Güney Kürdistan’daki askeri işgalini DAİŞ’e karşı mücadele adı altında yeniden tahkim eden Türk devleti, Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırılarını da sürdürüyor. 

HPG Basın İrtibat Merkezi tarafından dün yapılan yazılı açıklamada Kandil köyleri ile Medya Savunma Alanları‘na bağlı Xakurkê, Gare, Avaşin ve Zap bölgeleri bombalandı. 


Kandil köyleri bombalandı 

Açıklamada, 8 Aralık günü 22.00-23.30 saatleri arasında Türk ordusuna ait savaş uçaklarının Medya Savunma Alanları’ndaki Kandil’e bağlı Bolê ve Bukriskan köyleri ile Xakurkê’ye bağlı Şehit Kerim; Avaşin’e bağlı Dola Arıs Farıs; Garê’ye bağlı Deşta Kafya ve Şehit Akif Yılmaz Şehitliği; Zap’a bağlı Kanî Sarkê ve Şehit Rüstem bölgelerini bombaladığı bildirildi. Zap bölgesinde yaşanan bombardıman sonucu yöre halkının evlerinin tamamen yıkıldığı ifade edildi. 


Sınırdan vuruyor

Açıklamaya göre Türk ordusunun sınır hattındaki saldırıları da devam ediyor. 9 Aralık günü Zap sınırındaki Bilican Karakolu çevresindeki alanları; 7 Aralık günü Gever sınır hattındaki Oremar karakolu Avaşin alanını havan ve katyuşalarla bombaladı. 


30 yıllık işgal 

Musul tartışmalarıyla yeniden gündeme gelen Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik işgal tehdidi yeni değil. PKK’ye karşı mücadele adı altında 32 yıl önce başlayan saldırılar bugün tüm Kürt kazanımlarını hedefleyerek devam ediyor. 

Türk devleti ilk olarak sıcak takip operasyonu adıyla 25 Mayıs 1983 tarihinde 7 bin askerle Irak sınırından 5 km. içeriye girerek operasyon düzenledi. İlk hava operasyonu ise 12 Ağustos 1986 tarihinde yapıldı.

Güney Kürdistan toprakları o günden bugüne yüzlerce kez Türk ordusunun askeri saldırısına uğradı. Türk devleti ‘güvenlik’ gerekçesi ile her defasında uluslararası hukuku da ayaklar altına aldı. 


Türk askeri Güney’e yerleşti

1988-1991 yılları arasında Irak devletinin veto etmesi nedeniyle ara verilen operasyonlar, 91 bahar aylarında komando birliklerinin Güney topraklarına geçişiyle yeniden başladı. Ağustos ayında başlayan ve Ekim ayında da devam eden ‘Süpürge’ adı verilen operasyonlara KDP ve YNK de destek verdi. Operasyondan sonra Duhok, Zaxo, Hewlêr ve Selahadîn’e Türk güvenlik ve istihbarat örgütleri yerleştirildi.


92’de konvansiyonel savaş

İlk kapsamlı operasyon, Peşmerge güçlerinin de dahil olduğu 92 Güney Savaşı’nda düzenlendi. Ekim ayındaki çatışmalar tarihe konvansiyonel savaş olarak geçti. 

28 Ocak 1994 tarihinde düzenlenen ve Zelê kampını hedef alan sınır ötesi operasyon o döneme kadarki en büyük çaplı hava saldırısı olarak nitelendirildi. Hava saldırısında Kuzey Kürdistan’dan göç etmek zorunda kalan ve Zelê’ye sığınan çok sayıda sivil de yaşamını yitirdi. 


Tampon bölge hayali

1995 Mart ayında bu kez 35 bin askerle düzenlenen ‘Çelik’ harekatında amaç hem PKK’yi ‘temizleme’ hem de Güney’e şekil vermeyi amaçlıyordu. Temmuz ayındaki operasyon tam 45 gün sürdü ve maliyeti 65 milyon dolar olarak açıklandı. Ağustos 1995’te Dublin’de yapılan zirvede Türkiye istediğini aldı. Dublin toplantısından sonra Mesud Barzani, Türk ordusunu resmen Güney’e davet etti. Ankara ile Hewlêr arasında PKK’ye karşı stratejik ortaklığın temelleri de böylece atıldı.


Kendakolê’de 30 sivil

Aralık 1996’ya gelinde Türk birlikleri Tugay olarak Güney topraklarına girdi. 1997’deki “Balyoz” operasyonuna 50 bin asker katıldı. Ekim ayındaki harekatta bin asker sınır hattına konuşlandırıldı. Çekiç, Murat, Sandviç adıyla 1998’den 2000 yılına kadar da çeşitli operasyonlar düzenleyen Türk ordusu 15 Ağustos 2000 tarihinde Lolan ve Xakurkê arasındaki Kendakolê alanına bomba yağdırdı. Yaylalarda kalan 30 sivil yaşamını yitirdi. 


Savaş hükümeti işbaşında

Kürt Özgürlük Hareketi’nin strateji değişimi ardından 7 yıl boyunca sınır ötesi operasyon düzenlenmedi. Ancak Temmuz 2007 genel seçimlerinde yeniden iktidara gelen AKP hükümetinin  Ekim ayında Meclis gündemine getirdiği “sınır ötesi tezkere” yetkisi kapsamlı saldırıların işareti oldu. 3 Kasım 2007’de Washington’da Bush-Erdoğan görüşmesi ardından Medya Savunma Alanları‘na yönelik yeni bir konsept devreye konuldu. 


İlk keşif uçuşları

İlk kez ABD’ye ait insansız hava araçlarıyla keşif uçuşları bu dönemde başladı. HPG, 1 Aralık 2007 tarihinde bu keşif uçuşlarına dayalı ilk havan ve obüs saldırıları gerçekleştiğini açıkladı. Keşif uçuşlarına dayalı en büyük hava saldırısının ise 16 Aralık’ta gerçekleştiğini kaydeden HPG,  1 Aralık 2007 tarihinden 1 Aralık 2008 tarihleri arasındaki süreçte TC ordusu tarafından Güney Kürdistan’ı işgal etmek amacıyla 2 kez kara operasyonu gerçekleştirilmiştir” bilgisini verdi.

Birinci kara operasyonu 17 Aralık 2007 tarihinde Xakurke alanına yönelik gerçekleştirildi. 


Zap hezimeti

TC’nin ikinci ve Güney Kürdistan’ı esas olarak işgal etmeyi planladığı kara operasyonu ise 20 Şubat 2008 tarihinde Medya Savunma Alanları’nda bulunan Zap bölgesini hedef aldı. 9 gün süren operasyonda Türk ordusu ne havadan indirmelerle ne de kara birlikleriyle ilerleyemedi ve 29 Şubat günü güçlerini geri çekti. HPG, operasyon boyunca 123 askerin öldürüldüğünü, bu rakam dışında onlarca askerin ise donarak öldüğünü açıkladı. Operasyonda 12 gerilla yaşamını yitirdi. 


Kortek katliamı

26. kara operasyonunda yaşadığı bu hezimet sonrası, kara operasyonlarıyla sonuç alamayacağını düşünen Türk ordusu hava saldırılarına ağırlık vermeye başladı. 21 Ağustos 2011 tarihinde Kandil’e yönelik hava bombardımanında Kortek köyünde aynı aileden aralarında 7 aylık bir bebeğin de bulunduğu 7 sivil hayatını kaybetti. 


24 Temmuz konsepti

2012 yılından sonra ilk hava bombardımanı 30 Haziran 2015 tarihinde düzenlendi. HPG bombardımanın 2013 yılından bu yana devam eden tek taraflı ateşkesin tümden bitişi anlamına geldiğini belirtirken, son yılların en büyük hava saldırısı 24 Temmuz akşamı gerçekleşti. Medya Savunma Alanları’na bağlı Kandil, Metina, Haftanin, Avaşin, Xakurkê, Xinêre, Gare gibi gerilla alanlarının neredeyse tümü 50 uçak tarafından bombalandı. Bu hava saldırısı, Kürtlere dönük yeni savaş konseptinin de başlangıcı oldu. Bu hava saldırısının hemen ardından Kuzey Kürdistan’da siyasi soykırım operasyonlarıyla başlayan saldırılar şehir savaşıyla devam etti. 


Zergelê’de insanlık suçu

24 Temmuz’dan itibaren hemen her gece devam eden saldırılarda sivil yerleşim yerleri de hedef alındı. 1 Ağustos gecesi düzenlenen bombardımanda Kandil’in Zergelê köyünde 8 sivil katledildi. Güney Kürdistan Hükümeti, Kortek’te olduğu gibi, Zergelê’de de saldırıyı kınamakla yetindi, Türk devletinin hem sınır ihlali hem de işlediği insanlık suçunun hesabı hala sorulmuş değil. 


4 ayda 1842 saldırı

HPG Basın İrtibat Merkezi’nin aylık olarak açıkladığı savaş  bilançolarına göre, AKP’nin savaş konseptinin startını verdiği 24 Temmuz’dan bu yana Türk ordusu Ağustos ayında 87 (72’si Medya Savunma Alanları‘na), Eylül ayında 86, Ekim ayında 94, Kasım ayında 67 olmak üzere toplam 334 savaş uçağı saldırısı düzenledi. 

Türk devletinin ‘sınır ihlali’ sadece savaş uçaklarıyla sınırlı değil. 44’ü Ağustos, 160’ı Eylül, 89’u Ekim, 82’si Kasım olmak üzere 375 keşif uçuşu gerçekleştirildi. 

217’si Ağustos, 364’ü Eylül, 331’i Ekim, 221’i Kasım olmak üzere sınır hatlarından Medya Savunma Alanları‘na bin 133 havan-obüs-tank ve top saldırısı düzenledi. 


 HABER MERKEZİ