faşizmin duvarlarını yıkacak.”
Çocuklarımızın elinden tutalım
Tutsakların aileleri de çocuklarının talebini desteklediklerini belirterek bunun için adım atılmasını istedi. Ödemiş T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 55 gündür açlık grevinde olan Serhat Güzel’in annesi Mülkiye Güzel, sonuna kadar çocuklarını destekleyeceklerini ifade etti. Güzel, “Talepleri karşılansın ve açlık grevleri sona ersin istiyoruz. Leyla Güven 103 gündür açlık grevinde. Çocuklarımız da açlık grevinde. Bizler her yerde sesimizi duyuracağız. Sesimiz duyulsun diye Meclis’e bile gittik. Herkes ayağa kalksın ve çocuklarımızın elini tutsun. Onların ellerini bırakmasınlar” dedi.
Karşılanabilir talep
Kırıklar F Tipi Cezaevi’nde 55 gündür açlık grevinde olan Erdal Polat’ın annesi Sebihe Polat, oğlunun 12 yıldır cezaevinde olduğunu aktardı. İnsanların artık cezaevlerindekilerin seslerini duymasını isteyen Polat, tecridin kalkması talebinin, karşılanabilir bir talep olduğunu belirtti. Anne Polat şöyle devam etti: “Cezaevlerinden çocuklarımızın cenazeleri çıksın istemiyoruz. Biz onları sağ istiyoruz. Bu tecride karşı bedenlerini ölüme yatırmışlar. Ellerinde olan da bu. Bunun dışında ellerinden bir şey gelmiyor. Biz de anneyiz, onlar açlık grevindeyken bizim de ciğerimiz yanıyor. Sesimizi tüm dünyaya duyurmaya çalışıyoruz. Biz diyoruz ki; dünya çocuklarımızı yaşatsın. Cenazeleri çıktığında hiçbir şeyin anlamı kalmayacak.”
Artık uyuyamıyoruz
Patnos Cezaevi’nde açlık grevinde olan Mustafa Tantek’in annesi Herdem Tantek de tüm dünyanın taleplerini duymasını istedi. Açlık grevindeki tutsakların sağlık durumlarının gittikçe kötüye gittiğini aktaran anne Tantek, “Herkes uyuyor. Sesimizin her yere ulaşmasını istiyoruz. Çocuklarımız yaşasın istiyoruz. Sonuna kadar onların arkasında olacağız. Dünya çocuklarımızın ölümüne gözünü kapatmasın” çağrısı yaptı. Geceleri artık uyuyamadığını belirten Tantek, “Bütün anneler barışı istiyor. Hiçbir annenin yüreği yansın istemiyoruz” dedi.
Sonuna kadar destekleyeceğiz
Patnos Cezaevi’nde 65 gündür açlık grevinde olan isimlerden biri de Mehmet Bozdağ. Açlık grevinin talebi olan Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılmasını isteyen anne Şükriye Bozdağ da şunları dile getirdi: “Yeter, biz anneyiz. Yüreğimiz yanmasın artık. Açlık grevindeki tüm tutuklular bizim çocuklarımız biz de sonuna kadar onları destekleyeceğiz.”
Tabut çıksın istemiyoruz
Karabük Cezaevi’nde 45 gündür açlık grevinde olan Ali Haydar Elyakut’un annesi Raife Elyakut, açlık grevindeki tutsakların seslerinin duyulmasını istediklerini söyledi. Anne Elyakut, yaşanan zulmün dünya tarafından görülmesi gerektiğini belirterek, “Cezaevlerinden tabut çıksın istemiyoruz, içimiz yanıyor. Gerekirse Meclis’in önünde kendimi yakarım. Canımıza tak etti artık. Biz de anneyiz. Çocuklarımızın talebi karşılansın, tecrit kaldırılsın” dedi.
Çocuklarımızın yanındayız
Gaziantep L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 21 gündür açlık grevinde olan Abdullah Kurt’un annesi Nazife Kurt da eğer ses çıkartılmazsa ölümlerin yaşanabileceği hatırlatmasında bulundu. Hükümetin adım atarak tecridi sonlandırmasını isteyen Kurt, “Çocuklarımızın cezaevlerinden tabutlarının çıkmasını istemiyoruz. Anneler olarak çocuklarımızın yanındayız. Bütün halkımızın, yanımızda olmasını istiyoruz. Sesimize ses versinler” çağrısında bulundu.