
Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) Başkanı Celalettin Yöyler, geçmişten bu güne dinin her zaman kullanılmaya çalışıldığına dikkat çekerek, günümüzde ise hükümetin İslam dinini bu vatan üzerinde sömürge düzeni kurmak amacıyla kullandığını belirtti. İslamiyet’te savaşın da bir hukuku olduğunu kaydeden Yöyler, Türkiye’nin Kazan Vadisi’nde 36 HPG’linin cenazesine reva gördüklerinin hiçbir dine sığmayacağını belirtti. Yöyler, „Herkes bilmeli ki, insanları kimyasalla yakan insanlar, barbar ve İslamiyet düşmanı“ dedi. Yalnız Kürt halkının değil Türk halkının da kandırılmasında en büyük etkenlerden birinin de cübbeli, tespihli zatlar olduğunu belirten Yöyler, bunların bir gün çıkıp da bir toplum içinde „Yeter artık günahtır bu yaptığınız, insanları öldürmeyin, ne Türk ne Kürt evladı ölsün“ demediğini, Türk imamlarının maaş hocaları, kadro hocaları olduğunu söyledi. Bu imamların ardında namaz da kılınmayacağını belirten Yöyler, o imamların „Kahrolsun teröristler“ dedikleri kim, diye sorarak, „Ya benim oğlum ya da orada bulunan bir başkasının oğlu“ dedi.
İslamiyet’in egemenden değil ezilenden yana bir din olduğunu belirten Yöyler, Fethullah Gülen’in dini kullanarak „Kürtleri yok etmeye yönelik fetva“ vermesinin bu cemaatin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkardığını söyledi. Yöyler, Fethullah Gülen’in kendini İslam alimi olarak tanımladığını ancak dini ya bilmediğini ya da bilerek toplumu yanlış yönlendirdiğini söyledi ve „Üstelik bunları öldürün, ortadan kaldırın diye bağırarak Hitler gibi, Cengizhan gibi çığırtkanlık yapıyor“ dedi. Yöyler, „Şimdiye dek ona ve onun gibilerine aldananlar, şunu bilmeli ki, ayıptır, Fethullah’a Müslüman ya da alim demesinler. Irkçı söylemleriyle insanları parçalayan bir insan alim olamaz. Gülen alim değil, imansızdır“ dedi.
‘Kürt hareketi meşru’
Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) İstişare Komisyonu üyesi Kerem Soylu ise son dönemde yaşananları Kuran-ı Kerim’in referans göstererek açıklamaya çalıştı. Kürtlerin meşru bir mücadelesi olduğunu ve bunun yıllardır devam ettiğini ifade eden Soylu, „İlahi kanunda tüm insanların hak ve hukukunun yeri vardır. Oysa İslam’ın biricik kitabını bugün yok sayıyorlar“ şeklinde konuştu. Fethullah Gülen Grubu ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslamiyet’i saptırmak için oynadığı role dikkat çeken Soylu, Türk-İslam sentezine bağlı olarak faaliyete geçirildiğine dikkat çekti. Bir hukuk dini olan İslamiyet’in birçok ayetinin adaletten bahsettiğine işaret eden Soylu, „Bu ayetlere bakıldığında Kürtlerin bu fiili hareketleri meşrudur, doğrudur ve yerindedir“ dedi.
İslam alemi sessiz kalmamalı
Müslüman alemine seslenen Soylu, İslamiyet’in hak ve hukukuna sahip çıkmadıkları eleştirisinde bulunarak, „insanları vahşice katledilmesine ses çıkarmak çok mühim“ dedi. Kürtlerin barış istemelerine rağmen devletin reddettiğini ve bu durumda Kürtlerin yürüttüğü mücadelenin İslam hukukuna göre haklılığının bir kez daha ortaya çıktığını belirten Soylu sözlerini bir ayetle tamamladı: „Eğer iki taraf birbirine vuruyor katlediyorsa siz araya girin barıştırın, eğer bir taraf razı oluyor diğeri olmuyorsa razı olan tarafla birleşip razı olmayan tarafa siz de vurun.“
DİHA/İSTANBUL