Eskişehir sokaklarında referanduma dair fikirlerini beyan eden seyyar tezgah sahibi kadınlar gidişattan endişeli. Kimisi işlerin kötü gidişatından, kimisi ülkedeki belirsizlikten şikayetçi kadınlar, referandumda “Hayır” diyeceklerini vurguluyor. 
11 sene önce Riha’dan göç ederek Eskişehir’e göç eden ve simit satarak geçimini sağlayan 3 çocuk annesi Zeynep Çağ, eşinin 4 ay önce çalıştığı inşaattan düşme sonucu “iş göremez” raporu aldığını ancak hiçbir maddi destek verilmeden atıldığını söylüyor. Çağ, referanduma ilişkin de şunları söylüyor: “Evde 3 tane çocuk var. 2 tanesi ilkokula gidiyor ve eşimi kimse çalıştırmıyor. Kürt olduğumuz için eşim inşaatlarda çok ezildi. Defalarca dayak yedi.” Çağ, referandum konusundaki görüşlerini, “Bu kadar ayrımcılığa evet mi diyeceğim? Tabii ki hayır. Gidişat kötü, sonumuz iyi görünmüyor. Artık barış istiyoruz.” 


‘Kadınlar gücünü göstersin’



‘Kazı-kazan’ satarak geçimini sağlayan, aslen Edirneli Semiha Dölek ise “12 yaşında kızım var ve ben onun için bu kadar dar zihinli erkeğin içerisinde esnaflık yapıyorum. Kadınlara bu kadar baskı yeter. Artık erkeklerin üzerimizdeki güçlerine karşı koyma vakti geldi” diyerek, Hayır tercihinin erkeklerin zorbalığına karşı olduğunu dile getiriyor. 



‘Evet olursa olacakları düşünemiyorum‘



74 yaşında soyadını vermek istemeyen Fikret adında seyyar kestane satıcısı ise, 4 torun sahibi ve çalışmak zorunda olduğunu anlatıyor. “Evet” çadırını göstererek, “Evet olursa olacakları düşünemiyorum bile. Zaten yaşlıyım, yetmiyor, bu yaşta bile çalışmıyorum. Şimdi onlar gibi olup kendimden ödün versem böyle miydim? Krallar gibi yaşardım” diyen Fikret, “Biz nereye gidiyoruz, bu gidişat bizi nereye sürükler bilmem. Artık siz benim tercihim ne olduğunu anlayın buradan. Ben güzel günleri görmeden ölmek istemiyorum” diye konuştu.