İnsanlık kaybettiği yerde kendi hakikatini arıyor. Eğer insanlık tarihi iki uygarlık nehrinin akışı ile anlatılacaksa, egemenlerin ve ezilenlerin, halkların ve iktidarların, egemenlik ile özgürlüğün net olarak ayrıştığı yer Rojava Kürdistan’ıdır. Tel Xalaf’tan Kenan ülkesine, Mezopotamya’nın her alanına yayılan, Altın Hilal’in yüreği olan bu topraklarda şimdi büyük bir halk direnişinin destanı yazılıyor. Bir tarafta zulüm ve dehşet makinaları haline gelmiş insan kılıklı günahkarlar çetesi koalisyonu diğer tarafta hakikatın emekçileri halk var.

Evet, hakikat şimdi Rojava topraklarında kendisini halkın direnişi üzerinden inşa ediyor. Ancak “günahkarlar çetesi” tarihin her döneminde olduğu gibi yine hakikate ve halka saldırı halinde. günahkarlar çetesi insanlığa karşı bir suçlular koalisyonu üyelerinden oluşuyor. Hemen baştan belirtelim ki bu günahkarlar çetesinin İslam’la, Hıristiyanlık’la, Yahudilik’le dinle, ahlakla bir ilişkisi yoktur. Çünkü günahkarlar çetesinin birinci bileşeni kendisini Küresel Cihad hareketi olarak adlandıran küresel bir dehşet şebekesidir. İslam’la, İslam’ın ahlakı ve vicdanı ile uzak-yakın bir bağı olmayan bu besleme, ithal/ikame şuç şebekesi kendisini küresel çok uluslu cihad örgütü olarak görüyor. ABD’ye, Batı’ya karşıymış gibi bir stratejiye sahip olduğunu söylese de dine, ahlaka ve topluma karşı suç işlemekten kendini alıkoymayan münafık bir şebekedir.
Afganistan’da ABD karşıtı görünen, ancak ABD ile stratejik ortak olan bütün ülkelerde saraylarda yaşayan liderleri var. En son Bin Ladin’in Pakistan’da villada vurulması buna en çarpıcı örnektir. Dahası var, bu günahkar çetesi koalisyonu Libya’ya askeri müdahalede ABD-Fransa ile neredeyse resmi ortak olarak Kaddafi’ye karşı harekete geçti. Aynı çete, Mısır’da ABD’nin düzenlediği askeri darbeye ortaktı. Müslüman Kardeşler’e karşı ABD’nin desteklediği askeri darbe içinde kendisini gizledi. Bu günahkarlar çetesi Suriye’de kaos yaratmak için de ABD başta olmak üzere Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’la ortak iş tuttu. Ancak bu günahkarlar çetesi koalisyonu kendi çıkarları çelişir gibi yapıp zaman zaman ayrı düşer hatta birbirlerini “terör örgütleri listelerine” alırlar. Ama gerçek gizlenemeyecek kadar açık ve nettir.
Bu günahkarlar çetesi koalisyonunun Suriye ve Rojava’daki izdüşümü ise El Nusra Cephesi, Irak-Şam İslam Emirliği örgütü olarak öne çıkıyor. Tamamen devşirme, insanlıktan ve İslam’dan nasibini almamış ahlak ve vicdan ölçüsü olarak dibe vurmuş gruplardan oluşuyor. Mert değil. Korku yaratarak insanlara iman ve inanç kazandıracaklarını sanıyor. Oysa iman ve inançtan kendileri yoksundur. Korkak oldukları için çoluk çocuk, kadın, genç ihtiyar silahsız savunmasız insanları faşist yöntemlerle katlediyorlar. İnsanların üzerine benzin döküp yakıyorlar, kafalarını kör bıçaklarla kesiyorlar. Yani adi ve alçaklar. İşte bu günahkarlar çetesi’nin bileşenleri kadar işbirlikçileri de var. Sınır kapılarını kapatarak insani yardımların önünü kesenler, bu vahşetin sonucunda halkın diz çökmesine bekleyip kendine iktidar yolu açmak isteyenler bu günahkarlar çetesinin ortağı durumundadır. Bu günahkarlar çetesinin devletli ortakları da var. Türk devleti bu konuda en baş şüphelidir. Suudi Arabistan ve Katar da öyle. Kürde yapılan mezalimin üstünü örtmek için acayip çaba gösteriyorlar.
Ama bu günahkarlar çetesi koalisyonu Rojava’da sert kayaya çarptılar. İlk defa karşılarında imanlı, inançlı ve özgürlüklerinden asla taviz vermeyen bir halk gücü ile karşı karşıyalar. Kürtler kendi ülkelerinde, özgürlük, adalet ve kardeşlik için savaşıyorlar. Kürtlere saldıran günahkarlar çetesi koalisyonu ise kimin için savaştığı belli değil. İslam’ı kullanarak, egemenlere, faşistlere kulluk yapan bu çeteler için sadece Ortadoğu’da değil küresel alanda gerileyeceği bir zaman dilimine girmiş bulunmaktadır. Çünkü saldırdıkları ve katlettikleri halkın ne kadar mazlum, inançlı ve haklı olduğunu bilmemektedirler.
Bir Kürt lideri der ki “Dünyanın en güçlü ordusuna sahip olsak da iktidar için başka halklara asla saldırmayız. Ama bütün dünya birleşip özgürlüğümüzü elimizden almak için bize saldırırsa da asla teslim olmayız ve sonuna kadar direniriz!” Belki de bu günahkarlar çetesi koalisyonuna bu gerçeği hatırlatmakta fayda vardır.