
Şırnak'ın Cizre ilçesinde devlet saldırılarında üç ayrı bodrum katında
çok sayıda insan katledildi. Çocuk, kadın, genç, öğrenci 200'e yakın
insan yaralı olarak sıkıştırıldığı bodrumlarda haftalarca aç, susuz
halde bekletildi. Bu yaralılardan bir kısmı kan kaybından yaşamını
yitirirken birçoğu da bombalarla yakılarak katledildi. Cizre'deki vahşet
bodrumlarında katledilenlerden biri olan Hacettepe Arkeoloji 2. Sınıf
öğrencisi 20 yaşındaki Güler Eroğlu, birinci bodrumda katledilenlerden.
Berçem Ekinci hem kuzeni olan hem de en yakın arkadaşı olan Güler
Eroğlu'nu anlattı.
'Haksızlıklara asla boyun eğmezdi'
Güler'in hem çok narin biri olduğunu hem de çok güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Berçem, Güler'in asla haksızlığa boyun eğmediğini dile getirdi. Berçem, Güler'in sadece gülen resimlerinin kaldığını söyleyerek, "Güler bütün fotoğraflarda gülerdi. Biz fotoğraf çekerken 'durun ben kahkaha atayım öyle çekin' derdi. Aklımda kalan tek şey Güler'in kahkahaları. Bütün resimlerinde gülüyordu sadece Cizre'den bize en son gönderdiği resimde gülmemişti. Cizre'den bize bir ses kaydı gönderen Güler, 'İlk defa bu kadar özgür olduğumu hissettim' diyordu" diyerek, Güler'in son mesajını paylaştı.
'Hep okuyun derdi'
Güler'in sosyalist ve çok insancıl biri olduğunu belirten Berçem, "Güler'in çok kıyafeti olmazdı, fazla kıyafetlerini hep muhtaç olan insanlara verirdi. Bir ay boyunca aynı kıyafeti giyebilirdi. Güler üniversitedeyken ailesi para gönderirdi o da hep ihtiyacı olan insanlara dağıtırdı, Güler neden böyle yapıyorsun elbiselerini paranı neden başkalarına veriyorsun diye sorduğumuzda 'Onların ihtiyacı var bende de fazlası var o yüzden veriyorum' derdi. Bize de çok kızardı 'Bu ne ya dolabınız dolu ne yapıyorsunuz bu kadar kıyafeti, toplayın hepsini dağıtacağım. Hem az olunca kafanız da dağılmaz, hangisini giyeyim diye düşünmezsiniz' derdi. Fırsat bulduğu her yerde kitap okurdu. Kayısı, fındık toplamaya giderdi, o zaman bile çantasını kıyafetle değil de kitapla doldururdu. Çalıştıktan sonra herkes uyurken Güler kitabını alır okurdu. Bizde en çok kitap okuyan kişi oydu. Bize de hep okuyun derdi" şeklinde konuştu.
'Şehitler kınalarla zılgıtlarla karşılandı'
Vahşet bodrumlarında çoğu kişinin parçalanıp ve yakıldığını dile getiren Berçem, "Bir insan nasıl bu kadar zalim ve vahşi olabilir. Bir insanı yakmak, parçalamak insanlık dışı, vahşice ve canice. Duvara asılan posterine bakıyorum, Güler yine gülüyor ve kahkaha sesini duyuyorum çıkacak gelecekmiş gibi. Resmine bakıyorum ağlamıyorum onun gibi gülüyorum bende. Ağlamıyorum düşünüyorum da şuan sadece bu mahallede Cizre'de şehit düşen 3 kişi var. Bu şehitler kınalarla zılgıtlarla karşılandı" dedi.
'Bu vahşet unutulmayacak'
Ne o vahşet bodrumunun ne de orada yaşamını yitirenlerin unutulmayacağını dile getiren Berçem, "Roboski, Suruç, Ankara Katliamı, Amed katliamı bunlar biz yaşadığımız sürece unutulmayacak, bizden sonra da unutulmayacak. Cizre katliamı hepsinden de beter oldu, aç, susuz, yaralı insanlar yakıldı, parçalandı" diye kaydetti.
JINHA