Güney Kürdistan'da süren krize çözüm bulmak için Mesud Barzani eski Irak devlet başkanı Eyat Elawi ile görüştü. Elawi’nin önümüzdeki günlerde KDP ve Goran Hareketi ile görüşmeler yapması bekleniyor. Ancak Goran Hareketi, başbakan Neçirvan Barzani’nin görevden aldığı 4 bakanına görevlerinin iade edilmesini görüşmelere başlamak açısından ön şart koşuyor. 

10 Ekim’de Hewlêr’e girişine izin verilmeyen parlamento başkanı Dr. Yusuf Muhamed’de görevinden fiili olarak uzaklaştırılmıştı. Goran Hareketi daha önce Dr. Yusuf Muhamed’in yerine kimsenin parlamento başkanı olmasını da kabul etmeyeceklerini, açıklamıştı. Hükümetin diğer büyük ortağı YNK ise, görevden almaları ve görevden alınan bakanların yerine de kendi partilerinden atamaların yapılmasını kabul etmeyeceklerini, deklere etmişti. 

Bölge hükümetini oluşturan partiler arasındaki siyasi uzlaşmazlık ve giderek derinleşen ekonomik kriz sonucunda 3 Ekim’de öğretmenlerin öncülük ettiği kitlesel gösteriler yaşanmıştı. 10 Ekim’de kitlesel gösterileri Goran Hareketi’nin KDP’ye karşı organize ettiği gerekçesiyle parlamento başkanı Yusuf Muhamed'in Hewlêr'e girişine izin verilmemişti. Ardından Goran’a bağlı 4 bakan da başbakan Neçirvan Barzani tarafından görevden azledilince ipler tümden kopmuştu. Tam da ipleri koptuğu yerde krizin daha da derinleşmemesi için KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık yaptığı bir açıklamada çözüm için arabulucu olabileceklerini, söylemişti. Ancak KDP cenahından bu öneriye tepki gelmiş ve kendi sorunlarını partiler arası görüşmelerle çözmeyi esas alacakları belirtilmişti. 

Fakat arada geçen bir aylık sürede sorun çözülmedi, aksine büyüdü. Hükümet, parlamento işlemez hale geldi. Dolayısıyla son olarak başkanlık görev süresi 20 Ağustos’ta bitmiş olan Mesud Barzani Irak eski devlet başkanı Eyat Elawi ile görüşerek krizin çözümü için partiler arası arabulucu olmasını istedi. Önümüzdeki günlerde Elawi’nin bu sorunun çözümünde nasıl bir yöntem izleyeceğini, ne kadar çözüm gücü olabileceğini hep birlikte göreceğiz.

Yine de mevcut duruma bakarak Elawi’nin olası hamlelerini görmeye çalışalım. Krizin bu düzeye ulaşmasına neden olan sorunlar tablosuna baktığımızda önümüze nasıl bir fotoğraf çıkıyor, ya da Elawi’nin sorunu çözme olasılığı gerçekten nedir? 

Öncelikle şu hususun altını çizmek gerekir. Mesud Barzani’nin bölge başkanı sıfatıyla görüşmeler yapması, kararlar alması kesinlikle kanun dışıdır. Çünkü görev süresi bitmiştir ve yeni başkan seçilmediği için yetkileri yasalar gereği parlamento başkanına geçmiştir. Ancak ne gariptir ki, parlamento başkanı da başbakan tarafından görevden resmen uzaklaştırılmıştır. Hatta başkente girişine bir partiye bağlı asayiş güçleri tarafından izin dahi verilmemiştir. Dolayısıyla bölge şu anda kanun dışı yönetilmektedir. Belki de Elawi’nin işini en çok zorlaştıran husustur. Çünkü Goran Hareketi olasılıkla Elawi’ye Mesud Barzani’nin yasalar çerçevesinde hareket etmesini isteyecektir. Bu durumda Elawi’nin Mesud Barzani’ye ‘sen kanun gereği bölge başkanı değilsin, bu sıfatla görüşmeler yapamazsın’ demesi gerekir. İşte kilit soru bu oluyor. Barzani tarafından görevlendirilen Elawi, dönüp Barzani’ye bunu söyleyebilecek mi? Ya da söylese bile Mesud Barzani bunu ne kadar dikkate alacak? 

Kaldı ki sorun, Goran ile KDP arasında ki özel bir durummuş gibi gösterilse de özünde öyle değildir. Sorun iktidar paylaşımıdır ve diğer hükümet ortakları da bu işin bir parçasıdır. Aslında sorun bilerek iki parti arasındaki soruna indirgendi ve kamuoyunun dikkati buraya kaydırıldı. 

Çünkü zaten hem hükümet partileri arasında krize neden olan hem de Goran Hareketi’ne bağlı parlamento başkanı ve 4 bakanının görevden uzaklaştırılmasına neden olan bölge başkanının seçilme yöntemiydi. Ve bu sorun halen çözülmedi. Bilakis, Goran Hareketi ile hükümetin diğer ortaklarının başkanlığına karşı durdukları kişi, yani Mesud Barzani halen başkanlık sıfatıyla görevlendirme yapıyor, sorunun çözümü için Elawi’nin Goran Hareketi’yle de görüşmesini istiyor. Elawi, Goran Hareketi’ne gittiğinde ne diyecek? Gelin iki parti ya da hükümeti oluşturan 5 parti bir araya gelip, konuşarak sorunlarınızı çözün, diyecektir muhtemelen. Ya Goran Hareketi, Elawi’ye seni kanunlara aykırı başkanlık koltuğunda oturan kişi görevlendirmiştir, onun için biz bu görevlendirmeyi kabul etmiyoruz, derse ne olur? Derse makara başa sarar. Ancak Goran’ın açıklamalarına bakarsak böyle deme olasılığı çok düşüktür.   

Bir diğer husus, bu görüşme ve konuşmalardan sonuç alınamadığı için değil miydi sorunların bu düzeye gelmesi? Kesinlikle böyleydi. Peki neden konuşulmasına rağmen bu sorun çözülmedi? Çünkü taraflar önerilerinde esneklik dahi göstermediler. KDP, görev süresi biten Mesud Barzani’nin başkanlığa devam etmesinden ısrar etti, hükümetin diğer ortakları ise bunu kesinlikle kabul etmeyeceklerini söylediler. İşte bunun karşılığında Neçirvan Barzani bir hamle yaparak Goran bakanlarını görevden aldı ve şimdi de büyük ihtimalle Mesud Barzani’nin başkanlığını kabul ettirmek şartıyla Goran’a bağlı parlamento başkanlığı ve bakanlıkları pazarlık konusu yapacaktır. Yani aslında, KDP bir şekilde tüm tarafları Mesud Barzani’nin başkanlığına bir kez daha razı edecektir. Peki bunun neresi diyalog ve görüşmeyle çözüm bulmak oluyor? 

Bir de, trajikomik olan, daha düne kadar bağımsızlık diyenler, Bağdat’ı dinlemek zorunda değiliz, diyenler dönüp sorunlarının çözümü için yine Bağdat’a başvurdular. Demek ki bunların çözümünün yolu halen Bağdat’tan geçiyormuş. Peki, KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık arabulucu olma önerisini getirdiğinde aynı bu kişilerin, "biz iç sorunlarımızı kendi aramızda çözeceğiz, arabulucuya ihtiyacımız yok" demelerini nereye koyacağız? Yorum sizin.