GÜNAY ASLAN: Cemil Amil

Bir Milis hikayesi ve bir direniş destanı: Cemil Amil, Bingöl ili Karlıova ilçesine bağlı Kalencik Köyü’nden… Yurtsever bir aileden geliyor. Osmanlı’ya karşı başlatılmış Hizan İsyanı’nın lideri Mollo Selim’in torunudur! Aile hem Hizan isyanına öncülük etmiş hem de Şeyh Sait İsyanı‘na destek vermiş. Ailesinin bir kısmı isyanlarda katledilmiş, bir kısmı da sürgünlere gönderilmiş!
Cemil, sürgüne gönderilmiş ailenin bir bireyi olarak 1942 yılında dünyaya geliyor. Beş kız, beş de erkek kardeşi olan Cemil, cesur, atılgan, yerinde duramayan bir kişiliğe sahiptir. Bu yüzden genç yaşında Kürdistan’ı bölen sınırları kevgire çevirmiştir. Kuzeyden güneye, doğudan batıya Kürdistan’ı yıllarca kaçak olarak gidip gelmiştir. Kürdistan gezileri ondaki yurtsever duyguları daha bir geliştirmiş, ulusal bilincini ilerletmiş ve güçlendirmiştir. Güneye gittiği her defasında Molla Mustafa Barzani’yi ziyaret etmiş, peşmergelerle birlikte bazı günler geçirmiş, kendini geliştirdiği gibi, önemli ilişkiler de elde etmiştir.
Genç yaşında bütün sınır geçişlerini neredeyse ezbere bilen Cemil, babasının vefatının ardından yerleşik hayata geçer. Ailenin dağılmaması için aileye önderlik etmeye karar verir. Tam da o günlerde vefat eden Tevfik amcasının eşi, Cibran aşiretinden Hanım Ugur’la evlenir. Hanım’ın yetim kalmış, üçü kız, biri erkek dört amca çocuğunu da yanına alır. Amcasının eşiyle olan evliliğinden de Hülya, Nuran, Munteha adında üç kız, Murat ve Medeni adında iki de erkek çocuğu olur.
Cemil Amil, aile ilişkilerini yoluna koyduktan sonra kendini yeniden sınırlara vurur. Yeniden yollara düşer. Yeniden kuzeyden güneye, doğudan batıya gider, gelir. Gidip geldiği her defasında aile bireylerine ve akrabalarına her küçük armağanlar ve elbette kaçak çay getirir.
İşte yıllar süren bu yolculukların birinde Kürdistan dağlarında mücadeleye başlamış PKK gruplarıyla karşılaşır. Onlarla kısa sürede kaynaşır. Onlarla dost olur, milislik görevleri üstlenir. Ancak bu sırrını kimseye söylemez. Sadece köyde imamlık yapan ağabeyi Mele Burhanettin’le paylaşır.
Gizlilik içinde çalışmalarına devam eder. Gerillaların geçişlerine öncülük eder.
Günlerden bir gün geçirdiği grupların içinde PKK’nin öncü kadrolarından Cemil Bayık da vardır! Bayık’ın sınırdan ilk geçişini sağlayan da Cemil Amil’dir.
Yıl 1987. Aylardan mart. Kürdistan’da bahar başlıyor. Mücadele Newroz çiçekleri açıyor. O kutlu günlerin birinde Amed ili Kulp ilçesine bağlı Hamza Köyü kırsalında operasyona çıkmış askerler tarafından kuşatılırlar.
Cemil Amil, gerillaları geçecekleri geçitlere kadar ulaştırır ve onlara ‘siz gidin ben onları oyalarım’ der. Operasyon timine gerilla deyimiyle ‘görüntü verir’: Bunun üzerine askerlerle korucular Cemil’in peşine düşerler. Gerilla grubu fire vermeden yolunda devam eder.
Birkaç saatlik bir kovalamacadan sonra asker ve korucular Cemil Amil’i yakalarlar ve sorguya alırlar. Ancak ağzını açmaz, onlara bir tek laf etmez. Bunun üzerine Amed’e götürürler. Orada ağır işkencelerden geçirilir. İşkencede destansı bir direniş sergiler. Canını verir ancak, devlete herhangi bir bilgi vermez.
Daha sonra kanlı cesedi ailesine teslim edilir. Devlet bölgede tam bir terör estirmektedir. Anne korkutulur. Cemil Amil’in çocuklarına babalarının işkencede değil, trafik kazasında öldüğünü söyler.
Ancak, konu komşu, herkes gerçek durumu bilmektedir. O günleri yaşayan ve o gün 6 yaşında olan, şimdi 30’un aşmış Murat, o günü hiç unutmamıştır. ‘Arkadaşlarım babanı devlet öldürdü diyordu ancak, annem trafik kazası diyor, ağlıyor, ağıtlar yakıyordu’ diyor.
Anne çaresizlik içinde yıllarca ağlıyor, ağıtlar yakıyor, yarasını ağlayarak sağalmaya çalışıyor...
Babasız büyümüş Murat, zamanla babasının gerçek hikayesini öğreniyor. Cemil Amil’in ölümün kol gezdiği mücadele yıllarında gerillaya milislik yaptığını ve hayatını bu yönde feda ettiğini biliyor.
Babasız kalmanın acısını yaşasa da babasından ve yaptıklarından gurur duyuyor...
