
Eli Heme Salih, merkezi Süleymaniye’de bulunan RojNews ve Azadî Komelgah dergilerinin sorularını yanıtladı. Eli Heme Salih’e göre Güney Kürdistan’daki ekonomik krizin bir kaç nedeni var:
* Büyük bir sistematik yolsuzluk mevcut. Petrol alanı bu konuda ilk sırayı alıyor. Arsa alım satımı, devlet atamaları ve yöneticiliği yolsuzluk yapılan alanların başında geliyor. Petrol gelirleri hükümet bankaları yerine, yerel bankalara yatırılıyor.
* Kürdistan’da yönetim sistemi çöktü. Gelir dağılımında uçurum var. Egemenler, halkı ve Kürdistan’ın zenginliklerini sömürerek büyük servet sahibi oldu.
* Federe Kürdistan’ın 25 milyar dolar borcu var. Bazı siyasi partiler hükümet gibi hareket ederek kendi üyelerini emekliye ayırıp kimine 2-3 maaş bağlamış. Yani para partiler veya yöneticilerinde birikmiş durumda.
53 petrol kuyusu var
* Güney Kürdistan’ın 53 petrol kuyusu bulunuyor. Dünyanın en büyük petrol şirketleri buralarda çalışıyor. Kağıt üzeri bu şirketlerle bir sıkıntı yok fakat kaşla göz arasında satılan petrol gelirlerinin nereye gittiği konusunda kamuya hiçbir bilgi yansımıyor.
Vergide parti kriteri
* Büyük şirketlerden vergi alımı var ama eğer bir parti tarafından destekleniyorsa vergi vermiyorlar. Vergi vermedikleri için bir kaç yıl içinde dolar milyoneri oluyorlar. Araziyi ücretsiz alıyor ve yüksek meblağlara satarak milyon dolarlar kazanıyor.
50 yıllık Türkiye anlaşması
* Türkiye ile yapılan 50 yıllık petrol anlaşması sorunlu. Tek ülkeye satış yapmanın riskleri var. Bir ülkeyi sadece bir boruya bağlamak olmaz. Örneğin o boru patlarsa hiçbir şey kalmaz.
* Gaz, petrol, tarım, endüstri ve turizm gibi ekonominin ayrıştırılması gerekir.
Çözüm zor değil
* Maaşlarının ödenmemesi ve Bağdat ile krizin nedeni de Güney’deki yönetim tarzı. Parti ve yöneticilerin gelirlerden elini çekmesi, yasaların uygulanması, petrol alım-satımı ile anlaşmaların Parlamento denetimine girmesi halinde sorunlar, çözüme doğru evrilir. Yolsuzluk yapanlardan birkaçının yargılanması halinde caydırıcı bir rol oynar.
Türkiye’nin korku modeli
* İktidar sessizliğin olmasını istiyor. Bundan dolayı korku yaratıyor. Türkiye’de şu an olan durum gibi. Parlamenterleri mahkeme ve tutuklamayla korkutmak istiyor. Biz de bundan dolayı dava başvurusunda bulunacağız. Mahkemeler onlara bağlı olduğu için bizim davalarımız sonuçsuz. Önemli olan bizim toplumu uyarmamızdır. Sonuç alamayabiliriz, bizi öldürebilirler ama adaletsizlik sonuna kadar gitmeyecektir.
ROJNEWS/HABER MERKEZİ