- Yaş ilerledikçe hafızada yavaşlama görülmesi normal kabul ediliyor. Ancak unutkanlık günlük yaşamı etkilemeye, sık tekrar etmeye ve çevredekiler tarafından fark edilmeye başladığında dikkatli olunmalı.
Bir odaya girip ne yapacağını unutmak, tanıdık birinin adını hatırlayamamak ya da anahtarları ararken onları beklenmedik bir yerde bulmak birçok insanın yaşadığı gündelik hafıza aksaklıkları arasında yer alıyor. Uzmanlara göre bu tür anlık unutkanlıklar, çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir parçası.
New Scientist’te Daniel Cossins imzasıyla yayımlanan habere göre, bilişsel yaşlanma sürecinde özellikle “epizodik hafıza” olarak tanımlanan, neyin nerede ve ne zaman yaşandığını hatırlama becerisi zamanla yavaşlıyor. Berlin’deki Max Planck İnsani Gelişim Enstitüsü Direktörü ve bilişsel sinirbilimci Ulman Lindenberger, yetişkinlerin çoğunda bu gerilemenin 60’lı yaşlarda belirginleştiğini belirtiyor.
Lindenberger’e göre yaşa bağlı hafıza gerilemesi, yeni olayların kaydedilmesinden bilgilerin pekiştirilmesine, korunmasına ve yeniden hatırlanmasına kadar hafızanın bütün aşamalarını etkileyebiliyor.
Beyindeki bağlantılar yaşla birlikte zayıflıyor
Yaşa bağlı hafıza yavaşlamasının temelinde beyindeki yapısal ve işlevsel değişiklikler bulunuyor. Orta yaşlardan itibaren başlayan bu değişiklikler ilerleyen yıllarda hızlanıyor.
Lindenberger ve ekibinin 2025 yılında 3 bin 700’den fazla “bilişsel olarak sağlıklı” yetişkin üzerinde yaptığı çalışmada, yaşa bağlı hafıza gerilemesinin beyin bölgeleri arasındaki bağlantıların zayıflamasıyla yakından ilişkili olduğu görüldü. Bu zayıflamanın nedenlerinden biri, sinir hücrelerini yalıtan yağlı kılıfın zamanla bozulması. Bir diğer etken ise yeni anıların oluşumunda önemli rol oynayan hipokampus bölgesindeki küçülme.
Lindenberger, bunun kendi başına endişe edilecek bir durum olmadığını söylüyor. Çünkü öğrenme ve epizodik hafıza, yeni bağlantılar kurma ve daha önce kurulmuş bağlantıları hatırlama süreçlerine dayanıyor. Beyindeki bu mekanizmalar yaş ilerledikçe daha az güvenilir hale geliyor.
Her unutkanlık hafıza sorunu değil
Uzmanlara göre gündelik unutkanlıkların önemli bir kısmı aslında hafızadan çok dikkatle ilgili. Bir kişi anahtarlarını nereye koyduğunu hatırlayamıyorsa, bunun nedeni o anda dalgın, yorgun, stresli ya da başka bir şeye odaklanmış olması olabilir. Beyin bilgiyi baştan yeterince kaydetmediyse, daha sonra hatırlanacak sağlam bir hafıza izi de oluşmuyor.
Bu nedenle tekil ve gündelik unutkanlıklar çoğu zaman normal kabul ediliyor. Ancak unutkanlığın hangi noktada normal yaşlanmanın ötesine geçtiğini belirlemek kolay değil.
Günlük yaşamı etkileyen unutkanlık uyarı olabilir
Nörologlar, unutkanlığın bir örüntü haline gelmeye başlaması ve günlük işleyişi etkilemesi durumunda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Mayo Clinic’ten nörolog Ronald Petersen, kişinin eskiden hatırladığı şeyleri artık hatırlayamaması, önemli bilgileri unutması ya da hafıza kaybının çevresi tarafından fark edilecek kadar hızlanması halinde uzman görüşü alınmasının doğru olacağını söylüyor.
Petersen’e göre doktor randevularını, önemli buluşmaları ya da düzenli yapılan etkinlikleri unutmak daha dikkat çekici bir tablo oluşturabilir. Özellikle unutkanlık sıklaşır ve yakın çevre tarafından fark edilmeye başlarsa bu durum değerlendirilmelidir.
Aynı soruyu sık sık sormak önemli bir belirti
Uzmanların dikkat çektiği işaretlerden biri, kişinin kendini sık sık tekrarlaması. Petersen, kişinin farkında olmadan aynı soruları ya da aynı konuları kısa aralıklarla tekrar etmesinin, hafıza işlevinde hızlanan bir gerilemenin göstergesi olabileceğini belirtiyor.
Bu durumun hafif bilişsel bozulma ve erken evre demansla bağlantısı bulunuyor. Alzheimer hastalığında en erken değişikliklerin bir kısmı hipokampus ve entorhinal kortekste ortaya çıkıyor. Bu bölgeler yeni epizodik anıların kaydedilmesi ve pekiştirilmesi açısından kritik önemde.
Bu nedenle Alzheimer’ın erken evrelerinde kişiler eski anıları hatırlayabilirken, yakın zamanda yapılan bir konuşmayı hafızaya almakta zorlanabiliyor. Bir kişinin aynı öğleden sonra içinde aynı soruyu birkaç kez sorması, o soruyu daha önce sorduğuna dair hafızanın hiç oluşmamış olmasından kaynaklanabilir. Uzmanlara göre bu durum olası bir uyarı işareti olarak değerlendirilmelidir.
Tanıdık yerlerde kaybolmak da önemsenmeli
Sık konuşma tekrarı dışında, tanıdık yerlerde kaybolmak da uzmanların dikkat ettiği belirtiler arasında yer alıyor. Ancak normal yaşlanmaya bağlı hafıza yavaşlaması ile daha ciddi bilişsel gerileme arasında keskin bir çizgi bulunmuyor.
Lindenberger, ileri yaşlarda normal yaşa bağlı hafıza gerilemesinin alt sınırı ile demans arasındaki çizgiyi çekmenin zor olduğunu belirtiyor. Davranışsal belirtiler ya da biyolojik değişiklikler açısından iki durum arasında her zaman net bir ayrım yapılamıyor.