Kampanya çerçevesinde şimdiye kadar 100 bin imza toplandı. 1 milyon imzanın hedeflendiği kampanya 2 Aralık'a kadar devam edecek. Güneyliler Hewlêr'de Türk devleti aleyhine gösteri yaparak, BM'ye de başvuru yaptı: Türk devletinin sınır ihlaline, bombardımanına ve üslerine artık göz yummayın
Hawdem Dergisi'nin 19 Ekim'de başlattığı imza kampanyası yoğun ilgi görüyor. 2 Aralık'a kadar devam edecek olan kampanya kapsamında şimdiye kadar şimdiye kadar 100 bin imza toplandı. Kampanya hakkında bilgi veren Hawdem Dergisi Sahibi Ari Şêxanî, Türkiye'nin bölgede bulunan üslerinin yöredeki halkı rahatsız ettiğini ve yaklaşık 20 yıldır kanunsuz bir şekilde bölgeyi işgal ettiğini belirtti. Şêxanî, bu rahatsızlıklarını dile getirmek ve Türkiye'nin buradaki kampları boşaltmak için imza kampanyası başlattıklarını ifade ederek, hedeflerinin 1 milyon imza olduğunu vurguladı. Toplanacak imzalar Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Irak Merkezi Hükümeti, Federal Kürdistan Bölge Hükümeti ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gönderilecek.

'Ailemden 38 kişi katledildi'

Kampanyaya katılan yurttaşlardan Ehmed Mecîd Herkî ise, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) ait uçakların bölgeyi sürekli bombalamaları sonucu şimdiye kadar ailesinden 38 kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek, artık bu kampları bölgede istemediğini söyledi. Yurttaşlardan Yazar Abdullah Serac ise bölgedeki kampların bölge barışı ve demokrasisine zarar verdiğini ifade ederek, bir an önce boşaltılması gerektiğini kaydetti.

Hewlêr'de gösteri yapıldı
Öte yandan Türk askeri üslerinin kapatılmasını isteyen ve yasaklı silahların kullanılmasına tepki gösteren Ulusal Savunma Kampanyası İnisiyatifi de dün Hewlêr'de yürüyüş ve oturma eylemi düzenleyerek, Birleşmiş Milletler (BM) Temsilciliği'ne "Üslerin kapatılması" ve "Kimyasal silahlara karşı Türkiye'ye yaptırım uygulanması" taleplerini içeren bir mektup verdi. İnisiyatif, Güney'li aydın, yazar, gazeteci, akademisyen ve sanatçılardan oluşuyor. Eylemde, Kazan Vadisi'nde yaşamını yitiren HPG'lilerin resimleri ve Türkiye karşıtı pankartlar ve dövizler taşındı. Sık sık "Terörist Türkiye", "Terörist Erdoğan", "Katil Erdoğan", "Kürdistan faşizme mezar olacak" ve "Şehîd namirin" sloganları atıldı.

BM'ye de başvuruldu

Grup adına Sanatçı Lalo Recder, BM Federal Kürdistan Bölgesi Temsilcisi Sokol Kondi ile görüşme gerçekleştirdi. Bu sırada eylemciler de Temsilciliğin önündeki otoyol üzerinde oturma eylemi yaparak Türkiye aleyhine slogan attı. Görüşme sonrası açıklama yapan Rençber, BM'den Türkiye'nin Federal Kürdistan Bölgesi'nde bulunan askeri üslerinin kapatılmasını ve yasaklı silah kullanmasına ilişkin uluslararası yaptırımların başlatılmasını talep ettiklerini belirterek şunları söyledi: "Olumlu bir görüşmeydi. Biz artık Türkiye'nin topraklarımızı askeri üs olarak kullanmasından, sınırlarımıza tecavüz etmesinden ve kimyasal silah kullanarak katliam yapmasından duyduğumuz rahatsızlığı ifade ettik. Yeniden Halepçe gibi katliamlar yaşamak istemediğimizi ve bu konuda BM'nin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade ettik. Sayın Sokol Kondi de bu konuda gerekli adımları atacaklarını ve taleplerimizi içeren mektubumuzu BM'ye ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına ulaştıracaklarını söyledi. Umut ediyoruz ki BM üzerine düşen sorumluluğu yerine getirir ve Türkiye'nin gerçekleştirdiği insanlık suçlarına karşı tutum alır."
Recder, Türk devleti saldırılarını durdurana kadar eylemlerinin devam edeceğini sözlerine ekledi.

Bu vahşet son bulmalı
Kürtlerin kimyasal saldırılardan büyük zarar gördüğünü belirten kampanya aktivistlerinden Dilzar Zirar ise "Amacımız Türkiye'nin işlediği insanlık suçuna bir son vermek ve Kürt halkında bu faşizme karşı ulusal bir bilinç oluşturmaktır. Tüm Kürtlerin üzerine düşen ulusal bir sorumluluktur. Hiçbir Kürt bu vahşete sessiz kalmamalıdır" dedi.

Hükümetler sessiz kalmamalı
Aktivislerden Aşti Serbaz da, saldırılardan halkın çok büyük zararlar gördüğünü belirterek, "Bu insanlık suçuna karşı BM sorumluluğunu yerine getirmelidir. Hem Federal hem de Merkezi Hükümet bu duruma daha fazla sessiz kalamaz" şeklinde konuştu. Protesto gösterisi yapılan açıklamanın ardından son buldu.


DİHA/HEWLÊR