Kürdistan Kadın Gazeteciler Günü’nü baskı, gözaltı, tutuklama ve kapatmalarla karşılayan kadın gazeteciler, “Örgütlü olduğumuz sürece hiçbir engel bizi mücadelemizden alıkoyamayacak. Aydınlıkları yaratan Gurbetellilerin, Denizlerin izinde yürüyeceğiz” mesajıyla kadın gazetecilerin gününü kutladı. 
Özgür basın geleneğinin öncülerinden Özgür Gündem Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Gurbetelli Ersöz’e atfen yaşamını yitirişinin yıldönümü olan 7 Ekim ‘Kürt Kadın Gazeteciler Günü’ olarak kutlanıyor. Kürdistan Kadın Gazeteciler Günü bu yıl, basın yayın organları üzerindeki yoğun baskıların gölgesinde karşılandı.
Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ)’nin de aralarında bulunduğu Şengal’deki kadın gazeteciler, Van TV, Hayatın Sesi TV ve İMC TV’nin kadın çalışanları ‘7 Ekim Kürt Kadın Gazeteciler Günü’ vesilesiyle özgür basının tüm kadın gazetecilerini selamlayarak duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Hakikat yolundan vazgeçmeyeceğiz

Şengal’de gazetecilik yapan kadınlardan Xensê Xidir, hakikatin yolunda yaşamını yitirenleri anarak, “Şengal’deki kadın gazeteciler olarak Gurbetelli arkadaşımızı büyük bir saygı ve minnetle anıyoruz. Bizler için aydınlıkları yaratan Gurbetellilerin, Denizlerin izinde yürüyeceğiz. Ve her zaman da onların bizler için yarattığı bu yolda yılmadan devam edeceğiz” diye belirtti.
Gurbetelli’nin yaşamını yitirdiği 7 Ekim’in kendileri açısından kutsal bir gün olduğunu dile getiren Xidir, “Bizler hakikatin yolundan asla vazgeçmeyeceğiz. Birçok kanal ve radyo kapatılıyor, çalışanları gözaltına alınıyor. İktidar özgür basının sesini kısarak gerçekleri gizlemeye çalışıyor. Biz de diyoruz ki, ne olursa olsun tek bir gazeteci de kalsa, doğrunun peşinden gideceğiz ve kaybolmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerinde bulundu.

‘O’nların izinde yürüyeceğiz’

Çira Şengal Radyosu adına konuşan Ruken Vejîn de, “Gurbetelli arkadaşımızın şahadetiyle 7 Ekim’in Kürt Kadın Gazeteciler Günü olarak ele alınışı onur vericidir. Kürdistan’ın her yerine yayılması her ne kadar yetersiz olsa da kadın basın bütünlüğümüzü gösteriyor. Şengal’den de kadın gazeteciler olarak büyük bir gururla başta halkımıza ve tüm kadın basın çalışanlarına bu günü kutluyoruz. Bizlere basın yolunda ışık olan başta Gurbetelli Ersöz arkadaşımız olmak üzere tüm basın kadın şehitlerimizi özlem ve minnetle anıyoruz. Her zaman kadın basıncılar olarak yarattıkları emeklerini sahipleneceğiz. Onların izinde yürüyeceğiz” şeklinde konuştu.

‘Doğrunun sesi yok edilemez’

“Özgür basın direnişi direnişimizdir ve ne olursa olsun doğrunun sesi yok edilemez” diyen Vejîn, “Özellikle Şengal’de kadın gazeteciliğini geliştirmek daha bir anlamlı ve devrim niteliğindedir. Şengal’den diyoruz ki, biz biriz ve bütünüz, her zamanda birlikte mücadele vereceğiz. Gurbetelli arkadaşımızı da tekrardan anıyoruz” dedi.

‘Özgür basın susturulamaz’
Şengal’de 3 Ağustos 2014 yılında DAİŞ’in saldırısı ardından örgütlenen Şengalli kadınların özsavunma gücü YJŞ’de de basın çalışmaları yürütülüyor. YJŞ’nin basın çalışmaları içerisinde yer alan Rojen Berti ise, şunları belirtti: “Kadının özgür yaşamı yaratma mücadelesinde, savaştaki cesareti ve emeğini, özgürlük anlayışı yansıtma temelinde YJŞ basın çalışmalarımızı ele alıyoruz. Bugüne gelmemizde Önder Apo’nun emeği bizim için bambaşkadır. Kürdistan’ın dört bir parçasında önderliğimizin emeğiyle biz kadınlar örgütlendik ve basın çalışmalarımızı yarattık. 7 Ekim’in Gurbetelli Ersöz arkadaşımızın şahadeti olması nedeniyle Kürt Kadın Gazeteciler Günü olarak da ele alınışı bizler için anlamlı ve önemlidir. Kapatılan kanal ve radyoların direnişini selamlıyorum. YJŞ basın çalışanları olarak özgür basın susturulamaz diyoruz.”

Gurbet’in bıraktığı yerden devam...
Son zamanlarda özgür basına yönelik baskı ve engellemelerin had safhaya ulaştığını belirten kapatılan Van TV’nin muhabiri Hülya Emeç, her alanda olduğu gibi basın alanında da örgütlü kadınların iktidar tarafından hedef alındığına dikkat çekti. Uzun yıllar bölgede çalıştığını kaydeden Emeç, haber takibi sırasında sürekli engellemelerle karşılaştıklarını ifade ederek, “Bizler kadın gazeteciler olarak örgütlü olduğumuz sürece hiçbir engel bizi mücadelemizden alıkoyamayacaktır” dedi.
Kadın gazetecilere yönelik baskının cinsiyet ve kimlik üzerinden olduğuna değinen Emeç, şöyle devam etti: “Kapatılan kanallara mühür vurulması eril zihniyetin yansımasıdır. Sadece haber takibi yaptığı için katledilen, tutuklanan, gözaltına alınan gazeteci arkadaşlarımız var. Bizler kalemimizle, kameralarımızla yaşanan gerçekleri aktarmaya devam edeceğiz. Gurbetelli Ersöz’ün mücadelesini bıraktığı yerden devam ettireceğiz.”

Karanlık günler birlikte atlatılacak

Kapatılan Hayatın Sesi televizyonu çalışanı Serpil Berk de, medyada hakim olan eril dilin karşısında kadının özgürlük mücadelesini ön plana çıkaran bir dilin oluşturulması gerektiğini vurguladı. Özellikle Kürdistan’da kadın olarak gazetecilik yapmanın zorluklarına değinen Berk, “Televizyonumuz kapatıldı. Uğradığımız tüm baskı ve engellemeler nedeniyle en temel haklarımızın mücadelesine düşmek zorunda kaldığımız için Kürt Kadın Gazeteciler Günü’nü bile kutlayamıyoruz. Ancak başka yollar bularak bunun içerisine sesi ve soluğu olduğumuz halkı da kadınları da katarak bu karanlık günleri birlikte atlatacağız” değerlendirmesi yaptı.

‘Televizyonlarınkapatılması hak ihlali’

Canlı yayındayken tüm dünyanın gözü önünde yayını kesilen İMC TV çalışanlarından gazeteci Kadriye Devir ise, uzun bir süredir gazetecilik yapmanın zorluklarıyla karşı karşıya olduklarını belirtti. “Haber yapmamız engelleniyor” diyen Devir, “Polislerin gözünün sürekli üzerimizde olması haber yapmamızı zorlaştır unsurlardır” şeklinde konuştu. Devir, baskı ve engellemelerin sadece kapatılan yayın organları için geçerli olmadığını aktaran Devir, televizyonların kapatılmasını hak ihlali olarak değerlendirdi

JİNDA ASMEN - JINHA/ŞENGAL

DİHA/HABER MERKEZİ