DUYGU EROL / RENNES

”Leyla Güven’in talebi  talebimizdir” demek ve direnişine yoldaş olmak için birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Fransa’nın Rennes şehrinde de başlatılan açlık grevi sürüyor. Rennes DKTM’de 13 Aralık’ta başlayan, 10 gün sürecek dönüşümlü açlık grevi eyleminin 20 kişilik ilk grubu içinde ben de yer aldım. Grupta kadın aktivistler, şehit aileleri yer alırken, derneğe gün boyu greve destek vermek için dayanışma ziyaretleri gerçekleşti.

Açlık grevine girenlerle sohbet ettiğimizde herkesin dilinden ağız birliği etmişçesine çıkan cümle, ”Leyla Güven bizim vekilimizdir. Onun talebi hepimizin talebidir. Serok Apo’ya özgürlük istiyoruz” oldu. Güven’in direnişini ise herkes farklı farklı okuyor. Direnişçilerden Havin Nurcan Aktaş, ”Kendi hayatımızı önemli kılmanın yolu başkalarının hayatını önemsememizden geçiyor” diyerek aslında Güven’in insan hayatının, özgürlüğünün kutsallığını ve talebinin önemini özetliyor. ”Leyla Güven’in bu grevi aslında bizlere birer mesajdır” sözleri ile araya giriyor, Seyhmus Yıldırım, DTKM’nin Kürt halkının meclisi olduğunu hatırlatarak, tecritin kırılması için direnişin dahada büyütülmesi gerektiğini söylüyor.

‘Güven’in direnişi tarihi bir çıkıştır’

90’lı yıllarda Türk devletinin zorunlu göç politikaları sonucu köyden kente ardından Avrupa’ya sürgüne çıkan Baki Çelik ise Kürtçe araya girerek, ”Bizim Önderliğimiz 20 yıldır Türk zindanlarında tecrit altında, bizlerin bedenlerini açlığa yatırması gerekir. Bugün biz Önderliğimiz şahsında tüm tutsak yoldaşlarımız için, Kürt halkı üzerindeki zulme karşı açlık grevlerine girdik” diyor. Aralarında sohbet derinleştikçe daha önce de aynı talep ile açlık grevi eylemine katılan Ali Aktaş, ”Demirci Kawa’dan Çağdaş Kawa Mazlum Doğan’a devr alınan kıvılcım şimdi Leyla Güven’in bedeninde harlanıyor” diyerek Güven’in direnişinin  günümüz koşullarında tarihi bir çıkış olduğunu bu sürece sessiz kalınmaması gerektiğini dile getiriyor.

Direniş dernekle sınırlı değil

Direniş ve dayanışma sazlar, erbaneler eşliğinde türküler, halaylar ile devam ederken Türk savaş uçaklarının Maxmur ve Şengal’a yönelik saldırıları gerçekleşti. Bir anda herkesin gözü, kulağı haberlere kesilirken; Türk devletinin özellikle Rojava’daki Kürt halkı öncülüğünde gerçekleşen devrime yönelik saldırıları, işgalci politikaları bir anda direnişin tartışma konusu oluyor. Ve saldırılara karşı eylemsellikler örgütlemeye koyuluyorlar bir anda. Direnişin 3. gününde hemen bir yürüyüş organize ediyorlar.

Direniş tabi ki sadece dernek binasında grev alanı ile sınırlı değil. Açlık grevi eylemcileri gruplar halinde sokaklara, meydanlara çıkarak direnişi açıklayan bildirileri dağıtarak sokaklarda taleplerini anlatıyor. Bildiri dağıtırken gelen sorular ve merakları gidermek için taleplerini, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecriti, Leyla Güven’in direnişini anlatıyorlar. Yine direniş gün içerisinde gerçekleşen dost kurumların, Fransızların ziyaretleri ile sürüyor.

Rennes’deki açlık grevi 5 günü geride bırakırken, 10 kişilik ikinci grupla devam ediyor.