Zindana sığmayan sesler...
Hazırlayan: Zabel MİRKAN
Gazetecilik yapmaya 2006 yılında başladı. Tutuklu gazeteciler listesine ise 26 Ekim 2017’de eklendi. Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü İsminaz Temel, yaklaşık bir yıldır tutuklu.
Temel, ETHA’da çalışmaya başladığı günden beri, Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda yükselttiği mücadeleye; Suruç Amara Kültür Merkezi’nde yoldaşlarının katledildiği, Soma’da 301 madencinin diri diri ölüme gönderildiği katliama tanıklık etti. Soma’da haber yapmak için ses kayıt cihazını uzattığı insanlardan, ihmallerle ölümün nasıl kader haline getirildiğini metanetle dinledi. Bir kadın gazeteci olarak, katledilen kadınların sesini duyurmaya çalıştı. Yaptığı haberlerle katliamlara, şiddete, cinsel taciz ve tecavüze isyanını yükseltti.
Basın özgürlüğüne sahip çıkacağız
Temel’in tutuklanma gerekçesi ise tüm bu haberleri yapmak için izlemek zorunda olduğu, bir gazeteci olarak katılmak zorunda olduğu haberlerin peşinden tüm azmiyle koşmak. Örneğin IŞİD’e karşı savaşıp yaşamını yitirenlerin cenaze ve anma törenlerini, evlerine yapılan operasyonda öldürülen Şirin Öter ve Yeliz Erbay’ın cenaze törenini, Gazi Katliamı’nın yıl dönümünde ailelerin de katılımı ile yapılan anmayı ve Sosyalist Kadın Meclisi’nin (SKM) 14 Şubat Sevgililer Günü’nde düzenlediği, ‘Öldüren sevgi istemiyoruz’ eylemini takip etmesi onu tutuklayanlar için birer suçtu ve iddianamesinde tutuklanmasına gerekçe olarak gösterildi.
Takip ettiği tüm haberlerde boynunda fotoğraf makinesinin elinden ise kalem ve kâğıdın düşmediği Temel bu “delillerle” ilgili şöyle diyor: “Aslında bu deliller benim gazetecilik yaptığımı kanıtlıyor. Ama hukuk yok ki. Toplumun haber alma hakkına, basın özgürlüğüne sahip çıkacağız. Tarih gösterdi ki hiçbir güç gerçeklerin karanlıkta kalmasını sağlayamamıştır. Şimdi her zamankinden daha gür çıkmalı sesimiz, dayanışmamız daha da büyümeli.”
Mektup Adresi:
İsminaz Temel
Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Bakırköy / İstanbul
Komplovari bir şekilde tutuklandı
11 Nisan 2016’dan bu yana tutuklu bulunan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri Ziya Ataman’ın da aralarında bulunduğu dokuzu tutuklu toplam 19 kişinin yargılandığı davanın üçüncü duruşması Ağustos 2018’de görüldü. Şırnak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilen duruşmaya tutuksuz yargılananlar katılmazken, gazeteci Ataman ve diğer tutuklular Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile tutuldukları hapishanelerden duruşmaya katıldı.
Tutuklu bulunduğu Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan savunma yapan gazeteci Ataman, dosyanın “kopyala-yapıştır” şekilde hazırlandığını ifade etti ve savunmasında şunları dile getirdi: “İfademiz alınmadan böyle bir iddianamenin hazırlanması başlı başına bir sorundur. Dosyanın içeriğine baktığımızda atılı suçlamaların somut olmayan ve komplovari bir şekilde hazırlanmış olduğu ortadadır. Akla mantığa uygun olmayan bir iddianame ile karşı karşıyayız.” Gazete dağıtımı yaptığı yıllarda da birçok tehdit ve şantaja maruz kaldığını belirten Ataman, ölüm tehdidi aldığını ve bir süre sonra muhabirlik yapmaya başladığını aktardı. Ataman, özgür basın mensuplarına dönük tutumun yıllardır değişmediğine işaret etti.
Savcılık, işkence iddialarını görmedi
Aynı dosyadaki tanıklardan biri yoğun işkence altında ifadesinin alındığını ve daha önce hazırlanan ifadelerin zorla kendisine imzalatıldığını ifade etse de savcı işkence iddialarına dair başlatılan bir soruşturma olmadığını söyleyerek avukatların tüm taleplerinin reddini ve tutukluların mevcut hallerinin devamını talep etti. Avukatların ellerinde işkence kanıtları ve hastane görüntülerine asla kanıt olarak başvurulmadı. Duruşma 26 Ekim 2018’e ertelendi.
Mektup Adresi:
Ziya Ataman
Van Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu / Van